Hırant’ın yoldaşı Kırıkknat’a birinci yanıt | ÇAĞDAŞ ULUSAL ÇİZGİ
Ana Sayfa
Dolar : 3,5169 Euro : 4,1381 Bist : 107.202
Ana Sayfa >>Hırant’ın yoldaşı Kırıkknat’a birinci yanıt 26.01.2015 13:36

Hırant’ın yoldaşı Kırıkknat’a birinci yanıt

Daha önce gazetemizde Avrupa Birliği fonlarından yararlandığı bilgisini içeren bir yazı yayınlamıştık. Kırıkkanat da bir açıklama yapıp “yararlandım ama sorun bakalım neden? “biçiminde savunmuştu yaptığını

Mine Kırıkkanat, Cumhuriyet’te yazmış. “Bizim yoldaşımız Hırant” Kırıkkanat,  aşağıdaki yazıda yer alan metinin altına imza koyup Ermenilerden özür dileyenlerden. Daha önce gazetemizde Avrupa Birliği fonlarından yararlandığı bilgisini içeren bir yazı yayınlamıştık. Kırıkkanat da bir açıklama yapıp “yararlandım ama sorun bakalım neden? “biçiminde savunmuştu yaptığını. AB’den para alan bedelini öder. Mine Kırıkkanat da kırık kanadıyla Ermeni soykırımı yalanına kol kanat gererek bedel ödüyor. Ona birinci yanıtımızı 15 Aralık 2008 tarihinde yayınladığımız bu yazımızla vermişiz. Bir başka yanıt da 2007 Yılının Aralık ayı başlarında Adana/Seyhan Otelinde; o zaman Türk Tarih Kurumu Başkanı olan Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu’ndan gelmişti. Tabii bu yanıtlar, AB fonlarından aldıklarının bedelini ödeyenlerin yüzünü kızartmak şöyle dursun, onlara uyarı bile sayılmaz… 


Özür diliyorlarmış!
 

ender erdemil

Türkiye’de bazı “aydın” kişiler, aşağıdaki bildirgeyi yayınlayarak  Ermeni kardeşlerinden özür diliyorlarmış. 

“1915’te Osmanlı Ermenilerinin maruz kaldığı Büyük Felaket’e duyarsız kalınmasını, bunun inkar edilmesini kabul etmiyor, Bu adaletsizliği reddediyor, kendi payıma Ermeni kardeşlerimin duygu ve acılarını paylaşıyor, onlardan özür diliyorum.” 

Dikkat ederseniz, “soykırım” dan söz edilmiyor. Ama reddedilmesi de kabul edilmiyor. “Soykırım”sözcüğünün kullanılmamış olması; daha geniş bir grup insan tarafından kabul görmesi için düşünülmüş olsa gerek.   

Birkaç yıl önce; hatırlamadığım bir tarihte, TRT2 Televizyonunda Ermeni iddialarıyla ilgili bir belgesel izliyorum. O günleri yaşamış; Vanlı bir yaşlı köylü, bir yandan ağlıyor, bir yandan anlatıyor:  

“Herkesi bir ahıra doldurdular. Bir mandanın sırtına bir yorgan sarıp üzerine benzin ( yada gazyağı) döktüler. Yorganı ateşe verip mandayı ahıra, insanların arasına saldılar.”  

Tarsus tarafından Adana’ya girerken, Şakirpaşa’dan önce “Şehitlik” Tren İstasyonu vardır. İstasyon Yeşiloba’dadır. Ermeni çeteciler, Yeşiloba’da bir köy ahalisini bir konağa doldurarak kurşunlayıp öldürmüştür. Bu İstasyonun adını şehitlik olmasının nedeni de budur.  

Katliamı yapan çeteciler, tehcir yoluyla Türkiye’den gönderilmiş, daha sonra Fransız Üniformasıyla Adana’yı ve Mersin’i işgale etmek için geri dönmüş Ermenilerdir. 

Ermeniler bu Büyük Felaketler’e maruz kalan Türk kardeşlerinden özür dileyecekler midir? 

Kuşkusuz dilemeyecekler. Dileyecek olsalardı çeşitli ülkelerde onlarca diplomatımız ASALA’nın gözü dönmüş katillerince şehit edilmezlerdi. 

1915 yılı ve Ermeni Tehciri iyi anlaşılmalıdır. Osmanlı savaşta güvenliği için yapması gerekeni yapmış, Ruslarla işbirliği yapan Ermenileri güvenliklerini azami ölçüde sağlamaya çalışarak Suriye’ye göndermiştir. Bu sırada Türklerin’de, Ermenilerin’de da maruz kaldıkları kanlı olaylar olmuştur. Bu konu ile ilgili belgeler ve geniş bilgi sır değildir. Arayan rahatlıkla ulaşabilir.  
İddialara göre “soykırıma” tabi tutularak öldürülen Ermenilerin sayısı 1.5 milyondur. Ancak o tarihte Anadolu’da yaşayan Ermenilerin sayısı; çeşitli kaynaklarca verilen rakamlar arasından en büyüğünü alırsak, 1 milyon 250 bindir. Bu rakam bile yalanın nasıl “kuyruklu” olduğunu kanıtlamaya yeter.

Soykırım, en ağır ve en iğrenç suçtur. Ulus onurumuzu yok etmek, Bize “soykırım” yalanını kabul ettirerek ezip, ulusumuzu ne denirse yapan bir koyun sürüsü haline getirmek isteyen AB’nin ve ABD’nin desteklediği Ermeni tezlerinin arkasında durarak “özür dilemek” kendi ulusuna ihanet etmektir.  
Özür dileyen hanımlar ve beyler, çoğunluğunuz bu ulusun evlatlarısınız 
Size ne oldu da ulus onurunuzdan vazgeçmeye bu kadar heveslendiniz?
Size ne oldu da sizi bağrından çıkaran ulusunuzu aşağılar oldunuz?

Unutmayın! Ulus onurunuzu yitirdiğinizde birer “hiç”siniz. 

Ender Erdemil 15 Aralık 2008

 

http://www.cagdasulusalcizgi.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright@cagdasulusalcizgi.com