Diyarbakırlıların Gaffar Babası Ali Gaffar Okkan anılıyor. | ÇAĞDAŞ ULUSAL ÇİZGİ
Ana Sayfa
Dolar : 3,9218 Euro : 4,6380 Bist : 105.964
Ana Sayfa >> Diyarbakırlıların Gaffar Babası Ali Gaffar Okkan anılıyor.24.01.2017 18:44

Diyarbakırlıların Gaffar Babası Ali Gaffar Okkan anılıyor.

Diyarbakırlıların Gaffar Babası Ali Gaffar Okkan anılıyor.


Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü görevini yaparken, beraberindeki beş polis ile birlikte uğradığı silahlı saldırıyla 24 Ocak 2001 günü şehit edilen efsane emniyet müdürü Ali Gaffar Okkan'ı saygı ve minnetle anıyoruz..


Bu haber 1474 kez okundu.

 

“Türkiye'de huzur ve güvenin sigortası Diyarbakır'dır.” Gaffar Okkan

Türkiye'nin en büyük suikastlarından birine 24 Ocak 2001 tarihinde kurban giden Şehit Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan, polis memurları Mehmet Kamalı, Sabri Kün, Mehmet Sepetçi, Atilla Durmuş ve Sehallattin Baysoy, saldırının düzenlendiği merkez Yenişehir ilçesindeki Şehitlik Semti'nde bulunan Sezai Karakoç Caddesi'nde halkın katıldığı bir törenle anılıyor.

Hiçbir emniyet müdürünün sevilmediği kadar sevildi Diyarbakır'da. Diyarbakırspor'u birinci lige taşımak için canla başla çalıştı. Kimi zaman kahvelerde çay içti, ciğercide tebdili kıyafet ciğer yedi.

Göreve gelir gelmez “3310 Merkez” anonsu ile tüm polisleri sokağa çıkmaya çağırmıştı.

İlk somut icraatı Emniyet Genel Müdürlüğü binası önündeki caddeyi trafiğe açması olmuştu. “Kimden korkuyoruz” diyordu. Diyarbakır onunla ilk kez polisin sıcak yüzünü tanımıştı. Halkla iç içe, halkın sevgisi kazanmıştı. Bütün gün boyu halkın içerisindeydi. Bir zamanlar insanların gündüz gitmeye çekindiği yerlere o gece gidiyordu. Kendisi halkın içinde olduğu gibi kapısı da halka açıktı. Yardıma muhtaç insanların “Gaffar Babası” olmuştu. Sokaktaki ayakkabı boyacıları dahil herkesde  telefon numarası vardı.

Halkın sevdiği, güvendiği bir insandı. O şehit edildiğinde Diyarbakır'da yüzbinlerce insan bileklerine siyah kurdele bağladı.

Gaffar Okkan halkın güvenini kazanarak, hedefleri doğrultusunda onları inandırmayı kısa sürede başarmıştı. “İnsanların sevgiye, saygıya ihtiyacı vardır” diyordu Okkan ve ekliyordu “Biz halk için varız. Bana 'git orda halkın malını, canını, namusunu koru' dediler. Onun için geldim

Gelir gelmez polisleri sokağa çıkaran, karanlık caddelerin aydınlatılmasını sağlayan Okkan, adeta bir toplum mühendisi idi.

Sadece şehirlinin değil Diyarbakırspor'un da babasıydı Gaffar Okkan, hiçbir maçı kaçırmazdı, Diyarbakırsporlular gol atınca gelip ona sarılırlardı.

Bölgenin puslu havası içerisinde terör örgütleriyle mücadelesini de sürdürüyordu. Okkan'ın hedefinde yıllardır bölge halkına korku saçan Hizbullah terör örgütü de bulunuyordu. Bölgede örgüte karşı düzenlenen başarılı operasyonlarda Okkan'ın imzası vardır. Örgüt onu da tehdit etmeye başlamıştı. Hatta bir gün Diyarbakırsporun maçında vurmayı planlamışlardı Okkan'ı ama çevresindeki sevgi selinden ürküp bundan vazgeçmişlerdi. Okkan bunu bizzat sorguladığı bir militanın ağzından dinlemişti. Ama o korkmuyordu. Çevresinin ve arkadaşlarının tüm uyarılarına karşın zırhlı araca binmeyi kabul etmiyordu. “Ben zırhlı araca binersem, vatandaş ne yapacak?” diyordu. Ne zırhlı araca binmeyi kabul ediyor, ne de halk adamlığından vazgeçiyordu. Gecenin kör karanlığında Diyarbakır'ın hangi sokağında karşınıza çıkacağını bilemezdiniz. Halkın içinde dolaşmayı sürdürürken operasyonlarına da aralıksız devam ediyordu. Ölümünden kısa bir süre önce “Hizbullah'ın 26 kişilik tetikçi listesini” açıklamıştı. Ölümünden 45 dakika önce ise bir gazeteciye verdiği röportajda da Hizbullah'tan korkmadığını söylemişti. Son röportajından hemen sonra makamından bir daha hiç dönmemek üzere ayrılmıştı. Şehitlik semtindeki makamından çıkmış valiliğe doğru gidiyordu. Her gün kullandığı yoldan ilerliyordu. Kendini bekleyen hain pusudan habersizdi. Zırhsız makam aracı ilerlerken katilleri de son hazırlıklarını yapıyordu ve yaklaşık beşyüz metre ileride pusuda bekleyen katillerin eli, Okkan konvoyu menzile girince tetiğe gitti. Birbiri ardından patlayan silahlardan çıkan kurşunlar Diyarbakır Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan ile beş korumasını şehit etmişti. Diyarbakır tam bir şok yaşıyordu. Cenazesinde onbinlerce Diyarbakırlı yürümüş, teröre lanet okumuştu. Törende gözyaşları adeta sel olmuştu. Cenazesine havaalanına kadar eşlik etmişti sevenleri. Kent yedisinden yetmişine yas tutuyordu. Diyarbakırlılar günlerce yas tuttu arkasından. Ölümünün üzerinden yıllar geçse de unutmadı Gaffar Babasını ve beş korumasını. Ne Diyarbakırlılar unuttu, ne de meslektaşları. O kadar sevdiler ki Gaffar Babalarını, o öldükten sonra doğan birçok çocuğun adı 'Gaffar' ya da 'Ali Gaffar' oldu.

Kendi sesiyle yaptığı “3310 Merkez” anonsu ile başlayan Gaffar Okkan efsanesi, yardımcısı Serdar Irmak'ın “3325 Merkez, Sayın 3310 Şehit oldu. Teşkilatımızın başı sağolsun.” anonsu ile son buldu.

“Fırıncı Fikri'nin oğlu olarak çıplak geldim, çıplak gideceğim. Bize kar kalacak olan arkamızdan edilecek dualardır.” Gaffar Okkan

Seni unutmayacağız.

Ve bugün sana o kadar çok ihtiyacımız var ki...

Ruhun şad olsun.

  Dicle Eroğul
Çağdaş Ulusal Çizgi

Etiketler: Şehit - Eminiyet müdürü - Gaffar Okkan - Diayrbakır - terör

Diğer TERÖR haberleri
Yorum Ekleyin
Üye Yorum
Gönder


FOTO GALERİ

Minik yazarlar, Atatürk`ü yazdı: Ben Seni Hiç Görmeden Sevdim

#

http://www.cagdasulusalcizgi.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright@cagdasulusalcizgi.com