Bakan talimatı ile kürtçe tabela geri döndü. AKP'nin dil meselesine bakışı.. | ÇAĞDAŞ ULUSAL ÇİZGİ
Ana Sayfa
Dolar : 3,9218 Euro : 4,6380 Bist : 105.964
Ana Sayfa >> Bakan talimatı ile kürtçe tabela geri döndü. AKP'nin dil meselesine bakışı..16.09.2016 15:00

Bakan talimatı ile kürtçe tabela geri döndü. AKP'nin dil meselesine bakışı..

Bakan talimatı ile kürtçe tabela geri döndü. AKP'nin dil meselesine bakışı..


Ağrı’nın Diyadin ilçe belediyesine kayyum olarak atanan Kaymakam Mekan Çeviren'in indirdiği belediye hizmet binası girişindeki Kürtçe tabela, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun talimatı sonrası yeniden konuldu


Bu haber 764 kez okundu.

Kanun Hükmünde Kararname ile İçişleri Bakanlığı tarafından kayyum atanan 28 belediyeden biri de Ağrı'nın Diyadin ilçe belediyesiydi. Belediyenin girişindeki biri Türkçe diğeri de Kürtçe olarak yazılan tabelalardan, Kürtçe olan 'Şaredariya Giyadine' yazısı kaldırıldı. Türkçe olarak 'Diyadin Belediyesi' yazılı tabela kaldı.

 İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, twitter üzerinden kaldırılan Kürtçe tabelanın tekrar yerine konulması talimatını verdi.

Bunun üzerine yetkililer gece saatlerinde tek tek harflerden oluşan Kürtçe tabelayı tekrar yerine koydu.

Twitter hesabından açıklama yapan Soylu, "Meselemiz terördür. Kürtçe bizim dilimizdir. Diyadin Belediyesinin tabelası hemen asılacaktır" ifadelerini kullanmıştı.

AKP'Yİ DESTEKLEYEN MİLLİYETÇİ- ULUSALCI KESİMLERDE HAYAL KIRIKLIĞI

FETÖ ve PKK ile mücadele için AKP iktidarına koşulsuz destek veren milliyetçi kesimlerde Kürtçe tabela konusu da diğer bazı uygulamalar gibi hayal kırıklığı yarattı ve sosyal medya üzerinden konu ile ilgili tepkiler paylaşıldı. 

15 temmuz darbe girşimi sonrasında değiştiği düşüncesine kapılan kesimler AKP'nin değişmediği ve Yeni osmanlıcılık anlayışı ile Başkanlık rejimi ve eylatler sistemi konusundaki kararlılığını, OHAL koşullarında yaşayarak, KHK ile yapılan düzenlemelerde ve yürürlüğe konulan uygulamarda görmek durumunda kalıyorlar.

AKP'NİN DİL VE MİLLET MESELESİNE BAKIŞI:

Oysaki, Tayyip Erdoğan, Erdoğan 15 temmuz darbe girişimi sonrasında dahi, Rabia işareti için saydığı maddeler içinde dil meselesi bulunmuyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Rabia işareti için saydığı 4 madde:

Tek millet (Türk'ü, Arap'ı, Boşnak'ı Kürt'ü ayırt etmeksizin), tek vatan, tek bayrak, tek devlet.

Erdoğan'ın açıkladığı maddelerde Türklük alt kimlik olak kullanılmış. Dil ortak paydası ise kullanılmamıştı.

“Türk’ün Kürt’e, Kürt’ün Türk’e Üstünlüğü Yoktur. Edirne de Bizim Hakkâri de”, “Biji Aşiti, Biji Erdoğan, Yaşasın Barış, Yaşasın Erdoğan” ile “Biz Birlikte Türkiye’yiz” yazılı pankartlar seçimmeydanlarında yerini alıyor. Erdoğan, "bütün milliyetçiliği ayaklar altına aldığı" ifadesini kullandığı ünlü  konuşmasında "Türkiye Cumhuriyeti toprakları üzerinde hep beraber tek milletiz. Bu millet kavramının içinde Türkü var, Kürdü var, Arabı var, Lazı var, Çerkezi var, Abazası var. Var oğlu var. Bizim kadim medeniyetimizde asla böyle bir farklılık, asla ayrım olmamıştır." ifadesi ile Türklüğü etnik kimlik olarak tanımlayıp milleti yine kimliksiz bırakıyordu. O sebeple Cumhurbaşkanı Erdoğan Türk milleti ifadesini kullanmamaya dikkat ediyor.

Rabia işareti ile alanlara çıkanlar ise, kararlı bir şekilde tek ümmet vurgusunda bulunuyorlar. Müslüman kardeşler siyaseti götüren AKP iktidarı, 14 yıllık icraatı boyunca milleti tıpkı diğer müslüman kardeşler örgütlenmeleri gibi, milleti, islam kardeşliği ve müslüman birliği olarak tanımlıyor.

Yani onlar için milletin birliğini ve ortaklaşmasını sağlayan dil değil, din. Bu sebeple Türklük etnik kimlik olarak tanımlanıyor. Bu sebeple ulus devlet yapılanması ırkçılık olarak görülüyor. Bu sebeple temel eğitime kürtçe ve arapça dahil diller seçmeli ders olarak sokuluyor. Türkiye AKP iktidarında çok dilli yaşama doğru yol alıyor.

 

Çözüm sürecinde çok dilli yaşam ve özerklik talep eden HDP-PKK kanadının bölgede çok dilli yaşama geçişinin olanakları sağlanıyordu.

Özerklik konusunu ise AKP programına şu şekilde yer almış durumda.

AKP programında özerklik :

Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na uygun olarak, anayasal sistemimize yerel yönetim hakkının dahil edilmesini sağlayacaktır. Yerel yönetimlerin yargı yoluna gidebilme hakkı dahil ilgili tüm düzenlemeleri gerçekleştirecektir.

Sadece Erdoğan değil AKP'nin tüm yetkili kademelerinden gelen mesajlar da buna uygun nitelikte.. 

Bakan Soylu'nun 16 Ocak 2012 tarihli  Mardin'de yaptığı konuşma , bölgede etkin olan HDP'li syasetçinin konuşmasından farklı değil.  

SOYLU'NUN ÇOK DİL KONUSUNA BAKIŞI

"GEÇMİŞİMİZLE YÜZLEŞMEMİZ LAZIM"

Türkiye'nin geçmişiyle yüzleşmesi gerektiğini söylenen Soylu, "Ben bunu Kocaeli'nde, Trabzon'da, Aydın'da ülkü ocaklarında da söyledim, Batman'da, Mardin'de de söylüyorum. Türkiye Şeyh Sait meselesiyle yüzleşmedikçe, İstiklal mahkemeleri meselesiyle yüzleşmedikçe, Türkiye, Dersim meselesiyle, Sivas ve Madımak'ta yaşananlarla yüzleşmedikçe 21. yüzyılda benim bildiğim, modernleşmeyi, zenginleşmeyi, demokrasileşmeyi, özgürleşmeyi zor yakalar. Benim düşüncem budur. Ben Türkiye'nin üç temel sorunu olduğunu

görüyorum. Anayasa sorununun ötesinde üç sorun. Bunlar Kürt sorunu, Alevilerin yaşadıkları sorunlardır, üçüncüsü de kadın, cinsiyet sorunudur. Bunlarla birlikte dindarlar ve köylülerin yaşadıkları sorunlar da vardı. Bunlar cumhuriyetin ötekileştirdikleri idi, Gayrimüslimlerle beraber. Ama dindarların ve köylülerin sorunları son 50 yılda önemli bir bölümü çözüldü. Menderes'le, Özal'la ve son dönemde AK Parti ve Erdoğan iktidarı ile bunların sorunları çözüldü. Burada AK Parti'nin hakkını teslim etmek

lazım. İroni yaparak söylersem Gayrimüslimlerin de sayılarını azaltarak çözdük. Ama Kürt, Alevi ve kadın sorunu önümüzde duruyor. Bunların içinde en önemlisi Kürt sorunudur. Kürt sorunu çözülmeden yeni anayasa yapmak mümkün değildir. Çünkü vatandaşlık tanımından, kimlik dil tanımına kadar pek çok konu gelip Kürt sorununa takılacaktır" diye konuştu.

"KÜRT SORUNU ÇÖZÜLMELİ"

Kürt sorununa bir çözüm üretilmediği takdirde yapılacak yeni anayasanın bir tarafının eksik kalacağına dikkat çeken Soylu, "Yani Türkiye Kürt sorununun çözümü konusunda uzlaşmadan yeni anayasa yapması mümkün değildir. Yeni anayasa Kürt sorunu çözülmeden ya da çözülüyormuş gibi yapılarak gerçekleşirse 21. yüzyılın hayal kırıklığı olur. Bir karar vermek zorundasınız. Kürt sorunu dar bir geçitte önümüzde duran büyük bir kayadır. ve bu kayayı kaldırmadan bu geçitten çıkmak mümkün değildir. Türkiye 21.

Yüzyılda bölgesinde küresel güç olma iddiasını, öncelikle içindeki ihtilafları minimize ederek sağlayabilir. Bu süreçteki küçük sorunlara takılmamalıdır. Yeni anayasa toplumsal barışımızın ve ilerlemecilik talebimizin önünü açacak yazılı belgesi olmaktan başka hiçbir anlam ifade etmeyecektir. Anayasaların temel işlevi de budur"şekline konuştu.

Soylu, konuşmasında Ortadoğu'daki olaylara da değinerek

"Ortadoğu ne kadar karışırsa karışsın o bölgede bulunan bütün ülkelerin en güvenilir müttefiki Türkiye'dir" ifadesini kullandı.

"SORUNUN ÇÖZÜMÜNDE BİZ TÜRKLERE DE GÖREV DÜŞÜYOR"

Soylu, program sonunda dinleyicilerin sorularına cevap verdi. Bir dinleyicinin "Kürtçe anadilde eğitimi nasıl değerlendirdiği" sorusuna Soylu, "Ben sadece anadilde eğitim konusunda değil Kürtlerin bütün insani haklarının verilmesi taraftarıyım. Bu düşüncemi gittiğim her yerde de söylüyorum. Kürtlerin insani hakları neyse hepsi verilmesi gerekir. Ama bu konuda bir türlü babamı Kürtçe anadilde eğitim konusunda ikna edemedim. Biz Türklerin de bu konuda üzerine düşen görevleri olduğuna inanıyorum. Bir empati kurarak Kürtleri Türklerle daha da yakınlaştırarak aralarındaki birlik bütünlüğü sağlamamız lazım" dedi. - MARDİN 

SON SÖZ:

Bakan Soylu'nun geçmişimizle yüzleşme vurgusunda olduğu gibi, AKP'ye terör ve darbe karşıtlığı sebebi ile destek veren milliyetçi - ulusalcı kesimlerin gerçekle, yani  AKP'nin kendi siyasi projesi ile yüzleşmesi ve AKP'ye yanlışları dolayısı ile tepki göstermeye başlamaları gerekmektedir.

Bugün ihtiyaç olan, yanlış uygulamaları ile ortada olan ve yanlışta ısrar eden iktidarı koşulsuz desteklemek değil, güçlü bir muhalefetle o iktidarı yanlıştan döndürmektir.

Haber analiz : Neriman Fidan

Kaynak : Haberler.com , Al Jazeera , Çağdaş Ulusal Çizgi



Etiketler: Süleyman Soylu - Diyadin belediyesi - kürtçe tabela

Diğer SİYASET haberleri
Yorum Ekleyin
Üye Yorum
Gönder


FOTO GALERİ

Minik yazarlar, Atatürk`ü yazdı: Ben Seni Hiç Görmeden Sevdim

#

http://www.cagdasulusalcizgi.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright@cagdasulusalcizgi.com