Kobani düşerse çözüm süreci biter mi? | ÇAĞDAŞ ULUSAL ÇİZGİ
Ana Sayfa
Dolar : 3,6673 Euro : 4,3165 Bist : 106.991
Ana Sayfa >>Kobani düşerse çözüm süreci biter mi? 08.10.2014 06:53

Kobani düşerse çözüm süreci biter mi?

Erdoğan, Birleşmiş Milletlerde yaptığı konuşmadan bu yana IŞİD’le PKK’yı aynı kefeye koyarak çözüm sürecini bitirmiş görünüyor

Adana’da Kobani’ye destek eylemine katılan HDP Grup Başkan Vekili Pervin Buldan çözüm sürecinin devamı için Kobani’ye doğrusu Ayn Al- Arab’a sahip çıkılmasını istemiş. Kimden istemiş? Beğenmediği TC Hükümetinden. Başka kimden istemiş? Türk Silahlı Kuvvetlerinden. Temsil ettiği güçlerin Güneydoğu’da “işgalcidir” dediği, pusuya düşürüp evlatlarını şehit ettiği Türk Silahlı Kuvvetlerinden. Demokratik özerklik çerçevesinde ve açılım ve çözüm süreçleri kapsamında, Güneydoğu’ya karakol istemeyen, askerin çekilmesini isteyen, kendi güvenliklerini kendilerinin sağlayacağını iddia eden güçler adına Pervin Buldan, Beğenmediği TC Hükümetine ve Türk Silahlı Kuvvetlerine avuç açmış durumda.

Selahattin Demirtaş, TC Hükümetinden IŞİD’e karşı kullanılmak üzere silah istiyor. O silah isterken temsil ettiği güçler Türkiye’yi savaş alanına çeviriyor. Amaçları IŞİD’i protesto etmek. Bu amaçla, önlerine gelen araçları yakıyorlar. Belediye otobüslerini ve çöp kamyonlarını yakıyorlar. Okulları, Kızıltepe’de Vergi dairesini yakıyorlar. Kızılay’ı kan toplama araçlarını yakıyorlar. Mersin’de Türk bayrağı asılı bir apartmanı taşlıyorlar. Türk bayrağını yakıyorlar. Atatürk heykellerini yakıyorlar. Selahattin Demirtaş’ın istediği silahlar ellerine geçerse nasıl kullanacaklarını gösteriyorlar.

IŞİD’e direnemeyenler, “çözüm süreci sekteye uğramasın” diye elleri kolları bağlanmış güvenlik güçleri karşısında aslan kesiliyorlar. Türkiye’de her yeri “Kobani’ye” çevirmek için ne mümkünse yapıyorlar.

Bunlar, Türkiye’den Ayn Al-Arab’a yardım etmesini istiyorlar. Ama sanki yardım değil, Türkiye’den “haraç” istiyorlar.

Gerilim artıyor. Vatandaşın sabrının sınırlarını zorluyorlar. Pek çok yerlerde göstericilere karşı çıkan vatandaşlarla göstericiler arasında çatışmalar oluyor. İstanbul’da PKK teröristlerini polis kurtarıyor vatandaşın elinden…

Hizbullah’la PKK arasında çatışma çıkıyor…

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslâhiye’de “tercüman eşliğinde” konuşuyor. Uçuşa yasak bölge istiyor…

Uçuşa yasak bölgenin mantığı

Suriye’de uçuşa yasak bir bölge oluşturulmasının mantığını anlamak mümkün değil. Suriye, IŞİD’e karşı Türk sınırına yakın yerlerde düzenlediği hava saldırılarını Türkiye’nin engellediğinden şikâyetçi. Hedef IŞİD’se Suriye’nin hedefi de aynı. Esad PYD ile sorunlarını önceki tarihlerde çözmüştü. Bölgede yaşayan Kürtler için tehdit oluşturmuyor. Bu yüzden de IŞİD’le savaşması mantığa en uygun olan Esad’a bağlı Suriye ordusudur.

O zaman uçuşa yasaklanmış bölge isteğinden tek anlam çıkıyor. Geçmişte Irak’ta olduğu gibi, Suriye’den koparılacak bir bölge oluşturmak. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve Başbakan Davutoğlu’nun Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygıları buraya kadar.

Çözüm sürecinin sonu geldi mi?

Karayılan çözüm sürecinin bittiğini daha önce açıklamıştı. Şimdi de etnik Kürt siyaseti yapanlar “Çözüm süreci biter haaa!” şeklinde beğenmedikleri TC Hükümetine “şantaj” yapıyorlar. Buldan, "Kobani düşmemiştir, asla düşmeyecektir. Kobani düşerse, Adana düşer, Kobani düşerse Ankara düşer. Kobani düşerse Türkiye düşer. Bölge Kürt halklarının tamamı Kobani`ye sahip çıkacaktır. İmralı ile yapılan görüşmelerde de bu dile gelmiştir. Kobani düşerse çözüm süreci de biter." İfadeleriyle İmralı’da verilen sözleri de tutmasını istiyor Erdoğan’dan.  Bedhê Köyü’nde IŞİD saldırılarını protesto eden göstericilere konuşan Demirtaş, “Bu saatten sonra geri adım yok. 7’den 70’e direneceğiz.” dedi. Kime karşı direnileceğini de açıklamadı. IŞİD’e mi, Türkiye Cumhuriyetine mi?

Erdoğan, Birleşmiş Milletlerde yaptığı konuşmadan bu yana IŞİD’le PKK’yı aynı kefeye koyarak çözüm sürecini bitirmiş görünüyor. Büyük olasılıkla PKK teröristlerinin Türkiye’nin çeşitli kentlerinde estirdikleri terör havası bu yüzden.  

Erdoğan, AKP’nin iktidara geldiği günden bu yana Türkiye’yi bugünlere hazırladı. Belki başına bu kadar çok işin gelebileceğini hesap etmedi. Altından kalkabileceğini düşündü. Öyle ya Türkiye güçlü bir ülkeydi. Güçlü bir silahlı kuvvetleri vardı. Silahlı Kuvvetlerin komutanlarını içeri attırdı. Çeşitli davalarla itibarının zedelenmesine yol açtı. PKK karşısında elini kolunu bağlayarak da kımıldayamaz hale getirdi. Bu sürede, Ülkenin bir bölümünde devlet egemenliği de elden çıkmış oldu. Dış politikada da itibarı zedelenince eski Güçlü Türkiye’den geriye sadece Erdoğan’ın hırsıyla Davutoğlu’nun gururu kaldı.

Türkiye yeni döneme giriyor

2015 seçimlerinden sonra başkanlık sistemini kurmayı kafasına koyan Erdoğan, iktidarı paylaşmak istemiyor. Bugüne kadar, iktidarı paylaşması olası güçleri bir bir tasfiye etti. Orduyu, yargıyı bağımsız davranamaz hale getirdi. Karşısında gelecekte iktidarı paylaşma olasılığı olan tek güç olarak PKK kalmıştır. Silahı, etkinliği ve aldığı uluslar arası destekle Erdoğan’ın gelecekte iktidarı paylaşma olasılığı olan tek güç olarak karşısındadır. Erdoğan; Kürt sorununu PKK’sız çözmek için gerekeni yapacak gibi görünüyor.

http://www.cagdasulusalcizgi.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright@cagdasulusalcizgi.com