Profesör Michel Chossudovsky`den KÜRESELLEŞEN SAVAŞ | ÇAĞDAŞ ULUSAL ÇİZGİ
Ana Sayfa
Dolar : 3,5213 Euro : 4,1440 Bist : 107.202
Ana Sayfa >>Profesör Michel Chossudovsky`den KÜRESELLEŞEN SAVAŞ 06.12.2015 01:25

Profesör Michel Chossudovsky`den KÜRESELLEŞEN SAVAŞ

Dicle Eroğul, Prof. Michel Chossudovsky`nin "Küreselleşen savaş" kitabını yazdı.

KÜRESELLEŞEN SAVAŞ

AMERİKA`NIN İNSANLIĞA KARŞI “UZUN SAVAŞI” VE İŞİD


Küreselleşen dünyada küresel emperyalizm egemen olunca, “dünya savaşı” kavramı da değişmiş durumda. Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarının acısını belleğinde taşıyan dünya halkları, Üçüncü Dünya Savaşı çıkmasından çekiniyorlar, oysa bu savaşın tam da göbeğinde yaşadıklarının ayırdında değiller. Dünyanın dört bir yanında küresel merkezler tarafından tezgahlanan savaşlar yaşanıyor.

Kısacası küreselleşen dünyada savaş ta küreselleşti. 
 

Kanadalı Profesör Michel Chossudovsky`nin bir yıl önce yayınlanan kitabının adı:

“Savaşın Küreselleşmesi: Amerika`nın İnsanlığa Karşı “Uzun Savaşı” (Globalization of War: America`s “Long War” against Humanity)”. Bu kitap sonuçta bir küresel askeri gündemin birçok ülkeyi nasıl etkilediğini derinlemesine irdeliyor ve aynı zamanda nükleer savaş meselesini inceliyor ve bu küresel askeri gündemin, dünyanın değişik bölgelerindeki değişik ülkelerde, bağımsız ülkeleri istikrarsızlaştırıp batılı yabancı yatırımcılara açık alan durumdaki bölgelere dönüştürme nihai hedefi ile nasıl uygulandığına dair bir perspektif ortaya koyuyor. Orta Doğu, Afrika, Avrupa ve dünyanın geri kalan tüm bölgelerinde savaş tamtamlarının yine çalmaya başladığı bir dönemde “küreselleşen savaş”a karşı bu NATO kabusundan insanların nasıl uyandırılacağına dair düşünceler de içeriyor Chossudovsky`nin kitabı.

“Terörizm ABD`de imal ediliyor ve teröristler Müslüman dünyanın ürünü değiller. Terörizmle küresel savaş büyük bir yalan.”
diyor Chossudovsky ve devam ediyor
“Terörizmle savaş denilen şey ABD önderliğindeki hegemonyayı dünya çapında yaymak anlamına geliyor.”  Bu tezini detaylandıran Chossudovsky, İslam Devleti (İŞİD) üyelerini toplamaktan NATO`yu, Suriye içerisinde cihat unsurlarını finanse etmekten ise İsrail`i sorumlu tutuyor.

Chossudovsky, “İslam Devleti dahil El Kaide ve El Kaide`ye bağlı örgütler, “bağımsız” örgütler değildirler, ABD ve müttefikleri tarafından himaye edilen ve desteklenen örgütlerdir. 2011 öncesinde Suriye`de savaşmak üzere mücahit toplanmakta olduğu belgelenmiştir ve bu işlem NATO ile Türk yüksek komutası tarafından koordine edilmiştir. Bu rapor İsrail haber kaynakları tarafından doğrulandı ve biz su götürmez bir şekilde paralı askerlerin toplanması, terörizmin finanse edilmesi, kısacası devlet destekli terörizmle karşı karşıyayız. ABD, mümkün olduğu oranda yetkisini diğer ortaklarına aktarmış. Sonuçta gerçek olan şu ki, bu durum ABD istihbaratı ile ABD Dışişleri ve Savunma Bakanlıklarının koordinasyonunda gelişen bir girişim.” sözleri ile yalın gerçekleri dile getiriyor ve şunu vurguluyor: “Terörizmle küresel mücadele bir uydurmadır, büyük bir yalandır ve insanlığa karşı ağır bir suçtur. Obama yönetimi insanlığın geleceğini tehdit eden son bir savaş suçuna, askeri bir maceraya, “uzun bir savaşa” girişti.”

Chossudovsky`nin, ana akım medya tarafından yaratılan İŞİD`le savaş ilizyonunu yerle bir eden anlatımlarından alıntılarla devam edelim.

“İŞİD`in herşeyden önce batı askeri ittifakı tarafından yaratıldığını biliyoruz ve yalnız bu kadar da değil; batılı askeri danışmanları var, rütbelerinin arasında özel kuvvetler yer alıyor. Ve İŞİD`le mücadele adı altındaki tüm ritüel, aslında Suriye ve
Irak`ın yıkımını amaçlayan bir bahaneden ibaret. Özellikle ekonomik altyapısını, enerji altyapısını, rafinerilerini tahrip etmek. Aslında bir ülkeyi nasıl yıkarsınız, ekonomisini tahrip ederek yıkarsınız. Kurumlarını tahrip edersiniz. Ve şu anda hayata geçmekte olan ve teorik olarak İŞİD`i hedeflediği öne sürülen çarpışmalar, gerçekte petrol rafinerilerinin, endüstriyel tesislerin ve benzerlerinin imhası, yerleşim alanlarının tahribatı ve sayısız sivilin öldürülmesi ile sonuçlanıyor. Sözde terörizmle mücadele veya insancıl girişimler değil gördüklerimiz. Biz bir fetih savaşı ile karşı karşıyayız. Bu fetih savaşının ardında petrol endüstrisine, savunma sanayii blokuna, biyoteknoloji holdinglerine dair çok önemli ekonomik çıkarlar var. Ve tabii ki medya, olayların ardında yatan gerçekleri tahrif etmek görevi, medyanın varoluş nedenini oluşturuyor. Bundan dolayı şunu çok iyi anlamalıyız ki, bu savaş ancak haberlerin, televizyonun ve diğer kaynakların yalanları ve uydurmaları desteklemek için varolduğu geniş çaplı medya propagandası sayesinde başarıya ulaşabilir.

Dünya bir şekilde, ABD`nin barış ve demokrasi götürmek amacıyla askeri operasyona giriştiğine inandırılmaya çalışılıyor. Aslında gerçek başka, gerçekte bir fetih savaşı cereyan ediyor. Bu nedenle barışa zarar veriliyor, barış kavramının temeli çürütülüyor; savaş, barış diye pazarlanıyor ve dünya bu olanların insancıl bir girişim olduğuna inandırılıyor. Medya tarafından gerçekler ters yüz ediliyor; savaş barış getirici bir girişim olarak tanıtılıyor.

Medyanın artık dünyada olup bitenleri objektifolarak aktarmadığı bir durumla karşı karşıyayız.

ABD`nin aslında dünyanın bütün önemli bölgelerini tehdit etmekte olduğu yeni bir krizin doruğuna ulaştık. Asya pivotu adı altında Çin`i tehdit ediyor, Ukrayna`yı militarize ederek Rusya`yı tehdit ediyor, Afrikada Sahara Çölünün güney kısmında, Nijerya`da, Somali`de örtülü savaşlara karışmış durumda, aslında savaşın küreselleşmesi olarak tanımlayabileceğimiz bir dünya fotoğrafına sahibiz. Bu bir dünya çapında silahlanma süreci ve bağımsız ülkeleri bölgelere dönüştürme projesi.

Bu bir fetih savaşı, bu bir küresel egemenlik kurma savaşı.

Yakın zamanda gördük ki, Obama`nın terörizmle küresel savaşı Suriye ve Irak içerisinde İslam Devleti`ni kovalamaktan oluşuyor ve biz biliyoruz ki İslam Devleti`nin ABD NATO askeri ittifakı tarafından, İsrail`in desteğiyle, Suudi Arabistan`ın desteğiyle yaratıldığı, batı askeri ittifakı tarafından eğitilip finanse edildiği yeterli derecede belgelenmiştir ve İslam Devleti `ni hedef alma iddiası sadece kamuoyunu yanıltmaya yöneliktir. Çünkü sonuçta İslam Devleti`ni bombalamıyorlar, ülkelerin altyapısını bombalıyorlar, ülkelerin kurumlarını bombalıyorlar, toplumun yapısını bozuyorlar, ve şu çok açık ki, eğer İslam Devleti`ni tahrip etmek isteselerdi bunu, İslam Devleti çölü Toyota cipleriyle geçerken yapabilirlerdi, bu çok basit bir operasyondu.

Siyasal İslam, Orta Doğu toplumlarının bir ürünü değil, Sovyet Afgan Savaşı`na, hatta daha öncesine kada uzanan dikkatlice tasarlanmış istihbarat gündeminin bir ürünüdür. Ve bir İslam Devleti yaratmayı içeriyor ve biz buna rejim değişikliği diyoruz.

“Uzun savaş” kavramı bana ait değil, bu bir Pentagon kavramı, Amerika uzun bir savaş başlatıyor, şimdi bir çeşit ideolojik mazerete ihtiyacı var, bir bahaneye ve aslında ABD savaş akademilerinin ve çeşitli düşünce kuruluşlarının seçimi, terörizmle küresel savaş başlatmak ve aslında kendi yarattıkları teröristlerin peşinden gitmek. Bu yüzden bu terörist örgütleri yaratıyorlar ve daha sonra da onlarla mücadele ediyorlar.

Savaş gündemini çözmek, bu gündemi devam ettiren propaganda makinesini parçalayacak dünya çapında bir karşı propaganda kampanyası başlatmayı gerektiriyor. Çünkü bu propaganda makinesi olmadan ayakta duracak bacaktan yoksun kalırlar. Yönetici kademelerinde yoğun insan hakları ihlallerine karışmış savaş suçluları oturuyor, demokrasiye bağlı olduklarını iddia ediyorlar ancak ellerinde kan var.  

Kolay bir çözümü yok ancak gerçek üstün gelirse dalgayı tersine çevirecek araç olur.

Elbette bu çok karmaşık bir mesele çünkü dünya çapında muazzam bir hareket gerektiriyor. Batılı askeri ittifak NATO, 2011 yılında cihatçı toplama sürecini başlattı ve bu çok net bir biçimde belgelenmiştir, bundan dolayı eğer biz bu teröristlerin kendi hükümetleri tarafından desteklendiğini yeterli belgelerle kanıtlayarak kamuoyuna sunmayı başarabilirsek, bu hükümetlerin yasallığı iskambil destesindeki kağıtlar gibi peş peşe çöker.”


Chossudovsky`nin üzerinde durduğu bu gerçeklerin ışığında Obama`nın 7 Haziran 2015 tarihinde Pentagon`da yapmış olduğu basın toplantısında sarf ettiği şu sözler

“Görevlendirdiğim ilave ekiple IŞİD’in, gönüllü Sünni aşiretlerle birlikte Irak’ın Anbar eyaletindeki eğitim faaliyetlerine hız verdik!”
bir dil sürçmesinin ötesinde anlam kazanıyor.

http://www.infowars.com/were-training-isil-white-house-website-corrects-obamas-speech-blooper/

http://www.globalresearch.ca/the-globalization-of-war-americas-long-war-against-humanity-michel-chossudovsky/5427720

http://www.cagdasulusalcizgi.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright@cagdasulusalcizgi.com