Yaralıyız.  | ÇAĞDAŞ ULUSAL ÇİZGİ
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>Yaralıyız. 30.03.2019 14:10

Yaralıyız.

Ders verme. Kurtul!

Yaralıyız. Öyle ufak tefek yaralar da değil yaralarımız. Her biri ayrı dikiş gerektiren, bize kan kaybettiren yaralar…

Çiftçimiz üretemiyor. Yaralıyız.

Mazot, gübre, su, elektrik ateş pahası. Tohumluğun yanına yanaşılmıyor. Tüm bu maliyetlere katlanıp üreten çiftçimiz, hasat zamanı bakıyor ki ektiği üründe gümrük vergisi sıfırlanmış. İthalat başlıyor. Ürettiğini ederine satamıyor. Çiftçimiz yaralanıyor. Kan kaybediyor…

Sanayicimiz üretemiyor. Yaralıyız.

Sanayi üretiminde kullanılan girdilerin çoğu dışarıdan getiriliyor. Gerçi eskiden onların çoğu da ülkemizde üretilirdi. Döviz kurunu düşük tutup, dışarıdan gelen malın fiyatını bizimkinden ucuz edince. Onlar da üretilmez oldu.  Döviz de fırlayınca sanayicimiz, maliyet enflasyonuyla baş başa kaldı. Üretemez, üretse de ürettiğini satamaz oldu. Bir bir iflas edip üretimden çekiliyorlar. Sanayimiz, sanayicimiz yaralı. Kan kaybediyor…

İşçimiz geçinemiyor. Yaralıyız.

İşçimiz taşeron işverenlere mahkum edildi. 11 aylık sözleşmelerle çalıştırılıyor. Böyle olunca da kıdem tazminatı hakkından oluyor. Kıdem tazminatı hak etmek için bir işyerinde en az bir yıl yani 12 ay aralıksız çalışmış olmak gerekiyor. Taşeronlaşma bir yandan kıdem tazminatından ederken işçimizi, diğer yandan sendikasızlaştırıyor. Örgütsüz kalınca da işveren karşısında hakkını savunamayacak kadar güçsüz…

Bu yetmiyormuş gibi hızla artan gıda fiyatları işçimizin sabit gelirini eritiyor. İşçi ücretleri hızla yoksulluk, hatta açlık sınırının altına düşüyor.

Emeklimiz hızla yoksullaşıyor. Yaralıyız.

AKP iktidara geldiğinde emekliye çalışırken aldığı maaşın yüzde yetmişi bağlanırdı emekli maaşı olarak. Şimdi oran yüzde 34.5…

Emekli maaş artışları enflasyon hızının yanına yanaşamıyor. Emeklimiz hızla yoksullaşıyor. Aç kalma tehlikesiyle karşı karşıya…

Bir de yaşa takılan emeklilerimiz var. Çoğu sosyal güvenlik kurumlarına sigortalı olarak katıldıklarında emeklilikte yaş sınırı yoktu. Çalışma süresini ve gün sayısı olarak ödemesi gereken pirimi ödeyen emekli olabiliyordu. Sonra bir yasa çıkardılar. Hem ödenmesi gereken pirim gün sayısını artırdılar, hem de Emeklilik yaşını yükselttiler. Bu yasayla Çoğu çalışan emeklikte yaşa takılıp, maaşı henüz hak etmemiş sayıldı. Açlığa, yoksulluğa mahkum edildiler. Hukukun temel kuralıdır. Yasalar geriye doğru yürütülmez. Kazanılmış hak yeni yasayla yitirilmez. Yasa geri yürütüldü. Çalışanlar kazanılmış haklarını yitirdi. Yaralıyız. Kan kaybediyoruz…

Üniversitelerimiz bilim yuvası olmaktan çıkarıldı. Öğretim üyelerinin yerlerini hocalar aldı. Artık akademik kariyerin ön koşulu yandaşlıktır. Bilimsel yeterlilik mi? O bize gerekmez. İman kuvvetiyle yürürüz. Yaralıyız. Kan kaybediyoruz.

Diyorlar ki, beka sorunumuz var. Bu seçim ders verme seçimi değil.

Çözüm sürecinin mimarları, terör örgütünün hendek kazıp silahlanmasına göz yumanlar;  varsa bir beka sorunu, sorumlusudurlar.

Yaralıyız. Yaralarımız hala kanıyor.

Seçimler ders verme alanları değil. Siz bırakın ders vermeyi. Oylarınızı kullanırken, mutfağa, sofraya, tencereye bakın.

Siz oy kullanırken dindar görünümlü şarlatanların istismar ettiği, cinsel tacize, tecavüze uğrayan çocuklarımıza bakın.

Siz Aladağ’da aymazlıkla yanmalarına göz yumulan çocuklarımıza bakın.

Oy verirken bakacağınız o kadar çok şey var ki sayamadığımız; hayvancılığımızın durumu, Suriyelilere yapılan ayrımcılık, satılan fabrikalarımız, işsizlik,  daha pek çok şey. Ders vermek aklınıza bile gelmez. Kurtulmaktan başkasını düşünemezsiniz.

Siz bunlara ders vermeyin. Kanayan yaralarınıza bakıp oy verin.

Bu yaraları açanlar, yara tımar edemez.

Bunlardan kurtulmak için oy verin.

Sandığınıza da sahip çıkın.

Hadi Pazar günü hep beraber sandığa…

Ender Erdemil, 29 Mart 2019

http://www.cagdasulusalcizgi.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright@cagdasulusalcizgi.com