İzmir 2. bölge Bağımsız aday Neriman Fidan - Köylüden su parası alınmasın. | ÇAĞDAŞ ULUSAL ÇİZGİ
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >> İzmir 2. bölge Bağımsız aday Neriman Fidan - Köylüden su parası alınmasın.14.05.2015 17:47

İzmir 2. bölge Bağımsız aday Neriman Fidan - Köylüden su parası alınmasın.

İzmir 2. bölge Bağımsız aday Neriman Fidan - Köylüden su parası alınmasın.


11 kişiyi Soma maden kazasına kurban veren Kınık'ın Elmadere köyünde incelemelerde bulunan İzmir 2. Bölge Bağımsız Milletvekili Adayı Neriman Fidan yaptığı yazılı açıklamada "Burada cennetin ortasında köylü susuz kalmış, aç kalmış. Çiftçi bitmiş dünya çiftçiler günü dolayısı ile nutuklar atılıyor. Gelin dertlere derman olalım ve nutuk atmayı bırakalım. Hükümet ve büyükşehir işbirliği yapsın. Köylüden su parası alınmasın. El konulan meralar geri verilsin." dedi


Bu haber 1147 kez okundu.

Neriman Fidan'ın açıklaması

Bu cennet köşede çaresiz kalmak nasıl anlatılabilir? 


​Elmadere köyü Maden faciasında 11 canını kaybetmiş. Köseler köyü ise 14 canını kaybetmiş.

Kiminin oğlu, kiminin eşi, kiminin babası..1  yıl önce Soma'dan İzmir'in bu köylerine geçememiştim. Soma faciasının yıldönümünde hem yakınlarını kaydedenlerin acılarına ortak olmak, onlara başsağlığı ve sabır dilemek,  hem de bölgedeki çaresizliği ortaya dökmek için yola koyuldum. 

Dağların arasında çoğunlukla delik deşik olmuş yollardan geldik Elmadere köyüne.. Köy tarihi günlerinden birini yaşıyor. Yolda Çocuklar koşarak karşılıyor bizi.." Acımız büyük" diyor çocuklar.. Acılarını paylaşmaya gelen devlet erkanı ve yerel yöneticiler ise dertlerine dokunmadan gidiyor. 

Biz Elmadere'ye Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ile birlikte giriş yaptık. Çocukların heyecanlı eşliği ile. Sayın Kocaoğlu'na selam verdim ve bağımsız aday olduğumu söyledim. Sayın Kocaoğlu'nun HDP ile ilgili açıklamasına gönderme yaparak,"benim de meclise girmem hem de ilk bağımsız kadın milletvekili olarak iyi olmaz mı Sayın Başkan" dedim. "Elbette ki iyi olur. memnun olurum" cevabını aldım. Daha sonra Sayın Kocaoğlu şehitliğe giderken biz köylülerle sohbete koyulduk.



Köylülere Bir dokunuyorsunuz, bin ah işitiyorsunuz.
Kim öleceğini bile bile madene girip üç kuruşa çalışır ki.. Ama ölenler toprağa verildikten sonra yine madende iş kuyruğuna giriliyor. Çünkü çare yok.
Çünkü, Bu cennet köşede, çaresiz, susuz, ekmeksiz kalıyorlar.
Bu bereketli, cennet topraklarda doyamıyorlar..

Mezarları olacağını bile bile madene iniyorlar.
Ne oldu da o madene ölümüne koşuyorsunuz dediğimizde ortak sesle : 

Çiftçi bitti, köylü bitti" diyorlar.
 

Bölge ormanlarla kaplı dağların ortasında gerçekten ulaşımı zor bir bölge.
Bütünşehir yasası ile topraklarını il özel idaresine terk ediyorlar. Köylerindeki sondaj suyuna şehirdekilerle aynı parayı ödüyorlar.

Yani topraklarından çıkan suyu bile kullanamıyorlar. Bölgedeki en önemli geçim kaynağı hayvancılık.. Meraları olup olmadığını soruyorum. Meralarına "orman bakanlığı" tarafından el konulmuş. Alan tel çitle çevrilmiş. Ağaçlandırma yapılacakmış ama kendilerine başka alan da göstermemişler. Ormanda otlatmak yasak.Hayvanlarını yemle beslemek zorundalar. 

Besicilikle kazandığımız para yem parasını karşılamıyor diye yakınıyorlar. Üstelik Bölge "milli park ilan edildikten sonra bölgeye yaban hayvanlarından salınmış onlar canavar diye niteledikleri yırtıcı hayvanlar sürülerine saldırdığını anlatıyorlar. Kimi 50 koyun, kimi 25-30 koyun kaybetmiş. "Biz vurmaya kalksak cezayı yiyoruz ama canavar bizim hayvanlarımızı öldürüyor, kimse önlem almıyor" diye yakınıyorlar.

Bu cennet alanda köylünün bu kadar çaresiz bırakılması aklın mantığın alabileceği bir şey değildir. 

Atatürk "köylü milletin efendisidir" derken, köylünün ayakta kalmasının bu ülkenin ayakta kalması olduğuna işaret ediyordu. Bugün toprağında aç kalmaya mahkum edilen köylünün, susuz bile bırakılması hangi devlet düzeni ile bağdaşır?

Köyler için en öncelikli sorun su sorunu olarak karşımıza çıkıyor. Hayvancılıkta ise en temel sorun mera alanlarının talan edilmesi olarak karşımıza çıkıyor.

Köylünün mallarına el koymak için onları açlığa ve susuzluğa mahkum edenleri utanmaya davet ediyorum..

Bugün dünya çiftçi günü. Köylünün bu hali nutuklarla düzeltilemez.

Köylü kendi kendini bile doyuramıyorsa, bir ülke bitmiş demektir. Buradan doğacak olan sosyal sorunları ülke taşıyamaz. 

Üstelik köylüyü sulak topraklarda susuz bırakmak, toprağı susuz bırakmak demektir.Su kaynaklarının ihtiyaç duyacağı su bile o sulamadan beslenecektir.

O sebeple çiftçinin halinden anlayalım ve insafa gelelim. Köylünün toprağından çıkan sudan para almayalım. Köylülerin su sorunu çözelim.

Ve meralar köylünün malıdır.  Köylülerin mera ihtiyacını karşılamak Tarım ve Ormancılık bakanlığının asli görevidir. Şehircilik Bakanlığı ve yerel yönetimler işbirliği ile köylülerin meralarına el koyma hakkı hiçbir gerekçe ile olamaz. 

Bu duygularla, dünya çiftçiler günü dolayısıyla, çiftçinin, köylünün haline dikkatinizi çekiyor ve çiftçiyi, köylüyü bu duruma getirenleri utanmaya davet ediyorum.

Neriman Fidan

İzmir 2. Bölge Bağımsız Milletvekili Adayı


Etiketler: Neriman Fidan - Bağımsız Milletvekili adayı - çiftçiler günü - köylü - çiftçi - Kınık - Köseler - Elmader

Diğer SİYASET haberleri
Yorum Ekleyin
Üye Yorum
Gönder


FOTO GALERİ

Minik yazarlar, Atatürk`ü yazdı: Ben Seni Hiç Görmeden Sevdim

#

http://www.cagdasulusalcizgi.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright@cagdasulusalcizgi.com