ŞEYTAN TAŞLAYAN TOPLUM | ÇAĞDAŞ ULUSAL ÇİZGİ
Ana Sayfa
Dolar : 3,6814 Euro : 4,3410 Bist : 106.926
Ana Sayfa >>ŞEYTAN TAŞLAYAN TOPLUM 29.09.2015 11:42

ŞEYTAN TAŞLAYAN TOPLUM

Dicle Eroğul yazdı..

Dünyaya hükmeden küresel güçler, sadece paranın gücüne değil toplumları yönlendirmenin bilimsel gücüne de sahipler çoğunlukla. Tarihsel olarak emperyalizm, sömürge ülkeleri sadece silahlı askerleriyle, ordularıyla değil; tarih, arkeoloji, antropoloji gibi sosyal bilimleri de kullanarak işgal etmişti. Günümüzde küresel emperyalizm ise, söz konusu sosyal bilimlerin yanı sıra, disiplinler arası bir yaklaşım olan bilişsel bilimleri de kullanıyor. İnsanların neden ve nasıl düşündüklerini, toplum psikolojisini, kısacası bir toplumun hareket tarzını çözüp yönlendirebilecek bilimlerden yararlandıkları çok açık görülüyor.

Hac`da yaşanan son felaket, şeytan taşlamaya odaklanmış bir toplumun nasıl bir vahşete sürüklenebileceğinin göstergesi oldu. Şeytan taşlamaya programlanmış kişiler arasında, ellerindeki simgesel sayıdaki taşları attıktan sonra hızlarını alamayıp bulabildikleri başka nesneleri, örneğin ayakkabılarını şeytan kayasına fırlatanların olduğundan da bahsedilmekte idi. Son olay ise şeytan taşlama hedefine yönelmiş bir toplulukta, oluşabilecek en ufak bir düzensizliğin nasıl bir trajediyle sonuçlandığını gösterdi. Felakete yol açan somut neden, izdiham nedeniyle insanların içine düştüğü panik moduydu. 

Yani şeytan taşlama modundaki insanlar oldukça tehlikeli olabiliyorlar.

Bağımsızlıklarını yitirmiş ülkelere baktığımızda siyaset arenasında küresel güçlerin yarattığı putları ve şeytanları görüyoruz.

Toplumun önüne, önce putlaştırılmış bir lider çıkarılıp, insanların klasik kollektif davranış sergilemeleri sağlanıyor ve bu durumda kendi kendine organize olabilen sürü davranışları devreye giriyor. Daha sonraki bir aşamada ise putlaştırılan lider, şeytan moduna sokuluyor. Toplum şeytan taşlama kıvamına getirildiğinde ise en tehlikeli toplumsal felaketleri yaşamaya açık bir duruma sürükleniyor.

Ülkemiz de bağımsızlığını yitirdiği için siyaset arenası, küresel emperyalizmin put-şeytan oyununu sergilediği bir sahne olmanın ötesine geçemiyor. Putlaştırılan liderin kullanım tarihi geçtiğinde şeytanlaştırılıyor. Ve koca bir toplum bütün geleceğini, şeytanlaştırılan lideri taşlamaya endekslemiş durumda, 1 Kasım seçimlerini bekliyor. Şeytan taşlamaya giderken kolkola girdiği şeytanların ya farkında değil, ya da içine itildiği psikolojik durum nedeniyle yanındaki şeytan o anda kendisini rahatsız etmiyor. Ve çıkacak izdihamda nasıl bir felakete sürükleneceğinin bilincinde bile değil.

Putlaştırılan lideri sürü psikolojisi ile diktatörleştirip ülkenin başına bela eden zihniyet ile kullanım tarihi dolan liderin şeytanlaştırılarak taşlanmasına kilitlenmiş zihniyet arasında hiçbir fark olmayıp, her ikisi de bu ülke için yaşamsal anlamda tehlikelidir. Aynı sonuçlara yol açacak benzer bir tarihsel dönüm noktası yaşatılmaktadır. Ülke kısır bir döngünün içerisinde sürüklenmekte, toplum bu döngünün sancılarını çok acı bir biçimde yaşamaktadır.

Kolektif davranışları ortak bir matematiksel dizgiyi takip etme yeteneğinden yoksun olan insanoğlunun, şeytan taşlamadan dikkatle kaçınması kendi yararına olacaktır. Çözüm bağımsızlıkta ve Atatürk`ün bize miras olarak bıraktığı akıl ve bilimdedir.

Konu ile ilgili Evrimağacı`ndan saptama ve örnekler :

Bu yeni bir problem değil. İnsan izdihamlarının ilk raporlanmış örneğine 1896 yılında rastlanmış ve bunun sıklığını araştıran bir bilimsel çalışma, sadece 1980-2007 yılları arasında Dünya çapında 215 izdiham felaketi yaşandığını tespit etmiş. 2009 senesinden 100 yıl kadar önce bile, insanlık tarihinin gördüğü en fazla ölümlü 10 izdihamdan 5 tanesi Mina Vadisi`nde yaşanmış.
...

Peki ama kalabalıklar yeterince yüksek yoğunluğa ulaşınca insanlar neden felakete boyun eğerler? Ançuvezlerden küf mantarlarına ve sığırcık kuşlarına kadar sayısız diğer hayvan, aşırı kalabalık sürülere sahipken bile baş döndürücü hareketler sergileyebilirler. Gerçekten de, Princeton Üniversites`nden biyolog Iain Couzin`in söylediğine göre tüm bu hayvanların kolektif davranışları ortak bir matematiksel dizgiyi takip etmektedir. Şöyle söylüyor:
"Kuş veya balık sürülerinin koordineli hareketlerini incelediğimizde, onların bunu yapmak üzere evrimleştiklerini görüyoruz. Ne yazık ki insanlar böyle bir evrimsel değişim yaşamadı. Bizler, küçük aile grupları içerisinde yaşayabilecek şekilde evrimleştik."
Giderek artan sayıda insan, kalabalık şehirlerde yaşamaya başladı. Ancak insan beyni, yapmak üzere evrimleştiği şeyden uzaklaştıkça bu tür sorunlarla karşılaşacaktır. Couzin şöyle anlatıyor: "Bu tür senaryolarda nasıl davranmamız gerektiğini bilmiyoruz. Bu tür durumlar, bizlerin ne olup bittiğini doğal bir şekilde anlamamıza engel oluyor."

* ÇMB (Evrim Ağacı)
http://www.evrimagaci.org/fotograf/118/7764


http://www.cagdasulusalcizgi.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright@cagdasulusalcizgi.com