TANRIKULU`NDAN CHP`DE TARTIŞMA YARATACAK TALEPLER | ÇAĞDAŞ ULUSAL ÇİZGİ
Ana Sayfa
Dolar : 3,5224 Euro : 4,1480 Bist : 107.202
Ana Sayfa >>TANRIKULU`NDAN CHP`DE TARTIŞMA YARATACAK TALEPLER 30.09.2014 23:02

TANRIKULU`NDAN CHP`DE TARTIŞMA YARATACAK TALEPLER

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Washington`da katıldığı konferansta TBMM`nin Kürtlerden Halepçe katliamı için özür dilemesini ve Anadilde eğitim için Anayasanın 42. maddesinin değiştirilmesini istedi.

HDP tarafından organize edilen “Ortadoğu’da Yeni Kürt Realitesi: Riskler, Beklentiler ve Fırsatlar” başlıklı konferansta Genel Başkan Yardımcısı sıfatı ile CHP adına konuştuğunu vurgulayan Sezgin Tanrıkulu`nun açıklamaları CHP`deki tartışmayı körükleyecek nitelikte.

SEZGİN TANRIKULU`NUN ÇOK TARTIŞILACAK AÇIKLAMALARI..

Halkların Demokratik Partisi`nin (HDP) ABD’nin başkenti Washington’da 26 Eylül 2014 tarihinde düzenlediği “Ortadoğu’da Yeni Kürt Realitesi: Riskler, Beklentiler ve Fırsatlar” başlıklı konferansa katılan CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu konuşmasına, Türkiye’deki “Kürt meselesi"nin artık sadece Türkiye’nin olmaktan çıkıp bölgesel ve uluslararası bir sorun olduğunu belirterek başladı. Toplantıda dağıtmış olduğu yazılı metinde de 
http://www.chp.org.tr/?p=159572 bu konu aşağıdaki cümleler ile vurgulanmıştı. 

“Kürtlerin, aralarına sınır girmiş coğrafyada, öncelikli hedefleri “demokrasi, hak ve özgürlükler”…Bu değişmeyen, değişmeyecek ortaklığımız.
........................................................................................................................................................
Kürt sorunu artık bölgesel ve uluslararası bir sorundur. Bu sorunun çözümü için de bölgesel ve uluslararası çapta bir çaba inşa etmeye ihtiyacımız vardır. Bu mesele, AKP gibi demokrasiye inanmayan bir iktidarın tekeline bırakıldığı sürece daha da derinleşerek içinden çıkılmaz bir hale dönüşecek.”

Tanrıkulu, “Kürt meselesinin, çözüm sürecinin üç önemli ayağı” olduğunu vurgulayarak onarıcı ve onore eden bir adalet sürecinin işletilmesinden bahsetti. Onarıcı adalet kapsamında boşaltılmış köylerden, mayınlı arazilere ve faili meçhullere kadar birçok konuya değinen Tanrıkulu’nun, pek çok konuda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin özür dilemesi talebini de içeren “onore edici adalet önlemleri” oldukça ilginçti. 

AMERİKAN BAYRAĞI ÖNÜNDE KÜRT KONFERANSI

Bu yıl ikincisi düzenlenen ve öncelikli gündem maddesi IŞİD tehdidi altındaki Kobani olan  konferans* kapsamında gerçekleşen dört oturumda, Suriye ve Irak’taki Kürtlerin durumu, çözüm süreci ve IŞİD tehdidi gibi meseleler ele alındı. Konferansın son oturumuna  konuşmacı olarak katılan HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, IŞİD’in çok kısa süre içinde Kobani’ye girip binlerce kişiyi katledebileceğini ifade ederken; CHP Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, “Washington’dayız ama vicdanımız, kalbimiz, yüreğimiz orada.” dedi. 

DEMİRTAŞ`TAN PKK`YA AĞIR SİLAH TALEBİ..

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı adayı olduğu süreçte dahi Türk Bayrağı önünde gözükmemeye özen gösteren Demirtaş, kongrelerinde bile Türk Bayrağı asmaktan imtina eden Partisi’nin Washington’da düzenlediği konferansta, Amerikan Bayrağı önünde Kürtlerin ağır silahlarla donatılması gerektiğini ve bunun için bir koridor açılmasının zorunlu olduğunu belirtti. 


“KARDEŞ MİYİZ, DEĞİL MİYİZ BUGÜN ONU ÖLÇME GÜNÜDÜR”


Kürdistan’da ve Rojava’nın diğer taraflarında yaşayan Kürtlerin, bölgeye destek ulaştırmak istediklerini dile getiren Demirtaş, “Kobani’nin üç tarafı IŞİD tarafından kuşatılmış durumda, Türkiye tek alternatif.” diye konuştu. Demirtaş buna rağmen Türkiye’nin yardımlar için sınırlarını açmadığını ifade etti. “Lafa gelince, biz Kürtlerle etle tırnak gibiyiz, kardeşiz diyenlere seslenmek istiyorum. Kardeş miyiz değil miyiz bugün onu ölçme günüdür.” diyen Demirtaş sözlerini şöyle sürdürdü: “Ben özellikle Türk halkının anlayabileceği bir örnekle anlatmak istiyorum. Bugün IŞİD tehlikesi Azerbaycan’da olsaydı ve IŞİD bir Azeri kasabasını kuşatmış ve birazdan oradaki Azeri Türkleri katletmek üzere olsaydı. Ve siz Azeri Türklerine destek olmak için sınıra gitseydiniz; ama orada Türkiye’nin polisi, askeri sizleri gazla, copla engelleseydi, ne hissederdiniz? Bunu anlamanızı istiyorum.”

ÇÖZÜM SÜRECİ DOĞRUDAN ROJAVA’DAKİ GELİŞMELERE BAĞLI

Rojava’da Kürtlerin katledilmesine sessiz kalmayacaklarını dile getiren Demirtaş, Türkiye’de devam eden çözüm sürecinin doğrudan Rojava’daki gelişmelerle birebir bağlantılı olduğunu; hatta Rojava’daki gelişmelerin daha önemli olduğunu sözlerine ekledi. 

TANRIKULU: KÜRT MESELESİ İLE IŞİD MESELESİ BİR TUTULAMAZ

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu ise oturumda konuşmak üzere yazılı bir metin hazırladığını; ancak Kobani’de yaşananlardan dolayı bu konuya değineceğini ifade etti. Tüm gün Kobani’den gelen haberleri merakla takip ettiklerini belirten Tanrıkulu, “Washington’dayız ama vicdanımız, kalbimiz, yüreğimiz orada.” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın New York’ta basına pek fazla yansımayan bir ifadede bulunduğunu kaydeden Tanrıkulu, “Ayaküstü Türkiye’den gelen gazetecilere yaptığı sohbette aşağı yukarı şu cümleyi kurdu: ‘Biz Suriye’deki, Rojava’daki, Kobani’daki IŞİD meselesini, YPG meselesi ile Kürt meselesi ile eş tutarız. Eğer bir müdahale olacaksa, birşey olacaksa muhataplarımızdan bu şekilde bir tutum almalarını isteriz.’ Eğer Türkiye’nin Cumhurbaşkanı, Türkiye’yi yöneten siyasi liderlik, Rojava’daki Kürt meselesi ile IŞİD meselesini aynı tutuyorsa; bizim için aynıdır diyorsa, Türkiye’de Kürt meselesinin çözümünden de o kadar uzaktır. Zira bir tarafta IŞİD gibi küresel bir vahşet örgütü var. Küresel bir `cihat` örgütü var. Rojava ile ilgisi olmayan bir örgüt var ve oradaki insanlara saldıran, kesen biçen katleden bir örgüt var; ama bir taraftan kendi topraklarını kendi canlarını kendi namuslarını korumaya çalışan bir halk var. Her ikisini bir tutan bir zihniyetten, Türkiye’de barış da çıkmaz, demokrasi de çıkmaz.” dedi. Tanrıkulu’nun bu sözleri izleyicilerden büyük alkış aldı. 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ÖZÜR DİLEMELİ

Tanrıkulu, “Kürt meselesinin, çözüm sürecinin üç önemli ayağı” olduğunu vurgulayarak onarıcı ve onore eden bir adalet sürecinin işletilmesinden bahsetti. Onarıcı adalet kapsamında boşaltılmış köylerden, mayınlı arazilere ve faili meçhullere kadar pek çok konuya değinen Tanrıkulu’nun, pek çok konuda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin özür dilemesi talebini de içeren “onore edici adalet önlemleri” kapsamında yer alan konular şunlardı:

- Nevruz bir kanunla bayram olarak kabul edilmeli ve Meclis şimdiye kadar bunu yapmadığı için özür dilemeli,

- Diyarbakır cezaevi, müze olmalı ve Meclis özür dilemeli,

- Halepçe bir katliam kanunu ile katliam olarak kabul edilmeli ve Meclis özür dilemeli,

Siyasal partiler yasası, seçim barajı, demokratikleşme gibi konulara da değinen Tanrıkulu, “Ancak bunlardan sonra yeni anayasa konuşulabilir, silahsızlanma meselesi konuşulabilir.” diyerek, silahlı hareketin nihai olarak silahsız hale gelemeyeceğini, hükümetin hedefini küçültmesi gerektiğini ve Türkiye’nin gündeminden silahlı şiddeti, silahlı yöntemi nihai olarak nasıl çıkartabiliriz, onu düşünmesi gerektiğini vurguladı.  

CHP’nin Kürt meselesine yaklaşımını dile getiren Tanrıkulu’nun açıklamaları salondaki izleyicilerin beğenisini kazandı. Bir izleyicinin “Bu sizin görüşünüz mü yoksa partinizin mi?” sorusu ile karşılaşan Tanrıkulu, “CHP Genel Başkan Yardımcısı olarak buradayım. Bu görüşlerimi yazılı olarak dağıttım. Yarın sabah saat 8’den itibaren partinin web sayfasında yer alacak.” cevabını verdi. 

TANRIKULU ANA DİLDE EĞİTİM İÇİN ANAYASANIN 42. MADDESİNİN DEĞİŞTİRİLMELİ

Gelen bir soru üzerine Tanrıkulu, “Ana Dilde Eğitim"i geçmişten farklı olarak, siyasi kutuplaşmanın odağı olmaktan çıkarmaları gerektiğini, “Ana Dilde Eğitim”in, Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde yazdığı gibi çocukların ve eğitim alanların yüksek çıkarları gözetilerek, ona uygun eğitim modelleri yaratılarak çözüleceğini belirtti. Bu konuda pedagoglarla birlikte çalışma içerisinde olduklarını, yakında öneride bulunacaklarını, Anayasa’nın 42. maddesi’nin de değişmesi gerektiğini vurguladı.

ÖCALAN SERBEST KALMALI


Oturumda konuşan Kerkük Valisi Necmettin Kerim ise Türkiye’nin geçmişte ABD’nin Afganistan’da yaptığı hataların benzerini yaptığını dile getirdi. Türk hükümetinin çözüm sürecinde iyi işler yaptığını belirten Kerim, hükümetin sınırlarını açması, Kürtlerin IŞİD’e karşı savaşmalarına yardım etmesi ve Abdullah Öcalan’ı serbest bırakması gerektiğini söyledi.

Ve Amerika’da bir Kürt oturumu daha böylece sona erdi. Akıllarda kalan soru ise Türkiye’deki silahlı şiddeti “terör” olarak değil “yöntem” olarak gören CHP Genel Başkan Yardımıcı Sezgin Tanrıkulu’nun kimi temsil ettiği oldu. Ve tabii ki Türk Milletini temsil eden Yüce Meclis’in bir üyesinin, Amerikan Bayrağı önünde Meclis’in özür dilemesi gerektiği konuları sıralarken yüzünün hiç mi kızarmadığı....

Konferansın son oturumuna ait video kaydı:
http://www.youtube.com/watch?v=BK5kaMbjmLQ
Sezgin Tanrıkulu’nun konuşması, videonun 2:18:00 dakikasında başlıyor.
*
Ortadoğu’da Yeni Kürt Realitesi: Riskler, Beklentiler ve Fırsatlar
Washington’da geçtiğimiz yıl Ekim ayında ilki düzenlenen Kürt Konferansı’nın ikincisi bu yıl 26 Eylül’de yapıldı. “Ortadoğu’da Yeni Kürt Realitesi: Riskler, Beklentiler ve Fırsatlar” adı altında düzenlenen konferans programına göre, Irak Parlamentosu’nun Êzidî üyesi Vian Dakheel, PYD Dış İlişkiler Komite Başkanı Alan Shemo, HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş konferansta konuşmacı olurken, PYD Eşbaşkanı Salih Muslim ise konferansa skype yoluyla bağlandı. Konferansta CHP’den de Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu konuşmacı olarak yer aldı. Geçen yıl olduğu gibi ABD’li siyasetçiler, diplomatlar, akademisyenler ve gazetecilerin de konferansa katılması bekleniyordu.

Haber analiz - Dicle Eroğul

Halkların Demokratik Partisi Washington, DC ofisinin düzenlediği konferansın duyurusu şöyle yapılmıştı:

Ortadoğu’da Yeni Kürt Realitesi: Riskler, Beklentiler ve Fırsatlar

26 Eylül 2014 8:00 – 17:00 
The National Press Club, Holeman Lounge
529 14th St NW Washington, DC 20045

Arap Baharı`nın yarattığı iyimserlik, çok hızlı bir biçimde yerini Orta Doğu genelinde olağanüstü bir şiddet dalgasına bıraktı. Irak`tan Libya`ya uzanan tüm coğrafya bir savaş alanına dönüştü. Sadece Suriye`deki savaş, yüzbinlerce can kaybına yol açarken görünürde hiçbir barış umudu yok. Irak, Suriye savaşının şu anda tam bir parçası. Lübnanlaştırma süreci, Suriye ve Irak`a hiç bu kadar yakın olmamışken, bu iki ülkede bir uzlaşma sağlanamazsa Lübnan da sıcak savaşın içerisine çekilebilir. İsrail-Filistin arasındaki son şiddet olayları bölgenin gergin siyasi ortamını daha da kötüleştirdi. Değişen bölgesel düzen tehlikelerin yanısıra fırsatlar da sunuyor: Daha da şiddetli ve diktatöryal rejimlerin tohumunu atmanın yanısıra demokratik vatandaşlık başlatmanın potansiyelini de taşımaktadır.  

Bu bölgesel çerçevenin içerisinde Kürdistan, birçok risklerin, beklentilerin ve fırsatların yurdu. Yavaş bir biçimde ve sorunlarla birlikte de olsa Türkiye`deki barış süreci devam ediyor. Suriye ve Irak`taki Kürler üzerine İslam Devleti denilen yapının saldırıları, belli başlı Kürt tarafları göreceli bir birlik içinde davranmaya teşvik etti. Ortadoğulu dört devletdeki “Kürt sorunu” daha da birbirine bağlandı ve bölge barış ve istikrarını sürdürmek ve güvence altına almak için Kürtlere adalet tedarik etmeyi zorunlu hale getirerek daha çok küreselleşti. Her ne kadar bölgesel güçler ve Batı, Kürtleri genellikle “sorunlu” bir halk olarak görseler de artık, Kürtlerin adalet, demokrasi ve bağımsızlık için mücadelelerinin aslında, 21. yüzyılda bölgesel barış için çok şeyler sunabileceği hakkında gittikçe artan oranda farkındalık oluşmaya başladı.    

Böyle bir vizyonla sizleri, Türkiye, Suriye, Irak ve ABD`den akademisyenleri, uzmanları ve siyasetçileri, hızla dönüşmekte olan Ortadoğu`da Kürtlerin durumunu tartışmak üzere ve Amerika Birleşik Devletlerindeki genel kamuoyu ve politika oluşturucularının yanısıra konferans katılımcıları arasında diyaloğu teşvik etmek için biraraya getiren ikinci Washington Konferansımıza davet ediyoruz. 


Açılış, Mehmet Yüksel, Washington HDP Temsilcisi
Oturum I: Irak Kürdistanı`nda Ezidilerin ve Hıristiyanların Geleceği
8:30 – 9:50

Moderatör: Kirmanj Gundi, Prof. Tennessee State Universitesi Eğitici Yönetimi ve Liderlik Bölümü
• Karwan Zebari, Kürdistan Bölgesel Hükümeti (KRG)`de Kongresel & Akademik İşler Direktörü, Washington, DC
• Vian Dakheel, Iraqi Parlamentosu`nda Ezidi MV
• Dakhil Shammo Elias, Amerikan Ezidi Merkezi Direktörü – DC
• Abraham Miksi-Sahdo, Siyasi İşler, Amerikan Süryani Birliği

Soru & Cevap Bölümü

Oturum II: Suriye`deki Kürt Durumu: Gelecek için Demokratik bir Model
10:00 – 12:00

Açış Konuşmacısı: Salih Müslim, Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eşbaşkanı (Skype aracılığıyla) 

Soru & Cevap Bölümü

Moderatör: Gönül Tol, Türk Araştırmaları için Ortadoğu Enstitüsü`nün Kurucu Direktörü
• Alan Shemo, Demokratik Birlik Partisi (PYD) Üyesi, Dış İlişkiler Komitesi
• Ruşen Çakır, Türkiye ve Ortadoğu üzerine Siyaset Analizcisi
• Mutlu Civiroğlu, Kürt Meseleleri Analizcisi
• Ruken Işık, PhD Öğrenci, Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları üzerine Yoğunlaşmakta, Maryland Üniversitesi (UMBC)

Soru & Cevap Bölümü

Oturum III: Türkiye`deki Barış Süreci 
13:00 – 14:50

Moderatör: Hisyar Özsoy, Yrd. Prof. Sosyokültürel Antropoloji, Michigan-Flint Üniversitesi
• Kadir Üstün, Araştırma Direktörü, SETA Kuruluşu, Washington, DC
• Henri J. Barkey, Lehigh Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü 
• Nazmi Gür, Halkların Demokratik partisi (HDP) Başkan Yardımcısı 

Soru & Cevap Bölümü

Oturum IV: Amerika Birleşik Devletleri, Kürtler, ve Ortadoğu`nun Geleceği
15:00 – 17:00

Moderatör: Luqman Barwari, Kuzey Amerika Kürt Ulusal Kongresi Başkanı
• Michael Werz, Kıdemli Uzman, Amerikan Gelişmesi için Merkez
• Sezgin Tanrikulu, Cumuriyet Halk Partisi CHP) Başkan Yardımcısı
• Najmaldin Karim, Kerkük Valisi
• Selahattin Demirtaş,  Halkların Demokratik partisi (HDP) Eşbaşkanı

Soru & Cevap Bölümü

http://www.cagdasulusalcizgi.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright@cagdasulusalcizgi.com