İsmet İnönü ve Faik Öztrak meclise Tunceli hakkında bilgi veriyor.. | ÇAĞDAŞ ULUSAL ÇİZGİ
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >> İsmet İnönü ve Faik Öztrak meclise Tunceli hakkında bilgi veriyor..24.04.2015 22:04

İsmet İnönü ve Faik Öztrak meclise Tunceli hakkında bilgi veriyor..

İsmet İnönü ve Faik Öztrak meclise Tunceli hakkında bilgi veriyor..


Cumhuriyetin kurucu kadroları Dersim isyanının bastırılması sırasında katliam yapmakla suçlanırken, mirasçıları, ve hatta torunları milletvekili sıralarında susuyor. Oysaki İsmet İnönü ve Faik Öztrak meclise Tunceli'de cumhuriyet hükümetinin çalışmaları hakkında bilgi veriyor. Yani arşive baksalar saldırılara cevap verebilecek durumdalar..


Bu haber 1773 kez okundu. DERSİM TUZAĞINDA SUSMAK MI, CUMHURİYETİN KURUCU KADROSUNU SAVUNMAK MI GEREK!..

Kılıçdaroğlu'nun Genel başkanlığındaki Yeni  CHP, "Laiklik tehdit altında değildir" dedi ve laikliği ağzına almaz oldu, laiklik savunmasız bırakıldı.Laiklik yıkılırken hukuki ve siyasi savunma yapmayan Yeni CHP yönetimi, Dersim konusunda da "Dersim tuzağına düşmeyeceğiz" diyerek, CHP Genel Başkan yardımcısının özürü ortada dururken, konu ile ilgili susmayı tercih ediyor ve üstelik tüm CHP kurumunu susturuyor.. Savunmasız kalan Cumhuriyet , AKP nin Anayasa ve yasa tanımaz uygulamaları ile hızla örseleniyor..

TOPRAK AĞALARI , AŞİRET REİSLERİ CUMHURİYET HÜKÜMETİNİN BÖLGEYE EŞİTLİKÇİ ANLAYIŞLA YATIRIM YAPMASINA VE BÖLGEYE UYGARLAŞMAYI GETİRMESİNE İZİN VERMİYO
R..

Yoksul bölge halkını yoksulluk ve çaresizlikle tutsak alan toprak ağaları, aşiret reisleri  Cumhuriyetin özgürlükçü, eşitlikçi, çağdaş bir anlayışla bireyin özgrürleştirmesinden ve egemenliklerinin sarsılmasından rahatsız oldular. o günlerde de, başta okullar olmak üzere bölgede asayişten sorumlu karakol yapımına bugünkü PKK gibi karşı çıktılar. Okullar yakıldı, köprüler uçuruldu. Bölgede gücü elinde tutan aşiretler devlete karşı ayaklandılar. Düzenlerinin bozulmamasını istiyorlardı, özerklik istiyorlardı.

Oysaki, Bölgedeki aşiret düzeni yıkılmadıkça oraya cumhuriyetin ulaşması, o bölgenin insanlarının hizmetlerden eşit olarak faydalanması ve toplumun çağdaşlaşması mümkün olayacaktı.  Bölgede kamu otoritesi sağlanmadan cumhuriyet hükümetinin bölgede uyguladığı "ıslahat programı" uygulanamayacaktı.


DEDELERİ SUÇLANAN CHP MİLLETVEKİLLERİ SUSKUN Haberini OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

CUHURİYETİ KURAN DEDELER, TORUNLAR GİBİ MİLLETVEKİLİ KOLTUĞUNDA SUSMAMIŞ!..

CHP ANKARA MİLLETVEKİLİ GÜLSÜM BİLGEHAN'IN DEDESİ
BAŞVEKİL İSMET İNÖNÜ TUCELİ İLE İLGİLİ MECLİSE BİLGİ VERİYOR.

(14 haziran 1937)

HÜKÜMETİN TUNCELİ BÖLGESİNDE UYGULADIĞI  ISLAHAT PROGRAMI, AŞİRET REİSLERİ RAHATSIZ ETTİ.

Dahili siyasetimiz üzerinde tek mesele olarak eskiden Dersim dediğimiz Tunceli Vilayeti hadiselerinin esasını ve bu günkü vaziyetini huzurunuzda efkarı umumiyeye açıkça bildirmek isterim. Büyük meclis'in malumudur ki, Hükümet 2 seneden beri Tunceli mıntıkasında hususi ıslahat programı tatbik etmektedir. Bu program, bu mıntıkayı medineleştirmek için bütün vasıtalarla ve hususi hükümler dahilinde orada geniş bir çalışma teferruatınıihtiva etmektedir. Bunu şimdiye kadar orada kanuna muhalefetten kuvvet ve zevk almış olan bazı reisler iyi karşılamadılar. Islahat programına mukavemet ve muhalefet etmek istediler. Bu bizi tarihini tam söyleyemiyorum, mart nihayeti - nisan bidayetlerinde hususi askeri tedbirler alamaya icab ettirdi. Orada şunu düşündük; mukavemet eden ve Hükümetin ıslahat programına muhalefet eden mıntıkada ne yapmalıyız* Şimdiye kadar olan Dersim tecrübeleri, orada Hükümetin bir emrne karşı muhalefet oluca mühim bir kuvvet toplayarak o mıntıkada ciddi tedibat yapmak ve bırakmak. biz buna "sel seferleri" dedik. memleketin bir tarafında bir hadise çıkınca onu kuvvetkli bir surette ve sel halinde gelib geçmekten bir fayda hasıl olmayacağı kanaatinde bulunduk. Biz muhalefet edenelerin mukavemetlerini bertaraf ettikten sonra kendi programımızın hiçbirşey olmamış gibi takib olunmasını esaslı vazifemizden saydık.

ISLAHAT PROGRAMIMIZ DEVAM EDİYOR, YOL, OKUL, KARAKOL YAPIYORUZ..

Bu günkü vaziyet şudur : Orada jandarma ve Hükümet kevveti tamamile teessüs etmiştir. Tuncei'de ıslahat programı olarak düşündüğümüz tedbirler fasıla görmeksizin devam etmektedir. YoL yapıyoruz, mekteb yapıyoruz, karaol yapıyoruz. bir iki ay müddetle bir işlere fasıla gelmiş olan yerlerde tekrar bu işlere başladık. Şimdiye kadar bu harekat ve faaliyet esnasında orada ciddi müsademeler olduğunu ve arada büyük zayiat geçtiğini zannettiklerini işittim. Onun için size şimdiye kadar , yani üç aylık harekatı, üç ay zarfında uğradığımız hakiki zayiatı olduğu gibi söylemek isterim. 14 haziran, bugün aldığım rapora göre şimdiye kadar olan zayiat jandarma asker ve muhafız korucusu olmak üzere 13 şehid ve 18 yaralıdır. Bunların içinde bir tanesi subaydır, teğmendir. Bu zayiatın bize elem verdiğini ve Büyük Millet meclisnin hissiyatında çok acı yaptığını müşahade ediyoruz. Fakat hadisenin ehemmiyeti, bilhassa mubalağalı neşriyata karşı yapılan iş karşısında fedakarlığın fazla olmadığı noktasına nazarı dikkatinizi celbetmek isterim. Bu günkü vaziyette arkadaşlar tekrar ettiğim gibi jandarma, Hükümet vaziyete tamamen hakimdir. Kafi derecede askeri kuvvet orada hazırdır. İslahat programı takib olunmaktadır.

Huzurunuzda söylerken bütün memleketin ve mahallinde bulunan vatandaşların işitmesini isterim ki, Cumhuriyet Hükümeti oraya ıslahat programını süs olarak, heves olarak götürmedi. (Bravo sesleri) Ne kadar müşkülata uğrasa, ne kadar çok sene sürse yaz ve kış bu programı biz orada tatbik edeceğiz. (Bravo sesleri, sürekli alkışlar)

Herhangi bir meseleyi Büyük Millet meclsi kbul ettikten sonra şimdiye kadar nasıl ufak tefek muhalefet ve müşkülat karşısında vaz geçmek bizim şiarımızda ve iktidarımızda olmadısa, bu sefer de programımızı ve Büyük Millet Meclisinin kararını tatbikten geri kalmayacağız. (Bravo sesleri, alkışlar)

AKLI BAŞINDA OLMAYAN REİSLER, BİR AN ÖNCE KUDRETLİ, ADALETLİ VE ŞEFKATLİ KUCAĞINDA SELAMET ARAMALIDIR.

Bunun bu suretle ve kanaatle bilinmesi, zannederim ki bizi işlerimizi kolaylaştırdığı kadar, henüz aklı başında olmayan reisleri biran evvel Hükümetin kudretli olduğu kadar adaletli ve şefkatli kucağında selamat aramalarının yegane çıkar yol olduğuna ikna edecektir.


CHP MYK ÜYESİ VE TEKİRDAĞ MİLLETVEKİLİ FAİK ÖZTRAK'IN DEDESİ

İÇİŞLERİ BAKANI FAİK ÖZTRAK TUNCELİ İLE İLGİLİ MECLİSE BİLGİ VERİYOR..

2884 Sayılı Tunceli Kanunu’nun süresinin uzatılmasına ilişkin görüşmelerin yapıldığı 7 Temmuz 1939 tarihli Meclis görüşmeleri olmuştur. Bu görüşmeler sırasında dönemin Dâhiliye Vekili Faik Öztrak’ın ve diğer bazı vekillerin konuşmaları bu konuda en kapsamlı malumatı sunması açısından önemlidir. 

“Dersim hadiseleri Türkiye tarihinde çok elemli ve ayni zamanda ibret verici safhalar arzeder. Dersimiz ne olduğunu, onun tarihini ve nihayet oradan çıkan bitmez tükenez gailelerin türk miletine neye malolduğunu bilmeyen kimse yoktur.  Onun için Dersimizn tarihinden bahsederek kıymeti vakitlerinin almak istemem.

Cumhuriyet, Dersimi seyyidlerin ve ağaların tahakküm ve tagallübü altında, Hükümet nüfuzundan uzak, Devlet kanunlarının tatbikatına silahla mukavemet eder, civarına yağma ve talan ile mütemadiyen zarar verir, kendi içinde daimi bir asayişsizlikle malul bir halde buldu ve bu hal dört yüz seneden beri böyle devam edip gelmiş idi”.

“Cumhuriyet idaresinin bu halin böyle devamına müsaade etmeyeceğini hisseden seyyidlerle ağalar cahil halkı istedikleri gibi emirlerine ram etmekten mahrum kalacaklarını anlıyorlardı. Bunun için Kocuşağı aşireti Şeyh Said isyanından sonra azgınlık gösterdi. 1926, senesinde hu hareket bastırıldı”. Öztrak’ın aktardığına göre, devlete karşı bu ilk isyanın ardından bazı önlemlerin alınması fikri ilk kez devletin zihninde oluşmuştur. “İkide birde tekerrür eden isyanların ve etrafa mütemadiyen vaki tecavüz ve tasallutların önüne geçmek ve Dersimde esaslı Islahata girişmek için oradan silahların toplanması lazım idi”.

 “1933 senesi yazında yapılan silah arama hareketi beklenen neticeyi vermedi ve anlaşıldı ki Dersim işinin katği ve devamlı bir surette halli için çok ciddi tedkikat yapmak ve esaslı surette işe başlayıp katği neticeyi alıncaya kadar ısrar ile çalışmak lâzımdır. (Bravo sesleri)

Bu lüzumu takdir eden o zamanın Başvekili ve bu günkü Milli Şefimiz şark seyahatlerinde bu işi tedkik ve çarelerini de tesbit buyurdular. o hayırlı seyahatin feyizli neticelerini bugün idrak ediyoruz.”.

 “1936 senesinde Yüksek Meclisçe kabul buyrulan 2884 numaralı kanunun büyük bir dikkat ve basiretle tatbikine girişildi ve bunun derhal tesiri görülmeğe başladı. Dersimin dahilî manzarasında büyük bir salâh göründü. Her sene civar vilâyetlere yapılmakta olan tecavüzler durdu ve Dersimin dahilî asayişinde de hayli salâh hâsıl oldu. Dördüncü umumî müfettişliğin bu isabetli icraatı Tunceli halkını huzura kavuşturdu. Hükümete itimada şevketti. Kısa bir zamanda Hükümete (788) silâh teslim ettiler. Mücrimlerin çoğu. Hükümete teslim oldular. Hükümet otoritesi Tunceli’nin her tarafında yerleşmek ve Devletin kanun ve nizamları, her tarafta hâkim olmak için muhtelif yerlerde nahiye ve karakollar tesisine girişildi ve bunlar bir birine telefonlarla, köprülerle bağlamağa başlandı.” (Alkışlar)

Ancak Hükümetin bu ciddî ve esaslı tedbirleri ağalara ve seyyidlere tegallüb ve tahakküm devrinin, çalışmadan halk sırtından geçinmenin, halka efendi olup onu esir gibi kullanmanın sona ermekte olduğunu anlattığı için bu zümre bir tecrübeye daha girmek istedi ve orman kanununun tatbikini halkı ifsad için vesile ittihaz eyledi. Filhakika bu ifsadkâr propaganda muvaffak oldu. 1937 senesinin martı içinde Şarki Dersim mıntıkasında Yusufan ve Bemenan aşiretleri nahiyeler arasındaki köprüleri ve telefon hatlarını tahrip ederek fili harekete başladılar. Bunlara Haydaran aşireti ile Seyid Rıza’nın aşireti olan yukarı Abbasuşağı aşireti de katıldı.”

“31 Aralık 1937 tarihinde Kalan mıntıkasında Mansur uşağı köyünde jandarmalarımıza ve Diztaş köyündeki jandarma karakolumuza tecavüzler vaki oldu. Bunun üzerine üçüncü ordu kıtaatının da iştiraki ile 1938 senesinde katği bir tedib (haddini bildirme) hareketine geçildi. Bu hareketin sonunda Koç ve Kalan mıntıkaları yasak bölge ilân edildi ve sakinleri Garbe naklolundu. Bunların iğinden isyanda temerrüd edenler sarp dağların arasında ve mağaralarda barınarak mukavemette ısrar ettiler. Hükümet de tedbirlerinde devam etti. Yolları, Hükümet konaklarını, mektepleri, karakolları, kışlaları, muntazam bir plan ve programla ikmal yolunu takib eyledi. Bu seneye kadar hal bu suretle devam ederek nihayet Koç mıntıkasında kalanların bir kısmı tenkil edilmiş ve bir kısmı da son zamanlarda Hükümete teslim olmuşlardır. Bu gün Dersimde Koç mıntıkası haydutlardan tamamen temizlenmiş bir hale gelmiştir.” (Bravo sesleri, alkışlar)

Kalan yasak mıntıkasına gelince; (Yusuf-an, Demenan, haydaran, Körabbas, keçel, Bal ve Yukarıabbas aşiretleri) orada barınanalar da artık hükümetin tazyikine mukavetmetten ümidini kesmiş bir haldedirler, peyderpey teslim oluyorlar..

Yakın bir zamandao bölgen,n de tamamen temizlenmiş olacağından eminiz.

Dersim mıntıkasından şimdiye kadar toplanan silahların adedi (14 593) tür. Bu silahları hepsi son sistemdir.

Tunceli'de bir taraftan tedib hareketi devam ederken diğer taraftan da imar ve temdin işleri yürütülmektedir. Bu güne kadar o mıntıkada yapılan işler şunlardır:

 

“İstihsal edilen ve kısa bir zamanda ikmal edilecek olan neticenin yani Dersimde sağlam bir Hükümet nüfuzuna dayanan geçici değil, müstakar, daimî ve asla bozulmayacak olan nizam ve asayişin ebediyen takriri ve başlayan imar ve temdin işinin artık oralarda hiç kimsenin yolunu şaşırmasına imkân vermeyecek derecede genişleyip kökleşmesini temin arzusudur. Burada geçici bir idare değil, müstekar ve medenî bir Devlet teşkilâtı vücuda getirmek noktasından, Tunceli kanunun bu güne kadar verdiği müsbet neticeyi, yani bozulamaz ve geri dönülmez fikrini tam olarak verinceye kadar idame etmek lâzımdır fikrindeyiz.”

Türk yurdundan bir parçasının itaatsizlik ve şekavet yuvası halinde kalmasına Cumhuriyet idaresi müsaade edemezdi. Dersimi tıpkı Ankara gibi, Aydın gibi emniyet sükun ve huzura mazhar etmek için lazım olan tedbirlere tevessül etti.

Tedbirleri ölçülü almak, şiddete ancak zaruret halnde ve memleketin yüksek menfaatleri emrettiği zamanlarda müracak etmek ve işe girişince maylub neticeyi katği ve emin surette almak şiarımızdır. (alkışlar)

 “Tunceli kanunu vazifedarlara çok kuvvetli salâhiyetler vermiş olmasına rağmen bu salâhiyetlerin en büyük dikkat ve itidal ile ve daima yerinde kullanılmış olduğunu iftiharla huzurunuzda arz ederim.” (Bravo sesleri)

Muhterem arkadaşlarım,

Bu büyük meclis, Hükümete, muhtaç olduğu salahiyet ve vasıtaları zamanında ve lüzumu derecesinde vermek hususunda her zaman nasıl isabet ediyorsa ona istinad eden ve ondan kuvvet alan Hükümet de kendisine emanet edilen salahiyet ve vasıtaları yerinde, dikkatle ve ancak memleketin hayrı için kullanmak hususunda elinden gelen itinayı sarfederek yüksek heyetin itimadına layık olmaya çalışmaktadır.

 “Düne kadar Hükümet otoritesinin ve nizam kuvvetlerinin nüfuz edemediği bir mıntıka bu gün küçük bir parçası müstesna olmak üzere, emniyet ve huzura kavuşmuş, seyyidlerin ve ağaların zebunu ve esiri olmaktan kurtularak meşru ve adil bir Hükümet idaresinin nimetlerinden istifade eder bir hale gelmiştir. kalan o küçük parçanın da aynı nimete yakında kavuşacağına eminim.

Düne kadar bir isyan mıntıkasından başka bir şey olmayan bu bölgede tahakkuk ettirildiğini bir az evvel arzettiğim eserler hiç de istihfaf edilecek kıymette değildir. Sunduğumuz kanun layihasını kabul sureti ile büyük eserinizin ikmali fırsatını Hükümete vermenizi rica ediyoruz.”

Sözlerimi bitirirken Asırlık şekavet ve itaatsizlik yuvası olan Dersimi vatanın sakin ve nizama riayetli bir mıntıkası haline getirmek için aziz canlarını feda etmiş olan kahraman Türk çocuklarının hatırasını hürmet ve minnetle anmağı vazife bilirim. Bize bu neticeyi temin eden ordumuzun ve jandarmamızın kahramanca fedakârlıklarını, kendilerine büyük salahiyetleri kullanmak mesuliyetini tevdi ettiğimiz vazifedarların işlerinde gösterdikleri gayret ve basireti ve nihayet hepsinin yurda ve vazifeye bağlılıklarım takdirinize arz ederken büyük bir haz duymakta olduğuma inanmanızı rica ederim.” (şiddetli ve sürekli alkışlar)






Etiketler: Dersim - Tunceli - İsmet İnönü - Faik Öztrak - TBMM

Diğer GÜNCEL haberleri
Yorum Ekleyin
Üye Yorum
Gönder


FOTO GALERİ

Minik yazarlar, Atatürk`ü yazdı: Ben Seni Hiç Görmeden Sevdim

#

http://www.cagdasulusalcizgi.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright@cagdasulusalcizgi.com