Dolar’ın önlenemeyen yükselişi | ÇAĞDAŞ ULUSAL ÇİZGİ
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Dolar’ın önlenemeyen yükselişi 27.05.2018 23:57

Dolar’ın önlenemeyen yükselişi

Türkiye geleceğini harcayarak büyüyordu…

Faik Öztrak, canlı yayında “Bizim kurduğumuz sistemi devam ettirdiler. 2007’de Dünya Bankası Başkanı, sıcak para olanaklarının daraldığını söyledi. Ama tedbir almadılar.” Dedi.

Neydi kurdukları sistem: Düşük sabit kur, yüksek faiz; kazanca koşan yabancı yatırımcı…

Türkiye cari açığını yıllarca böyle kapatarak yürüdü.

Düşük kur, yüksek faiz, cari açığı kapatmak için ülkeye sıcak para girişini sağlıyordu. Bir de kötü etkisi fardı. Kur gerçeğinden düşük olduğu için yerli sanayici yabancı mallar karşısında fiyat tutturamaz oldu. Düşük kur nedeniyle içeride üretilen malların fiyatı yüksek kalırken ithal edilen malların fiyatı ucuz kaldı. Türkiye üretmek yerine ithal eden bir ülke haline geldi. Sanayici, üretmek yerine fabrikasını kapatıp ithal mallar satmaya girişti…

Bu durum işsizliğin de hızla artmasına yol açtı.

Türkiye ekonomisi büyüyordu. Ama ithalat yaparak. Dahilde üretim yaparak yaratacağı katma değerin yerini borçlanmayla doldurarak...

Türkiye, dış borç bulabilmek için iyi görüntü vermeli, ekonomi büyümeyi sürdürmeliydi. Ekonomik büyümenin en kolay yolu da inşaat yapmaktı. Konut sektörü canlandırıldı. Kamu yatırımlarına ağırlık verildi. Yollar, köprüler, tüneller, koca koca binalar yapıldı…

Bir yandan da ithalat hız kesmeden sürüyor, Türkiye bir borç ve faiz batağına doğru sürükleniyordu…

Büyümek için yurttaş para harcamalı, alış veriş yapmalıydı. Ona da borcu borçla çevirme öğretildi. Herkese bireysel krediler, kredi kartları verildi. Yurttaş, bir kredi kartından çekip diğerinin borcunu öder, bir bankadan kredi alır diğer bankaya borcunu öder hale geldi…

Türkiye Ekonomik büyümesini bu yolla sürdürürken gelir dağlımı hızla bozuldu. Yoksulluk ve yoksulların sayısı hızla arttı. Para harcayabilen yurttaş da uçan kuşa borçlu hale geldi…

Türkiye geleceğini harcayarak büyüyordu…

Türkiye büyürken, cari açık, dış borç da birlikte büyüyordu. Büyüme uğruna mali disiplin de bırakılınca açıklara bütçe açığı eklendi.

Türkiye artık üretmiyordu. İthalat ve borçlanma yapısal hale geldi. Borçlanmanın maliyeti de giderek artıyordu.

Üretmeden tüketmeyi sürdürmenin sonucu enflasyondu. Fiyatlar düzenli biçimde artmaya başladı. Döviz talebi de yüksel meblağlara çıkınca yabancı paralar Türk lirası karşısında baş döndürücü yükselişine başladı.

Yapısallaşmış bir kriz faiz artırımıyla çözülür mü? Çözülmediğini Merkez Bankasının faiz artırımından sonra gerileyen dövizin kısa sürede tekrar yükselişe geçmesinden anlıyoruz.

Her işin başı üretim. Üretmeden büyürken enflasyon, işsizlik de büyür. Gelir dağılımı bozulur, Yoksulluk artar. Ekonomi kolay kolay üstesinden gelinemeyecek krizlere hazır olur…

Krizden çıkışın yolu üreten Türkiye’yi yeniden kurmak.

Ekonomik dengeleri geçici sağlamaya dönük önlemlerden söz etmiyorum.

 Bu önlemler alınsa da dibe vuruş kaçınılmaz görünüyor.

Üreten Türkiye’yi yeniden kuralım.

Ender Erdemil 25 Mayıs 2018 

http://www.cagdasulusalcizgi.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright@cagdasulusalcizgi.com