Ya ahlaki değerleri bir yana bırakmışlar, ya akılları ermiyor | ÇAĞDAŞ ULUSAL ÇİZGİ
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Ya ahlaki değerleri bir yana bırakmışlar, ya akılları ermiyor 17.03.2018 07:14

Ya ahlaki değerleri bir yana bırakmışlar, ya akılları ermiyor

Sosyal medyada hakaret içermeyen ifadelerle Cumhurbaşkanın eleştiren birini ihbar ederseniz Cumhurbaşkanına hakaret suçundan mahkûm olması kaçınılmazdır…

Üzerime atılı Cumhurbaşkanına Hakaret suçlamasıyla Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesinde süren dava sonuçlandı. İki yıldan az bir ceza aldık. Hakim hükmün açıklanmasını ileriki tarihe bıraktı. Yani ceza infaz edilmeyecek ama 5 yıl da aynı suçtan başka ceza almamam gerekecek…

Yazdıklarımızda suç sayılabilecek şeyler olmamasına rağmen, muhbir suçu icat ederek Bimer aracılığıyla suç duyurusu yaptı. Mahkeme dava açıldığını Cumhurbaşkanlığına bildirdi. Suçun mağduru Cumhurbaşkanıydı. Cumhurbaşkanlığı mahkemeye gönderdiği cevap yazısında: “Sayın Cumhurbaşkanımızın vekili tarafından gerek görülmesi halinde ayrıca müdahillik talebinde bulunulabileceği hususu göz önünde bulundurularak yargılamanın yürütülmesi…” belirtilmişti.

Bu durumda mahkemenin beraat kararı vermesi de mümkün olamazdı…

Mağdurunun Recep Tayyip Erdoğan olduğu tüm davalarda olduğu gibi ceza kararı çıktı…

Bu demektir ki, Sosyal medyada hakaret içermeyen ifadelerle Cumhurbaşkanın eleştiren birini ihbar ederseniz Cumhurbaşkanına hakaret suçundan mahkûm olması kaçınılmazdır…

Muhbirin bana husumeti var. 2013 yılından bu yana sosyal medya sayfasında bana hakaret ettiğinden dört kez mahkûm oldu. Bir keresinde de Cumhurbaşkanına hakaret ettiği gerekçesiyle mahkûm oldu. Cezası infaz edildi.

Cezası bitip özgür kaldığında gözü dönmüştü. Sosyal medya hesabından 208 kişi hakkında suç duyurusu yaptığını duyurdu.  Bunların çoğu Cumhurbaşkanına veya başka bir görevliye hakaret suçlamalarıydı. Husumet duyduğu herkesi ihbar ediyordu. Bunların çoğu suçu işleyip işlemediğine bakılmasızın cezalandırılacaktır. Zira onları yargılayan mahkemelere de “müdahillik talebinde bulunulabileceği hususu göz önünde bulundurularak yargılamanın yürütülmesi…” yazısı gidecektir…

Muhbirin yandaşları ve yardakçıları da var. Bunlar Muhbirin suç duyurularını beğeniyor, bu suç duyuruları sonucu verilen mahkûmiyet kararlarını da çılgınca alkışlıyorlar. Aralarında “kına” ve “şeker” dağıtanlar bile var. Sayıları azdır ama halleri ibret vericidir…

Oysa cezalar suçun işlenip işlenmediğine göre değil, mağdurun kim olduğuna göre veriliyor. (Bu değerlendirme gerçek hakaret edenleri kapsamıyor) 

Belki pek çok kişi işlemediği bir suçtan dolayı hürriyeti bağlayıcı cezalarla, yüksek para cezalarıyla karşı karşıya kalacak…

Muhbir için yapacak bir şey yok. Sosyal medya sayfasından duyurduğu gibi etiği (ahlakı) bir tarafa bırakmıştır. Kimlerin kötü olduğunu belirlemiş, kötülere etik davranılmayacağına inandırmıştı kendini…

Onu alkışlayanların durup ne yaptıklarını düşünmeleri gerekiyor. Alkışladıkları hukuk ve adalet değil kötülüğün ta kendisidir. Suçsuz insanların cezalandırılmasını, ülkeyi saran hukuksuzlukları alkışlıyorlar.

Muhbiri alkışlayanlar, sayfalarından Atatürk resimlerini ve Türk bayraklarını kaldırmalılar. Çünkü yaptıklarıyla onlar bağdaşmıyor.

Ya ahlakı bir yana bırakmışlar, ya da ne olduğuna akılları ermiyor…

Ender Erdemil 16 Mart 2018 

http://www.cagdasulusalcizgi.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright@cagdasulusalcizgi.com