PEKÜNLÜ'YE YENİDEN CEZA - Av. Ülkü - HİÇ BİRİMİZİN HUKUKSAL GÜVENLİĞİ YOK. | ÇAĞDAŞ ULUSAL ÇİZGİ
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >> PEKÜNLÜ'YE YENİDEN CEZA - Av. Ülkü - HİÇ BİRİMİZİN HUKUKSAL GÜVENLİĞİ YOK.03.10.2015 08:13

PEKÜNLÜ'YE YENİDEN CEZA - Av. Ülkü - HİÇ BİRİMİZİN HUKUKSAL GÜVENLİĞİ YOK.

PEKÜNLÜ'YE YENİDEN CEZA - Av. Ülkü - HİÇ BİRİMİZİN HUKUKSAL GÜVENLİĞİ YOK.


İZMİR'de Ege Üniversitesi Fen Fakültesi'nde, 2012 yılında başörtülü bir kız öğrecinin eğitim hakkını engellediği gerekçesiyle 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırılan emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Esat Rennan Pekünlü, 4 kız öğrencinin aynı yöndeki şikayeti üzerine açılan ikinci dava da aynı cezaya çarptırıldı. Prof. Dr. Pekünlü'nün avukatları, kararı temyiz edeceklerini söyledi.


Bu haber 1299 kez okundu.

PEKÜNLÜ'YE DESTEK..
İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nde bugün son kez yapılan duruşmaya, sanık Prof. Dr. Esat Rennan Pekünlü, avukatları Murat Fatih Ülkü, İrfan Koçana, Çetin Kadana, Nuriye Kadana ve Serkan Kuliç ile müştekiler Fahriye Erengül, Canan Türker, Zehra Özkan ve Neşra Gökdağ'ın avukatları Mehmet Gün ile Hasan Erdoğan katıldı. Duruşmayı ayrıca CHP İzmir milletvekilleri Musa Çam, Tacettin Bayır ve Kamil Oyay Sındır da izleyip, Pekünlü'ye destek oldu.

PEKÜNLÜ'YE YENİDEN CEZA..

Dava sürecinde emekli olan, Prof. Dr. Esat Rennan Pekünlü, "Ben şikayetçi olan kişilerin derslerine giren bir öğretim üyesi değildim. Onların eğitim ve öğretim özgürlüğünü engelleyecek bir eylemim olmadı. Olay günü şikayetçiler dahil olmak üzere kimsenin derse girmesine engel olmadım. Beyanı alınan öğrenciler olay günü haber ajansı muhabirleri ve olaya adı karışan polis memurunun da içinde bulunduğu provakasyon hareketi sonrasında derse girdiklerini söyledi. Ben sadece eğitimin huzur ve güvenini sağlamak için hareket ettim. Tüm eylemlerin bahsi geçen haber ajansı görevlilerinin içeri girmelerine, huzur ve güveni bozulmasına engel olmaktı. Beraatimi istiyorum. Söyleyecek başka bir şeyim yok" dedi.

Avukat Murat Fatih Ülkü, müştekilerin provakatif bir eylem içinde yer aldıklarını, eğitim ve öğretim haklarının engellenmesi gibi bir durum olmadığını, şikayetçi öğrencilerinin derslerinin başarılı olduğunu, müvekilinin hukuka uygun hareket ettiğini, yürürlükte olan yasaları uyguladığını, suç tipindeki hukuka aykırılık unsurunun oluşmadığını belirtip beraat istedi. Diğer avukatlar da aynı yönde talepte bulundu.

Hakim Süleyman Çekilmez, taleplerin ardından kararını açıkladı. Çekilmez, Prof. Dr. Esat Renna Pekünlü'yü dört kız öğrencinin eğitim ve öğretim hakkını engelediği gerekçesiyle alt sınırdan hüküm kurup, 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırdı. Hakim Çekilmez, ayrıca aynı mahkemede durdurulma kararı ile bekletilen dosyaya da bu dava karar örneğinin konulmasını zapta geçirtti.

RENNAN HOCA YALNIZ DEĞİLDİ..
Karar sonrası duruşma salonu dışında ellerinde Türk bayrakları ile bekleyen yaklaşık 100 kişi 'Rennan hoca yalnız değildir' diye bağırıp alkışladı. 


HUKUK DEVLETİ SİYASAL İKTİDARA YENİLDİ

Duruşma sonrası açıklama yapan Pekünlü'nün avukatı Murat Fatih ÜlkÜ şunları söyledi:

"Bugün hukuk devleti yine esen rüzgarlar karşısında, bugün siyasal iktidarı temsil eden gücün karşısında yenildi. Bunu söylemek çok acı ama belirtmek zorundayız. Hiç bir suç işlemeyen, tek suçu anayasa hükümlerinin uygulanmasını istemek olan, Anayasa mahkemesi kararlarına uygun davranılmasını istemek olan Rennan pekünlü, yine "kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesi ayaklar altına alınarak eğitim ve öğretim hakkını ihlal ettiği gerekçesi ile 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırıldı. Anayasa madde 2: Türkiye Cumhuriyeti devleti laik demokratik sosyal bir hukuk devletidir.

Bugünden itibaren Türkiye cumhuriyeti devletinin bir hukuk devleti olduğu iddiası rafa kalkmıştır. Bir ülkede anayasa hükümleri, bir ülkede anayasa mahkemesi kararları varken bunlara uygun davranılmasını isteyen bir astronomi profesörü yine, ısrarla her şeye rağmen ceza evine gönderilmek isteniyorsa hiç birimizin hukuksal güvenliği yoktur.

O zaman hukuk bugün esen rüzgarlara göre eğildiği gibi, ileride de rüzgarlar başka yöne estiği oraya da eğilecek demektir. Eğer hukuka bir istikrar getirmezsek , eğer hukuka bir standart getirmezsek , hukuku bir ilkeler bütünü olarak kabul etmezsek, varabileceğimiz hiç bir yer yoktur. 

Diğer acı nokta da ; Türkiye Cumhuriyetinin laik niteliği bugün sarsılmıştır. Bugün Rennan pekünlü şahsında cumhuriyet mahkum edilmek istenmiştir, laiklik mahkum edilmek istenmiştir. 

Türbanlıöğrencilerin üniversiteye girmesinden başka bir konudur bu dava. Türbanlı öğrencinin üniversiteye girmesi doğrudur, eğridir. Bu tartışılsın. Türkiye bunu 25 sene tartıştı. Ama Türkiye bir hukuk devleti ise Anayasa Mahkemesi 3 tane karar verdiyse, Danıştay onlarca karar verdiyse, AİHM bunu uygun bulduysa artık orda söz bitmiştir. Buna uygun davranılması gerekir.

Ama iktidar değişti diye, rüzgarlar başka yönde esiyor diye, geçmişin haklı - haksız birikimlerini bir astronomi profesöründen hınç almak şeklinde ortaya koymaya çalışırsak onun adı hukuk olmaz. Onun adı yargı da olmaz. 

Bu kadar olumsuzluğa rağmen bir umudumuz var. 

Rennan Hoca'mızın 4,5 ay hapis yattığı ilk dosyasında AİHM "kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesinin ihlali bakımından bir kabul edilebilirlik kararı verdi. Ve Türk hükümetinden yazılı savunma istedi. 

Türk hukukundan umudu kestik. Türk mahkemelerinden kendi içtihatlarına sahip çıkması umudunu kestik. Ne yazık ki umudumuz AİHM. Olumlu bir kararla bu sürecin döneceğine inanıyoruz. 

Bugünkü karar 16 mayıs 2012 tarihinde yaşanan içinde bir haber ajansı muhabirlerinin olduğu, üniversite dışında planlanmış, eğitimin huzur ve güvenini bozmak amacı ile organize edilmiş, doğrudan Rennan pekünlü'yü hedef alan bir eylemdir. Bu eylemden mahkeme TCK 112 anlamında eğitim ve öğretim özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verdi. Ve 2 yıl 1 aylık neticeten yine hocanın cezaevine girmesine, demir parmaklıklar arkasına girmesine neden olacak bir ceza verdi. Biz bunu temyiz edeceğiz. Hukuki mücadele burada bitmiş değil. 

Ancak şunu görmek zorundayız.

Bugün itibari ile aydınlanma karşıtı felsefe, Rennan Pekünlü'nün bir defa cezaevine girmesinden tatmin olmadı. Bir daha demir parmaklıklar arakasına girmesini istiyor. 

Ama artık hedef Rennan Pekünlü değil, hedef; Türkiye'nin hukuk devleti olmasından yana olan sizlersiniz. Hedef Türkiye'nin laik kalmasından yana olan kitlelerdir. Bunu anlamak zorundayız. O yüzden çığlığımızı bir daha tekrarlıyoruz. Eğer Türkiye Cumhuriyetinin laiklik ve hukuk devleti niteliklerini korumak istiyorsanız Rennan Pekünlü dosyasına sessiz kalamazsınız. Sessiz kaldığınız sürece geleceğinizin karanlıklara girmesine sessiz kalacaksınız. "

Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü'nde görev yaptığı dönemde, türbanlı örencilerin derse girmesine izin vermeyip eğitim haklarını engellediği gerekçesiyle, Prof. Dr. Rennan Pekünlü hakkında dava açıldı. Bu davadan aldığı 2 yıl 1 aylık hapis cezasının Yargıtay tarafından da onanması üzerine, dava devam ederken, kendi isteğiyle emekliye ayrılan Prof. Dr. Pekünlü, cezasının infazı için 27 Kasım 2014 Perşembe günü, Foça Açık Cezaevi'ne girdi. Cezasını Foça Yarı Açık Cezavi'nde yatıp çeken Pekünlü, Nisan 2015'te şartlı tahliye edilmişti.

Prof. Dr. Pekünlü, aldığı ikinci cezanın da Yargıtay tarafından onanması halinde 5 aylık cezasını çekmek için tekrar cezaevine girecek.

Kaynak : Cumhuriyet, Sosyal Medya

Etiketler: Prof. Rennan Pekünlü - Laiklik - Türban davası - Murat Fatih Ülkü

Diğer GÜNCEL haberleri
Yorum Ekleyin
Üye Yorum
Gönder


FOTO GALERİ

Minik yazarlar, Atatürk`ü yazdı: Ben Seni Hiç Görmeden Sevdim

#

http://www.cagdasulusalcizgi.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright@cagdasulusalcizgi.com