Algan Hacaloğlu - Madımak vahşeti yobazların laik cumhuriyete başkaldırısı | ÇAĞDAŞ ULUSAL ÇİZGİ
Ana Sayfa
Dolar : 3,5041 Euro : 4,1837 Bist : 104.001
Ana Sayfa >> Algan Hacaloğlu - Madımak vahşeti yobazların laik cumhuriyete başkaldırısı02.07.2017 19:49

Algan Hacaloğlu - Madımak vahşeti yobazların laik cumhuriyete başkaldırısı

Algan Hacaloğlu - Madımak vahşeti yobazların laik cumhuriyete başkaldırısı


Algan Hacaloğlu Sivas olayları yıldönümü dolayısı ile sosyal medya hesabından paylaştığı açılamasında "madımak vahşeti'nin, yobazların, laik cumhuriyete ve Anadolu humanizmasına başkaldırısı "olduğunun unutulmaması gerektiği söyledi.


Bu haber 1151 kez okundu.


Algan Hacaloğlu Sivas - Madımak vahşetini anlatıyor.

BUNLARI DA SAKIN UNUTMAYIN:


“MADIMAK VAHŞETİ”, YOBAZLARIN,

LAİK CUMHURİYETE VE ANADOLU HÜMANİZMASINA BİR BAŞKALDIRISI İDİ...


2 Temmuz 1993’de Sivas'da yobazlar sadece 35 can'ı yakarak katletmediler; aynı zamanda Anadolu’nun “insan sevgisi ve hoşgörü kültüründe” çok derin bir yara açtılar. Olay, adeta ikinci bir Menemen sapıklığı idi...

01 Temmuz günü, organize bir çekirdek grup tarafından kışkırtılmış kalabalık gruplar önce, “Sivas laiklere mezar olacak... Cumhuriyet Sivas’da kuruldu, Sivas’da yıkılacak... Muhammed’in ordusu, kafirlerin korkusu...Yaşasın Hizbullah... Kahrolsun Laiklik... Şeriat İsteriz...” sloganları eşliğinde şenliğin yapılmakta olduğu, içinde 1500’e yakın konuk ve izleyicinin bulunduğu Sivas Kültür Merkezi’ne saldırdı. 
Saldırganların bir kolu, yeni dikilen ‘Halk Ozanları heykeli’ne yönelecek, heykeli parçalayıp, yerle bir edecekdi... Diğer bir grup ise, Kongre binası yanında bulunan Atatürk heykeline saldıracak, devirdikleri heykeli yerlerde sürükleyeceklerdi... Ancak geri püskürtüldüler.
2 Temmuz 1993 Cuma günü, namaz sonrası Paşa camiinden çıkan kişiler, belirli kesimlerin provokasyonu ile, üzerinde valilik binasında bulunduğu Hükümet Meydanı’na yürüyecek, kısa sürede sayıları 10 bini aşacaktı... Saat 14:00’de Kültür Merkezi’nde Arif Sağ’ın konseri vardı; önce oraya yöneldiler, ancak polisin müdahalesi üzerine tekrar Cumhuriyet Meydanı’na doğru yürüyüşe geçtiler...


Yapılan konuşmalarla adeta şuurunu yitiren binlerce kişi, topluca Valilik binasını taşlamaya ve sloganlar atmaya başladı... “Vali istifa, Sivas size mezar olacak...Şeriat gelecek, batıl zail olacak... Kahrolsun laiklik...Laik düzen yıkılacak... Tek yol İslam, yaşasın Hizbullah... Şeriat İsteriz...” haykırışları ile, eylemler Laik Cumhuriyete ve Devlete karşı tam bir başkaldırı niteliğine dönüşecekti...

Topluluğu sözde yatıştırmak için meydana gelen dönemin Sivas Belediye Başkanı Temel Karamollaoğlu, konuşmasına "Gazanız mübarek olsun" diye başlayarak, olayları daha da alevlendirecekti... Karamollaoğlu, bu konuda kendisi hakkında daha sonra açılan davadan, önce 1995’de milletvekili olarak, sonra ise, genelde 20.12.2000 tarihli ‘Rahşan Affı’ olarak tanımlanan yasa sayesinde sıyrılacaktı.

Gelişmeleri dehşet içinde makam odasından, pencereden izlemekte olan vali, hükümetten, askeri birliklerden, çevre il güvenlik birimlerinden yardım arayışında olacaktı... Saldırının giderek bir katliama dönüşeceğini gören Sivas Valisi Ahmet Karabilgin saat 14.30’da Başbakanı ve İçişleri Bakanı’nı telefonla arayarak bilgi verir. Acil olarak güvenlik takviyesi ister. Ancak, sadece Tokat Emniyet Müdürlüğü’nden 20 polis; Kayseri Emniyet Müdürlüğü’nden 31 Polis, Jandarma Komutanlığı’ndan 20 Jandarma olmak üzere 71 güvenlik görevlisi gelir. Sivas Tugay Komutanıda 6 bin kişilik asker mevcudundan sadece 30-40 er gönderir.


Güvenliği sağlayacak polis ve jandarma yetersizliği çok açıktı. Meydandaki 15 bine yakın topluluğa karşı, o gün kentte sadece 350 civarında polis ve 80 civarında jandarmanın görev yapmaktaydı.

Bu arada iyice çığrından çıkmış durumdaki kalabalık, meydandaki Valilik Binasına sadece 100 mt. mesafede Afyon sokağı üzerindeki Madımak Oteline sığınmış olan simgesel hedeflerine, ‘Aziz Nesin ve diğer aydınlara’ yönelecek; aydınlara şuursuz kinini, anlamsız nefretin haykıracak, giderek taşkınlığını artıracaktı...

Saldırganlar önce Madımak Oteli önündeki araçları tahrip edecek, oteli taşlayacaktı. Sonra, “Aziz Nesin’e ölüm”, “Hepsini yakın” gibi insanlıktan çıkmış ruh hali içinde, alkışlar ve sevinç çığlıklar eşliğinde tutuşturulan perdeleri kullanarak, alt katta bulunan eşyalarla birlikte Madımak Otelini ateşe verecekti.

Yangın binayı tümüyle sardıktan sonra yardıma sadece iitfaiye geldi... Etrafta ne polis, ne de asker vardı... 
Saatler süren bu vahşet ortamında, otele sığınmış olan kişilerden, 35 “yazar, ozan, düşünür ve onların yakını olan genç” ile 2 otel çalışanı yanarak, ya da dumanda boğularak maalesef hayatlarını kaybedeceklerdi...

Aralarında “Prof.Cevat Geray ve Eşi, Cahit Külebi, Arif Sağ, Mürteza Demir, Ali Balkız, Demet Işık'ın” da bulunduğu 31 kişi ise, olaylardan kendi olanakları ile kurtulacaklardı. Çoğu yaralı olarak, iç avludan sarkarak bir alt kattaki Büyük Birlik Partisi İl Lokaline sığınacaklardı... O ortamda Büyük Birlik Partisi il yetkililerinin gösterdiği sağduyu takdiri hak edecekti...

İtfaiye merdiveniyle kurtarılmaya çalışılan Aziz Nesin, merdivendeki görevli tarafından darp edilip, merdivenden itfaiye aracı etrafında toplanan eylemci kalabalığa doğru itilecek; başından yaralanan Aziz Nesin'i linç girişiminden, araya giren polisler kurtaracakdı. Yaralılar, polis arabalarıyla Tıp Fakültesi Hastanesi`ne götürülecekdi.

Bu vahşet tablosunu (kendi ifadesine göre) makam odasının penceresinden elinde tabanca izlemekte olan Vali tüm umudunu, belli ki, (daha evvel yanında idari ve güvenlik danışmanı olarak çalıştığı) Başbakan Yarcımcısı Erdal İnönü’nün (o sakin, iyiniyetli üslubu, ama genellikle siyasetin gerçeklerinden kopuk tavrı ile telefonda söylediği), “Merak etmeyin, devlet müdahale edecek, birlikler geliyor, telaşlanmayın” sözlerine bağlamıştı...

Belli ki, Vali, hükümete ve devletine güvenmişti... Ama o güven boşa çıkmıştı... Valinin beklediği yardım vahşi saldırı amacına ulaşıncaya değin hiç gelmeyecekti...

BU VAHŞETİN HESABI BUGÜNE KADAR GEREĞİNCE SORULMADI, SORULAMADI... 
Sivas’ta suçlu kimdi?... 
• Tabiatıyla başta, “laik çağdaş devlete başkaldırıyı” planlayan, uygulayan karanlık güçlerdi... Onları adeta özendiren, hatta yönlendiren bazı siyasetçilerdi. 
• İnsanlık tarihinde görülmemiş vahşeti gerçekleştiren, insanlıktan nasiblerini almamış gözleri dönmüş yobazlardı... Maşa olarak kullanılan kökten dincilerdi; onların yönlendirdiği düşünme reflekslerini yitirmiş kitlelerdi... 
• Bu olayları duyduğu halde susan, gördüğü halde umursamayan, basireti ve aklı bağlanmış “yerel yöneticilerdi, güvenlik güçleriydi, adeta vahşete davetiye çıkaran Derin Devletti, hatta dönemin Hükümeti” idi...
• Bu güzel ülkemizde “hoşgörüyü, insan sevgisini, ulus bilincini, ‘inanç, düşünce ve kimliğe’ saygıyı” anlamayan, anlamak istemeyen siyasi iktidarlardı... 
• Atatürk sevgisi ve ilkelerini, aydınlanma devrimini, laik demokratik cumhuriyetimizi hazmedemeyen iç ve dış odaklardı...
• Bu olumsuzluklara, umursamazlık içinde ancak demokrasinin gereği olarak oyları ile omuz veren insanlarımızdı... 
AMA SUÇLU ASLA SİVAS DEĞİLDİ!!!... 
• Sivas; Mustafa Kemal’i bağrına basmış, laik Cumhuriyetimizin kuruluşuna kucak açmış kent idi... 
• Sivas; ulusal kurtuluş mücadelemizin ilk gerçek başkent’i idi... 
• Sivas; Pir Sultan Abdal, Hacı Bektaş Veli, Aşık Veysel, Mevlana, Edibali, Karacaoğlan, Yunus Emre ve diğer onlarca, yüzlerce aşıkları, gönül insanlarını yüzyıllar boyu yaşatmış Anadolu hümanizmasının simge kentidir... 
Laik cumhuriyetimizi şeriat düzenine dönüştürmek, teokrasiyi ülke yönetimine hakim kılmak, Türkiye’yi Cumhuriyet öncesine geri götürmek isteyen ‘gerici siyaset ve siyasetçilerin’ korumasında gerçekleştirilen 2 Temmuz 1993 lekesi, Sivas’ın şanlı ve onurlu tarihini karartamaz...
Laik cumhuriyetin temellerinin atıldığı Sivas; “gerici kalkışma, Taliban, İşid özentileri, tarikatçı yobazlar ile onların ardındaki yoz siyasi odaklar” ile anılmaktan ve ‘2 Temmuzun lanetinden’ kurtarılmalı; Sivas, ‘4 Eylül aydınlığı’ ile hafızalarda yer almalıdır...

BU DEMOKRASİ ŞEHİTLERİ, BU CANLARI İSE HİÇ AMA HİÇ UNUTMAYINIZ!!!

2 Temmuz 1993’de Sivas’da, “Cumhuriyete, Laikliğe ve Demokrasiye” başkaldıran “radikal dinciler” tarafından bundan 22 yıl evvel Madımak otelinde, yakılarak vahşice katledilen “canları”, sevgiyle, özlemle anıyoruz...

Muhlis AKARSU - 45 yaşında, sanatçı; Muhibe AKARSU - 45 yaşında, Muhlis Akarsu'nun eşi; Gülender AKÇA - 25 yaşında; Metin ALTIOK - 53 yaşında, şair, yazar, felsefeci; Mehmet ATAY - 25 yaşında, gazeteci, fotoğraf sanatçısı; Sehergül ATEŞ - 30 yaşında; Behçet Sefa AYSAN - 44 yaşında, şair; Erdal AYRANCI - 35 yaşında; Asım BEZİRCİ - 66 yaşında araştırmacı, yazar; Belkıs ÇAKIR - 18 yaşında; Serpil CANİK - 19 yaşında; Muammer ÇİÇEK - 26 yaşında, aktör; Nesimi ÇİMEN - 62 yaşında, şair, sanatçı; Carina Cuanna THUİJS - 23 yaşında, Hollandalı gazeteci; Serkan DOĞAN - 19 yaşında; Hasret GÜLTEKİN - 22 yaşında şair, sanatçı; Murat GÜNDÜZ - 22 yaşında; Gülsüm KARABABA -22 yaşında; Uğur KAYNAR - 37 yaşında, şair; Emin BUĞDAYCI -18 yaşında şair; Asaf KOÇAK - 35 yaşında, karikatürist; Koray KAYA - 12 yaşında; Menekşe KAYA - 15 yaşında; Handan METİN - 20 yaşında; Sait METİN - 23 yaşında; Huriye ÖZKAN - 22 yaşında; Yeşim ÖZKAN - 20 yaşında; Ahmet ÖZYURT - 21 yaşında; Nurcan ŞAHİN - 18 yaşında; Özlem ŞAHİN - 17 yaşında; Asuman SİVRİ - 16 yaşında; Yasemin SİVRİ - 19 yaşında; Edibe SULARİ - 40 yaşında, sanatçı; İnci TÜRK - 22 yaşında; Ahmet ÖZTÜRK - 21 yaşında (Otel çalışanı); Kenan YILMAZ - 21 yaşında (Otel çalışanı);
Tümünün anıları önünde saygıyla eğiliyoruz..

NERİMAN FİDAN'DAN HATIRLATMA:

1992 CHP, yeniden açılmıştı ve 1993'te Sivas olayları olduğu zaman, dönemin CHP Genel başkanı Deniz Baykal, SHP'ye ve onun Başkanı İnönü'ye "hükümetten çekil" çağrısı yaptı. Ne Sivas yangını ne ardından gelen 5 nisan kararları Koalisyon ortağı SHP nin yönetim koltuklarında oturanları, kırmızı plaka ve iktidar nimetlerinden vazgeçmeye yetmedi..

1995 yılında SHP'delegasyonu, CHP'de birleşme kararı aldı ve delegasyon, İktidar ortağı SHP'yi, kapısına kilit vurarak  iktidar ortaklığından ayırdı.

Bu olay, bu yönüyle de, Türk siyasi tarihine ve dünya siyasi tarihine bir ilk olarak girdi.


Etiketler: Algan Hacaloğlu - Neriman Fidan - Sivas - Madımak - SHP - DYP - Laiklik - cumhuriyet

Diğer GÜNCEL haberleri
Yorum Ekleyin
Üye Yorum
Gönder


FOTO GALERİ

Minik yazarlar, Atatürk`ü yazdı: Ben Seni Hiç Görmeden Sevdim

#

http://www.cagdasulusalcizgi.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright@cagdasulusalcizgi.com