ŞEHİR SAVAŞI YIKIMININ SORUMLUSU KİM? | ÇAĞDAŞ ULUSAL ÇİZGİ
Ana Sayfa
Dolar : 3,5224 Euro : 4,1480 Bist : 107.202
Ana Sayfa >> ŞEHİR SAVAŞI YIKIMININ SORUMLUSU KİM?31.03.2016 09:22

ŞEHİR SAVAŞI YIKIMININ SORUMLUSU KİM?

ŞEHİR SAVAŞI YIKIMININ SORUMLUSU KİM?


PKK'nın Kobani'de uyguladığı şehir savaşı stratejisini Türkiye'ye taşıma amacı neydi ve bu sona nasıl gelindi?


Bu haber 665 kez okundu.
Amerikanın Sesi
Mahmut Bozarslan imzalı bir yazı ile PKK'nın şehir savaşının nedenlerini değerlendirdi..

Yazıda dikkat çeken 2 nokta var!..
PKK'ya gönderilen raporlar iddiası ve HDP'nin seçim sonuçlarının yanlış değerlendirdiği...

PKK'NIN YANLIŞ YÖNLENDİRİLDİĞİ İDDİASI

Yıllardır yurtdışında yayınlanan raporlarda Türkiye'nin doğusunda terörle bağlantılı sorun çözümü için müzakere yöntemi telkin edilirken, diğer yandan Türkiye  "kürt ayaklanması" ile tehdit edilirdi. HDP son dönemde sürekli halk ayaklanması çağrısı yapıyor. Özerklik ilan edilen HDP'li yerel yönetim alanlarında hendekler kazılıyor, evler işgal ediliyor ve çatışma şehre taşınıyor.  Burada şehirlerden gönderilen raporlar iddiası, bölgede etkin durumdaki "HDP'Lİ SİYASETÇİLERDEN  PKK'YA RAPOR" gittiği iddiasını da içeriyor.

Yaklaşık 4 yıldır yürütülen müzakere sürecinin  sonunda,  aba altından sopa gösterir gibi iddia edilen "kürt ayaklanması senaryosu" HDP'nin %10 u aşması ile birlikte daha güçlü bir şekilde dillendirilir olmuştu. Şeçimlerde hemen sonra ortaya çıkan bir meydan okuma ve HDP'nin açıkça halk ayaklanması çağrıları da HDP'nin kürt siyaseti yönlendiriciliğinin sorumluluğunu da işaret ediyor.



HDP'Lİ YEREL YÖNETİM ALANLARINDA PKK'NIN  ŞEHİR SAVAŞI

PKK'nın şehir savaşını yürüttüğü bölgelerin HDP etkinliği ve HDP li belediyelerin olduğu yerler olması HDP-PKK bağının açıklaması anlamında oldukça somut bir örnek
. Amerikanın Sesi bunu örneklerle de ortaya koymuş ancak keskin cümleler kurmaktan çekinmiş. Çözüm sürecinde yaşanan dokunulmazlık ortamının örgüte özgüven yarattığı da açıkça belirtilmiş.

HDP-PKK HALK DESTEĞİNİ ALAMADI.
KÜRT AYAKLANMASI - KÜRT BAHARI SENARYOSU ÇÖKTÜ..


HDP-PKK uluslarası raporlardan son dönemde sürekli gündeme getirilen "kürt ayaklanması - kürt baharı"  için ihtiyaç duyduğu halk desteğini sağlayamadığı için ayaklanma senaryosu çökerken, şimdi yıkılan kentlerin sorumlusu kim tartışması yaşanıyor.

KENT SAVAŞININ SORUMLUSU KİM?


Yazının içeriğindeki "örgütün şehirlerden gelen raporlarla yanlış yönlendirildiği" iddiasına eski örgüt yöneticisi "raporların sadece zamanlama üzerinde etkili olabileceğini belirterek, Mesele sadece bu raporlar değil. Rojava ayağı var, bir ihtimal dışarıdan verilen bir umut var." diye cevap veriyor ve asıl sorumluyu işaret ediyor.

Oysaki her olaydan önce, PKK'nın açıklamasını, HDP'nin açıklaması takip ediyor ve PKK'nın HDP siyaseti üzerindeki yönlendirici etkisi açıkça görülüyor. Ancak uluslararası raporların senorya bölümleri okunduğunda dışarıdan verilen umut ve yönlendiricilik açıkça görülüyor.



HDP'nin Türkiyelilik makyajı, yıkılan kentlerle birlikte dökülüyor.

Türkiye yıkılan kentleri yeniden kurmak amacıyla, TOKİ yer teslimi için, kamulaştırma kararlarını uygulamaya koyarken, HDP yine itiraz ediyor : "Evlerimizi gasp ediyorlar. Halka sordunuz mu?"

Oysa ki, Kamulaştırma kararı alınan yerlerde kamulaştırma bedeli ödenerek uygulama yapılıyor . Türkiye yaralarını sarmaya girişiyor. İçinde halkın yaşamadığı, yıkılmış evleri yaşanamaz bir durumda halka teslim edip "başının çaresine bak" denmesi tam da örgütün isteği olaydır.

Ancak bu yıkımların yerinde yeni bir yaşam doğarken, HDP o yaşamda kendsinin yer tutamayacağını bildiği ve yıkımın faturasını ödemek zorunda kalacağı için itiraz ediyor.

Çağdaş Ulusal Çizgi
Haber analin
Neriman Fidan


İşte o yazı :


PKK Neden Şehre İndi?

Geçen yıl yaz aylarından beri şiddet sarmalına giren Türkiye, şehirlerde kazılan patlayıcı dolu hendekler ve barikatlar nedeniyle çatışmalı günlerden geçiyor. PKK’nın durup dururken şehirlere kadar inmesine ilk başlarda kimse anlam veremedi.

Çatışmaların yaşandığı bölgelerde ise farklı bir iddia var. İddia örgütün yanlış yönlendirildiği yönünde.

PKK’nın silahlı kolu HPG’nin başındaki isim Murat Karayılan’ın örgüte yakın bir haber ajansına yaptığı açıklamada, “Şehirlerde bu düzeyde bir savaş yaşanmasına gerek yoktu. Aksine, eğer onlar sıradan yaklaşsaydılar, bu hendek sorunları bir şekilde çözülebilirdi” cümlelerini kullandı. Bu cümleler bir çok kesim tarafından örgütün hendek siyaseti nedeniyle pişman olduğu şeklinde yorumlandı.

Peki PKK geride yüzlerce ölü ve yaralı, yıkılıp yerle bir edilen mahalleler bırakan bu stratejiyi neden benimsedi?

Diyarbakır’ın Sur İlçesinde ayakkabı boyayarak geçimini sağlayan Vahit Çetin, 65 yıldır şimdilerde operasyon yapılan, Hasırlı Mahallesinde yaşıyordu. Çatışmalar nedeniyle hem evinden hem işinden oldu. Ortalık sakinleşince işine geri dönebildi ama evine girmesi hala yasak. Yaşanan olaylara bakışını; ”Bunlar (PKK) halkın kendilerinin yanında olacağına inanmıştı. Halk onlarla birlikte ayaklanacaktı. Mahalleyi silah ve bombayla doldurdular ama bombalar patlayınca herkes kaçtı. Yanlarında kimse kalmadı” cümleleriyle dile getirdi. İşte Çetin’in dikkat çektiği bu nokta, örgütün neden şehirlere indiğinin de bir yanıtı aslında.

Şiddetin şehirlere taşındığı tarih, Kürt siyasetinin, politik olarak çok güçlü olduğu 7 Haziran seçimlerinin hemen sonrası. Peki örgüt böylesi bir dönemde neden bu yola girdi? Hendek kazıldıktan ve barikatlar kurulduktan sonra ‘halk ayaklanacaktı’ görüşü aylardan beri bölgede dillendiriliyor. PKK’nın da buna güvenerek çatışmaları şehir merkezlerine taşıdığı da iddialar arasında. Peki asıl neden neydi?

ŞEHİRLERDEN GÖNDERİLEN RAPORLAR!

RAPORLAR HDP'DEN Mİ GİTTİ?

Bu konuda ortaya atılan iddialardan en önemlisi şehirlerden PKK yönetimine gönderilen raporlar.

Yazılı olarak gönderilen raporların yanı sıra yüz yüze görüşmelerde aktarılan bilgiler de mevcut. Yaptığımız araştırmada, bu raporlardan Kürt siyasetine yakın birçok kişinin haberdar olduğu ortaya çıktı. İsminin yazılmasını istemeyen bir kaynak, şehir çatışmalarına 2014 yılındaki Kobani olaylarından (IŞİD ve Kürt güçleri arasında Suriye’nin Kobani kentinde çatışmalar sürerken, Türkiye’nin bir çok kentinde hükümetin, IŞİD’e destek verdiği iddiasıyla düzenlenen ve 50’ye yakın kişinin öldüğü protesto gösterileri) sonra karar verildiğini söyledi. Aynı kaynak bu eylemlerden sonra örgüte gönderilen raporlarda, halkın ayaklanmaya hazır olduğunun vurgulandığını belirterek, “Halkın halk savaşına hazır olduğunu yazdılar çizdiler. Bu kararın bunun üzerine alındığını düşünüyorum” dedi. Aynı kişi Kürt siyasetinin önemli isimlerinin PKK’yı bu karardan vazgeçirmek için çok uğraştığını ancak başarılı olamadığını da sözlerine ekledi. Bu kaynak örgütün, yanlış yönlendirme yapan kişileri tespit etmeye çalıştığını belirtti.

Bu konuda bilgisine başvurduğumuz bir kişi de, yıllardır bölgenin değişik yerlerinde gazetecilik yapan biri. O da adının yazılmasını istemiyor. Amerikanın Sesi’ne konuşan bu kişi örgüt yöneticilerinin yanlış bilgilendirildiğini savundu. Örgütün şehir merkezlerindeki birimlerinin 7 Haziran’daki seçim sonuçlarını yanlış yorumladığını düşünen bu kişi, “HDP’nin yüksek oy aldığı yerlerde, seçmenlerin tamamının ayaklanma politikasına arka çıkacağını sandılar. Topluma PKK’nin 600 bin milisi olduğu bilgileri yayıldı. Bu bilgiler dağ kadrolarına kadar gitti. Mesela Diyarbakır-Bingöl karayolunda hendekler kazıldı. O dönem çözüm süreci olduğu için devlet karışmadı. Bu da aşırı bir güven getirdi. Bunun ardından, çatışmaların şehirlere taşınmasına neden olan, öz yönetim örgütün önüne konuldu. PKK da kabullenmek zorunda kaldı” diye konuştu.

SEÇİM SONUÇLARI HENDEK - BARİKAT POLİTİKASINA DESTEK Mİ?

Bu kaynağın dikkat çektiği noktalardan biri seçim sonuçlarının hendek ve barikat politikasına destek olarak yorumlanması. Eylemlerin yapıldığı yerler bu iddiayı doğrular nitelikte. Örneğin çatışmaların yoğun yaşandığı Diyarbakır’ın Sur ilçesinde HDP 7 Haziranda Yüzde 79 oy aldı. HDP, hendek ve barikatlar nedeniyle çatışmaların yaşandığı diğer yerlerden olan Şırnak’ın Cizre ilçesinde Yüzde 91, Silopi’de Yüzde 89, Mardin’in Nusaybin İlçesinde Yüzde 90 oy almıştı.

PKK YÖNETİCİSİ : DIŞARIDAN VERİLEN UMUT VAR!

PKK’nın eski yöneticilerinden Hüseyin Turhallı, eskiden beri örgüte bu tarz raporların geldiğini söyledi. Amerikanın Sesi’nin sorularını yanıtlayan Turhallı, raporların sadece zamanlama üzerinde etkili olabileceğini belirterek, ”Mesele sadece bu raporlar değil. Rojava ayağı var, bir ihtimal dışarıdan verilen bir umut var. Tabi bir de devletin kışkırtmaları var. Raporlar ancak ve ancak zaman üzerinde etkili olur. PKK’da bir plan ve program varsa raporlar sadece onun zamanını belirler” şeklinde konuştu.

Kürt siyasetini yakından takip eden kesimlere göre, örgüt yöneticilerinden Duran Kalkan’ın çatışmalarla ilgili yaptığı “Ağır bir bilanço oldu. Bu düzeyde saldırı beklemiyorduk; yanılmışız, hata yapmışız. " açıklaması da bu iddiaları doğruluyor.

İddiaları PKK’nın bünyesinde bulunduğu çatı örgütü KCK’ya da sorduk. Amerikanın Sesi’nin sorularını e-posta yoluyla yanıtlayan örgüt yönetimi, şehir çatışmalarının raporlarla ilgili olduğu iddiasını reddetti.

Kaynak : Amerikanın sesi

Etiketler: PKK - Şehir çatışması - Kobani - Sur - Nusaybin - PKK - Mahmut Bozarslan - Amerikanın sesi - Neriman Fidan -

Diğer TERÖR haberleri
Yorum Ekleyin
Üye Yorum
Gönder


FOTO GALERİ

Minik yazarlar, Atatürk`ü yazdı: Ben Seni Hiç Görmeden Sevdim

#

http://www.cagdasulusalcizgi.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright@cagdasulusalcizgi.com