CHP Mersin’de entrika | ÇAĞDAŞ ULUSAL ÇİZGİ
Ana Sayfa
Dolar : 3,5213 Euro : 4,1440 Bist : 107.202
Ana Sayfa >>CHP Mersin’de entrika 22.10.2014 05:35

CHP Mersin’de entrika

İstifa eden 13 kişi, kendi başlarına bir araya gelip mi istifa kararı almışlardı

Her yiğidin gönlünde bir aslan yatar. Bizim CHP’nin yiğitlerinin gönlünde de çeşit çeşit aslan yatıyor. Geçtiğimiz günlerde, CHP’nin bazı yiğitleri, gönüllerinde yatan aslanları birlik edip, il yönetimini alaşağı ettiler. İşin en ilginç tarafı, il yönetiminin düşmesi için istifa eden 13 kişiden 12’sinin; makalelerim dediği yazıları başkalarından kopyalayıp altına imzasını atarak yayınladığı yani “intihalci” olduğu Mersin 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/269 esas, 2013/948 sayılı kararıyla tescil edilmiş bir şahsı seçmeleriydi. Bu şahsın, bu mahkeme kararına rağmen CHP İl Başkan yardımcısı olması da apayrı ilginç bir durumdu.

CHP İl Yönetiminden istifa eden diğer 12 kişi adına da açıklama yapan bu 13. şahıs, “(…)Mersin’e hizmet ancak doğru, akılcı, kendi siyasi egolarından uzak, örgütler arasında sevgiyi, saygıyı, barışı ve uyumu tesis eden, kişisellikten uzak, iktidar olmayı kendine birincil hedef edinen, seçmenin taleplerine açık, samimi cevap verebilen yapıları kurmakla mümkündür.” İfadelerini kullanmasının üzerinden daha bir hafta bile geçmeden istifa etmeyen bir CHP İl Yöneticisiyle, hem de CHP Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl’ün önünde yumruklaşarak; sevgiyi, saygıyı, barışı ve uyumu ne kadar umursadığını gösterdi.

İstifa eden 13 kişi, kendi başlarına bir araya gelip mi istifa kararı almışlardı? Yoksa gönüllerinde yatan aslanları birleştiren CHP yiğitleri mi onları bir araya getirmişti? Seçimden sonra bu kadar zaman geçmesine rağmen, neden bu gün istifa edip CHP İl yönetimini düşürmüşlerdi?

Bundan bir süre önce CHP MYK’nın aldığı karlardan anlaşıldı ki olağan kurultay seçimden önce yapılmayacak… Dolayısıyla, Gönüllerindeki aslanları birleştiren yiğitler, seçime gönüllerindeki aslanlara alan açacak bir il yönetimiyle giremeyecek…

Kolları sıvadılar, 13 il yöneticisini bir araya getirdiler, onları il yönetimini düşürme ikna ettiler. Bu işin başarılmasına da Kurultay’da Parti Meclisi üyeliğine aday olup, hatırı sayılacak bir oy alan başka bir siyasetçinin maddi manevi çok emeği geçti. Organizasyon, onun bürosunda yapıldı.

Sabık İl Başkanının, seçim sonrası değerlendirmeleri yapıldıktan sonra İl Örgütünü kongreye götürmesi daha sağlıklı sonuçlar doğuracak bir tutum olacaktı. Bunun da altını çizelim.

İl yönetiminin düşürülerek, tüzük gereği atanacak kayyumun il örgütünü kongreye götürmesi planı, yerel seçimler öncesinde yapılan bir planın parçasıydı.

Plan neydi?

Planın baş mimarı, CHP Parti Meclisi Üyesi ve Kurultay’da iki ayrı listede adının olmasına rağmen,”hiçbir listede adımın olmamasına rağmen delege beni destekledi” şeklinde gerçek dışı beyanıyla parti tabanına delege desteği olduğu izlenimi veren eski bir siyasetçiydi. Televizyon programlarında söyledikleriyle, Mersin ilçelerinde konuşurken söylediklerinin birbirinden farklı olduğu CHP tabanının gözünden kaçmıyordu. Nitekim o ve gönüllerinde aslan yatan yiğitlerin bir bölümü, Tarsus’ta “parti aleyhine çalışmakla” suçlanarak tepki aldılar. Anamur’da üyelerin benzer tepkiler gösterdiği konusunda duyumlarımız var.

Planın baş mimarı olan kendini kurt sanan bu siyasetçi, gönlünde yatan “genel başkanlık” aslanının önünü açmak için bir strateji geliştirdi. Stratejisinin temel dayanağı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yıpranmasıydı. O yüzden de Kılıçdaroğlu’nun “Sorumluluk benim” diyerek Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olarak atadığı Macit Özcan’a seçim kaybettirilmesi gerekiyordu. O, dört Mersin milletvekilinden üçü, eski bir bakan olan aday adayı ve bir araya geldiler. Onlara CHP`liliği sözde kimseye bırakmayan başkaları da katıldı. Gönüllerinde yatan aslanları birleştirdiler. Mutabakat sağladılar.

 Macit Özcan’dan kurtulmanın gerektiği algısı yaratıldı. Bazıları, sadece bu fikre katıldılar. O, bazı aday adayları ve başka pek çok kimse hatta bir milletvekili de Macit Özcan’a, dolayısıyla da CHP’ye büyükşehirde seçim kaybettirmek için canla başla çalıştılar. Bunu yaparken, CHP’nin başına ne geleceğini ve Büyükşehir Belediyesinde çalışan pek çok kişinin işini kaybetme olasılığını umursamadılar. CHP’ye karşı çalışanı da çalışmayanı da CHP tabanı yakından izlediğinden biliyor. Onlara gelecekte karşılığını verecektir.

Planın birinci aşaması gerçekleşti. CHP Mersin Büyükşehiri kaybetti…

Bu sırada, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu yıpranmak için ne mümkünse yapıyor, kendi deyimiyle “seçimlerde alacakları oyda anlamlı düşüşü” sağlamak için çabalıyordu. Kendini kurt sanan siyasetçinin genel başkan olmak için tek eksiği, kendisin destekleyecek bir Mersin İl Örgütüydü.

MYK, kongreleri seçim sonuna erteleyince, Sabık İl Başkanını günah keçisi yapıp il yönetimini düşürerek tüzük gereği İl Örgütünün kongreye götürülmesi bir “B” planı olarak gündeme geldi.

Bu yiğitler, bu hesapları yaparken, delegenin kendi istedikleri doğrultuda bir il yönetiminin oluşmasına oy vereceğini hesap ediyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar, tabanın göz yumacağını düşünüyorlar. Parti tabanını hiç hesaba katmıyorlar.

 Ancak neler yaptıklarını bilen delege tabanı ayaklarının altından kaymıştır. Evdeki hesaplarına bu sefer çarşı uymayacaktır.

Not: Bu yazdıklarımdan, İl Örgütünün kongreye gitmesinin yanlış olduğunu savunduğum düşünülmesin. Ben sadece, CHP Mersin İl Örgütünü istedikleri gibi şekillendirebileceklerini sanan ve partiliyi koyun gibi kendi amaçları doğrultusunda güdebileceğine inananlara karşı yazdım.  

http://www.cagdasulusalcizgi.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright@cagdasulusalcizgi.com