Aklın, sağduyunun yol göstericiliğine her zamandan daha çok ihtiyacımız var. | ÇAĞDAŞ ULUSAL ÇİZGİ
Ana Sayfa
Dolar : 3,5213 Euro : 4,1440 Bist : 107.202
Ana Sayfa >>Aklın, sağduyunun yol göstericiliğine her zamandan daha çok ihtiyacımız var. 20.07.2016 09:22

Aklın, sağduyunun yol göstericiliğine her zamandan daha çok ihtiyacımız var.

Onur Öymen Halk TV`ye darbe girişimi ile ilgili gelişmeleri değerlendirdi.

u darbe girişimi son derece vahim bir olaydır. Ne kadar kınansa azdır.

Sebebi ne olursa olsun, kim yapmış olursa olsun Türkiye 21. yüzyılda, hala darbe girişimlerinin yapılabildiği bir ülke haline getirilmemeliydi.

Çok sayıda insanın şehit olması de son derece elim bir durum yaratmıştır. Bu, Cumhuriyet tarihimizde örneği görülmeyen bir durumdur.

Halkın darbe girişimine tepki göstermesi hiç kuşkusuz olumludur. Darbelere de teröre de halk ne kadar tepki gösterse yeridir. Ancak bu yapılırken yasaların dışına çıkmamak lazımdır.

Güvenliği sağlamak her koşulda güvenlik güçlerinin işidir. Suçluları cezalandırmak da sokaktaki insanların değil yargının görevidir. Halkın darbe girişimcilerine doğrudan doğruya ceza vermeye kalkışması bazen insani ölçülerle hiç bağdaşmayan ve ağır suç oluşturan durumların ortaya çıkmasına ve ülkede kaosa yol açar.

Şimdi darbenin kaynağını araştırmak lazımdır. Bu girişimin sadece ordu içindeki küçük bir azınlığın işi olmadığı anlaşılıyor. Bunun arkasında kim var? İleri sürülen cemaat iddiaları göz ardı edilemez. Bu konuda diğer pek çok iddianın yanı sıra Emekli Amiral Türker Ertürk’ün bugün sosyal medyalarda yer alan yaşanmış gözlem ve tecrübeleri de dikkate alınmalıdır.

Peki, bu acaba sadece bir cemaatin işi midir? Başka dış bağlantıları var mıdır? Bu konuda siyasi sorumluluk taşıyan kimselerin iddiaları var, Amerika’dan da bu iddialara karşı tepkiler var. Umarız ki, bu iddialar doğru çıkmaz. Ancak işin bu boyutunu mutlaka araştırmak lazımdır.

Türkiye yabancı ülkelerden yönlendirilecek darbelerle idare edilebilecek bir ülke değildir. Stefan Kinzer’in Overthrow (Darbe) isimli kitabı büyük devletlerin başka ülkelerdeki hükümetleri devirmek için neler yaptıklarını örnekleriyle anlatıyor, komşumuz İran’dan başlamak üzere... Devleti yönetenlerin bu kitabı okumalarını tavsiye ederim.

Bu noktadan sonra sanıkların adil ve tarafsız biçimde yargılanması ve darbe girişiminin kaynaklarının ortaya çıkartılması yargının görevidir.

Siyasetçilere düşen en önemli görev ise bu vahim olaydan sonra ne yapılacağını doğru biçimde düşünmektir.

Bence bu aşamada yapılacak iş ülke mizde demokrasi ve hukuk devleti daha fazla tahribata uğramadan yaraları sarmak, Türkiye’yi normal hayata döndürmektir. Uluslararası ilişkilerimizi ve ekonomimizi de süratle normalleştirmek lazımdır. Bu hedeflere daha az demokrasiyle değil, daha çok demokrasiyle ulaşabiliriz. Ancak bu şekilde Türkiye’nin çağdaş demokrasiler arasındaki yerini almasını sağlayabiliriz.

Dünyada bunun örneklerinden biri İspanya’da yaşandı. . 1981 yılında Tejeros isimli bir subay bir grup askerle Meclisi bastı, etrafa ateş açtı. Milletvekillerini 18 saat süreyle rehin aldı. Ülkenin çeşitli yerlerindeki bazı generaller bu darbe girişimine destek verdiler. Fakat sonunda Kral, demokrasiden yana ağırlığını koydu. Darbeciler teslim oldular. Yargılandılar, ağır hapis cezalarına çarptırıldılar.

Ancak bu olayın bir başka sonucu da oldu. İspanya bu olaydan sonra hızla demokrasi yolunda ilerledi. 1982 yılındaki seçimleri kazanan Felipe Gonzales’in liderliğindeki Sosyalist İşçi Partisi İspanya’yı çağdaş Avrupa demokrasilerinin düzeyine yükseltti. NATO’ya ve AB’ye üye olmasını sağladı.

Biz de İspanya örneğinden yararlanarak demokrasi alanındaki eksiklerimizi giderip ülkemizi daha çağdaş bir hukuk devleti haline getirmeliyiz. İdam cezasını yeniden gündeme getirme yolundaki düşünceler bence Anayasamıza ve taraf olduğumuz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine uygun değildir ve Türkiye’yi Avrupa’dan büsbütün uzaklaştırmak isleyenlerin ekmeğine yağ sürebilir.

Bu vahim olaya karşı milletçe haklı ve güçlü bir tepki duyuyoruz. Ancak, şimdi duygularımızın ve öfkemizin değil aklın, sağduyunun yol göstericiliğine her zamandan daha çok ihtiyacımız var.

Cumhuriyetin değerlerine ve gerçek bir demokrasiye ulaşma hedefini benimseyen herkesin, başka konulardaki görüş ayrılıklarını bir tarafa bırakarak ülkemizin bir daha böyle bir felaketle karşılaşmaması için işbirliği yapmaları gerekiyor. Geçmişte çok daha büyük sınavlardan başarıyla çıkan Türk milleti bu sınavda da başarılı olacak güce, birikime ve iradeye sahiptir

http://www.cagdasulusalcizgi.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright@cagdasulusalcizgi.com