Nilgün Derviş… Sahipsiz hayvanlara adanmış bir ömür | ÇAĞDAŞ ULUSAL ÇİZGİ
Ana Sayfa
Dolar : 3,6673 Euro : 4,3165 Bist : 106.991
Ana Sayfa >>Nilgün Derviş… Sahipsiz hayvanlara adanmış bir ömür 20.07.2015 00:38

Nilgün Derviş… Sahipsiz hayvanlara adanmış bir ömür

Önce hayvan korumacılığına adanmış bir hayata saygı

Nilgün Derviş, ufak tefek, minyon bir hanım. Ufak tefek ama yaptığı işler büyük.

Mersin’de hayvan korumacılığının mimarı.

Hayvan haklarını korumanın mühendisi…

Mersin Hayvan Dostları Derneğinin kurucusu ve başkanı…

Şu günlerde Mersin Üniversitesi içinde yer alan Kampus Geçici Hayvan Bakımevini yönetiyor. Bu yüzden de hayvan hakları savunucusu olduğunu söyleyen bazı çevrelerin yoğun saldırısıyla yüzleşiyor.

Tanımayanlar için anlatalım:

Nilgün Derviş, evinde kedisi köpeği olan kendi halinde bir hayvan severken, yavruları olan bir anne köpeğin başına gelenlere tanık oldu. O gün hayvan korumacılığı işine kafa yormaya başladı.

Yıl, 1999… Daha 5199 sayılı Hayvanları Koruma kanununun adı bile ortada yok…

Bir yandan sokakta yaşayan hayvanları doyururken bir yandan da bu işi nasıl yapacağını araştırdı. Bir dernek kurmaya karar verdi.

Ancak tanıdığı çok fazla hayvan sever yoktu. Bir broşür bastırdı. Parklarda hayvanlarını gezdiren hayvan sahiplerine dağıttı. Çok geçmeden, çağrılarına yanıt almaya başladı. İlk yanıt, İngiliz asıllı Jaklin Haşimoğlu’ndan geldi…

1999 yılının Kasım ayında, O zamanın Mezitli Belediye başkanı Nuri Hocaoğlu’nun tahsis ettiği 400 metrekarelik bir alanda Nilgün Derviş ve arkadaşları, 50 kediyi ve 200 köpeği barındıracak bir barınak kurdular. Bu süre içinde belediyelerle de ilişkiler de kurmuştu. Barınağın yapılması üzerine belediyeler, köpekleri itlaf etmek yerine toplayıp barınağa getirmeye başladılar. Kısa sürede köpek sayısı 400’ün üzerine çıktı.

Barınakta barındırdıkları hayvanları, lokantalardan ve toplu yemek veren çeşitli kurumlardan topladığı yemek artıklarını kendi arabasıyla taşıyarak besledi.

Derme çatma bir barınakla bu işin yürümeyeceği belliydi. Büyükşehir Belediyesinin o zamanki Başkanı Macit Özcan’ı bir barınak yapmaya ikna etti.

Ancak barınaklar hakkında hiçbir fikri yoktu. Adana barınağını görmeye gitti. Burada Nesrin Çıtırık’la tanıştı.

Adana barınağında, yeri uygun olmasına rağmen, köpeklerin tasnifinin iyi yapılmadığını gözledi. Nesrin Çıtırık’la birlikte, barınakta köpek tasnifini yaparak Adana barınağını daha işlevsel hale getirdiler. (tasnif; boylarına ve huylarına göre birlikte yaşayamayacak, birbirlerine zarar vermesi olası köpekleri ayrı padoklara koymak bir arada tutmamak anlamındadır)

Mersin’de barınak için bir yer bulmak zordu. Şimdi Gözne yolunda faaliyet gösteren barınağın yeri, Soda Sanayinin terk ettiği taş ocağıydı. Büyük çabalarla Orman Bölge Müdürlüğünden, oranın barınak için tahsis edilmesini sağladılar.

Barınak inşaatının başlaması, Belediyenin hantal çalışması nedeniyle uzun sürdü. Sonunda 2002 yılının Kasım Ayında barınak inşaatı tamamlandı; Mezitli barınağı oraya taşındı…

5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu bundan iki yıl sonra, 2004 yılında, Yönetmelik de kanundan iki yıl sonra; 2006’da çıkacaktı…

Barınak Belediyece köpekler için düşünülmüş ve yapılmıştı. Bu yüzden kediler için yapılan bir şey yoktu. Buna rağmen belediye kedileri topluyor, dar kafeslerde tutuyordu. Kedi sayısı çoğalınca Gözne yolundaki barınağa yakın bir yerde kedileri için bir barınma yeri yapıldı. Ancak tıbbı yardım alamıyordu kediler. Beslenmeleri konusunda da belediye çaba harcamıyordu.

Bu durum 2007 yılına kadar sürdü. Belediyenin sahipsiz kedilere sahip çıkmaya niyetinin olmadığı anlaşılmıştı. 12 Şubat 2007 tarihinde toplanan İl Hayvanları Koruma Kurulu, Nilgün Derviş’in talebiyle kedilerin gözetilmesi işini Mersin Hayvan Dostları Derneğine bıraktı. Karara göre Belediye Derneğe destek olacak,  barınaktaki ameliyathane haftada bir gün kedilerin kısırlaştırılmasında kullanılacaktı. Ancak işler İl Hayvanları koruma Kurulunun kararına göre yürümedi.

 Nilgün Derviş ve arkadaşları, Mahmut Aslan’ın desteğiyle bir süre har ay 120 kedinin kısırlaştırmasını özel bir klinikte yaptırdı…  Bunun yanında kaza geçiren, yaralanan ve yardıma muhtaç kediler de başka sponsorların desteğiyle özel kliniklerde tedavi görüyordu…

Mersin’e bir kedi evi yapılması zorunlu hale gelmişti. Yer bulmak güçtü. Orman Bölge Müdürlüğü henüz bu işler için arazi tahsisi yapamıyordu…

Hayvan Dostu olan  (O dönem MEÜ Tıp Fakültesi Dekanı) Prof Dr. Güliz İkizoğlu’nun aracılığıyla dönemin Rektörü Prof. Dr. Süha Aydın Mersin Üniversitesi içinde kedi evi için bir arazi tahsis etti.

Proje yapıldı, inşaata başlandı, ancak inşaat yaklaşık 2.5 yıl sürdü…

Bu arada Nilgün Derviş hayatını Yenişehir Belediyesinin dernek binası olarak verdiği bir ahşap kulübede, 160’dan fazla sakat ve bakıma muhtaç kediyle geçiriyordu. Hafta sonları da dahil, Nilgün Derviş burada yaklaşık 4.5 yıl geçirdi. Bir gün bile yemeklerini, bakımlarını aksatmadı. Sağlığı bozulduğu zamanlarda bile kedileri ihmal etmedi…

Uzun ve meşakkatli bir çalışma sonunda kedi evi inşaatı bitti. Barınak; kedilerin yanı sıra yaşlı, sakat, bakıma muhtaç, sokakta yaşayamayacağı için barınakta yaşamak zorunda kalan köpekleri de barındıracaktı. 

Mersin Üniversitesi, Büyükşehir Belediyesi ve Mersin Hayvan Dostları Derneği arasında bir protokol yapıldı. Barınağın mülkiyeti Üniversiteye ait olmak üzere, barınağın personel ihtiyacı ve giderleri Büyükşehir Belediyesi tarafından karşılanacak, Mersin hayvan Dostları derneği de işletmesinden sorumlu olacaktı…

Nilgün Derviş, Gözne yolundaki barınakta birikenler ve özel baktığı sakat ve bakıma muhtaç 300 kediyle barınağa taşınınca inşaatın yetersiz olduğu ortaya çıktı. Kediler tel örgülerden kaçabiliyordu.  Yağmur yağdığında padokları su basıyordu.

Dernek yöneticileri kaynak sağlayarak her yeri elden geçirdi. Tamirat ve tadilat yapıldı. Barınak kedileri barındırabilir hale getirildi. Hala da genişletme çalışmaları sürüyor.

Barınağın kuruluşuna evlerine çok sayıda kediye bakan ve bu işten sıkılmış pek çok hayvan sever çok sevindi. Evlerindeki kedileri getirip barınağa bıraktılar ve kurtuldular. Bunu da hiçbir kurala uymadan yaptılar. Hem kedi sayısı çoğaldı, hem de kedilerde sağlık sorunları ortaya çıktı. Getirilenlerin çoğu belki de hiç sokak görmemiş kedilerdi…

Bugün Türkiye’nin en başarılı barınaklarından biridir MEÜ Kampus Geçici hayvan Bakımevi. Son iki yılda 3000’den fazla kedi barınakta kısırlaştırıp yaşadıkları yerlere geri bırakıldı. Haziran ayında kısırlaştırılarak yaşadıkları yerlere geri bırakılan kedi sayısı 52dir.

Nilgün Derviş, hayatında sokak görmemiş kedileri başlarına ne geleceğini bilmediği bir maceraya atıp, sokağa salmadığı için istifçilikle suçlanıyor. Büyükşehir Belediyesi kedilere yaşama alanları yaptığında içlerinden sokakta alacağı destekle yaşamını sürdürebilecek olanları bırakacak. Bu kedilerin yaşama alanları ve besleme desteği olmadan hayatlarını sürdürebileceklerine inanmıyor. Çoğunun sokakta  yemek ve su bulamayacakları için ve/veya köpeklerin saldırıları sonucu öleceklerini düşünüyor. Bu yüzden de suçlanıyor.

İstifçilik, koruma içgüdüsüyle yapılan bilinçsiz bir eylemdir. İstifçi, hiçbir kedinin veya köpeğin sokaklarda başıboş yaşamasını istemez. Ona göre sokaklar hayvanlar için tehlikelerle doludur. Bu yüzden de karşılaştığını tel örgüye hapseder. Bir süre sonra iş istifçinin gücünü aşar, topladığı kediler ve köpekler bakımsız kalır aç kalır, durum daha kötü olur…

Nilgün Derviş’i suçlayan baylara ve bayanlara soruyorum:

 Mezitli’de ilk barınağı kurduğunda siz ne yapıyordunuz?

Mezitli deresinden sel gelip barınağı bastığında canını hiçe sayarak o köpekleri kurtarırken siz sokakta besleme mi yapıyordunuz?

Yoksa hayvan korumacılığından haberiniz mi yoktu?

Siz bu güne kadar kaç barınak kurdunuz, işlettiniz de Nilgün Derviş’in barınak işletmesini beceremediğini iddia ediyorsunuz?

Kampus geçici hayvan bakımevini kaçınız gördünüz?

Nilgün Derviş’i kaçınız tanıyorsunuz? Kaçınız onunla yüz yüze görüştünüz?

Hanginiz her akşam 20`den fazla yavru kediyi evinize taşıyıp onları 3 saatte bir biberonla besliyorsunuz?

Önce emeğe saygı.

Önce ustanıza saygı.

Önce hayvan korumacılığına adanmış bir hayata saygı…

http://www.cagdasulusalcizgi.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright@cagdasulusalcizgi.com