Anayasa değişikliğinin dış boyutu  | ÇAĞDAŞ ULUSAL ÇİZGİ
Ana Sayfa
Dolar : 3,6673 Euro : 4,3165 Bist : 106.991
Ana Sayfa >>Anayasa değişikliğinin dış boyutu 14.04.2016 23:37

Anayasa değişikliğinin dış boyutu

Onur Öymen`in Hükümetin Dış Politikası ve Yeni Anayasa Tuzağı” konulu panelde yaptığı konuşma

Eğitim-İş’in İzmir 3 No’lu Şubesinin 9 Nisan 2016 tarihinde düzenlediği “Hükümetin Dış Politikası ve Yeni Anayasa Tuzağı” konulu panelde yaptığım konuşmada özetle şunları söyledim:

Bugün dış politikamızın en önemli konularından biri Anayasa konusudur. Çünkü yabancı ülkelerin Türkiye’ye uzunca bir zamandan beri yeni bir anayasa yapması için çeştli yollardan telkinlerde bulunduğunu görüyoruz.

Aslında büyük devletler başka ülkeleri etkilemek istedikleri zaman önce Anayasalarını değiştirtmeye çalışırlar Ama kendi Anayasalarını kolay kolay değiştirmezler.

Amerikan Anayasası 227 yıldan beri değişmemiştir; Bu anayasanın maddelerinde 27 kere değişiklik yapılmıştır ama Anayasa baştan aşağıya değiştirilmemiştir. Belçika Anayasası, 1831’den beri değişmemiştir. Ama büyük devletler kendileri açısından gerekli gördükleri zaman başka ülkelerin anayasalarını değiştirmek için özel bir çaba harcarlar.

Örneğin 2. Dünya Savaşı bittikten sonra Amerika’nın ilk yaptığı işlerden biri Japonya’ya yeni bir anayasa kabul ettirmek olmuştur. Bugün de yürürlükte olan Japon anayasası işgal kuvvetlerinin komutanı General Mc Arthur’un hukukçu subayları tarafından hazırlanmıştır.

Alman anayasası da benzeri bir şekilde kaleme alınmıştır. Önce 1946 yılında, gene Amerikalı hukukçuların yönetiminde Bavyera bölgesi için bir temel yasa hazırlanıyor. Daha sonra 1948 yılında, galip devletler Londra’da Alman Anayasası’nın esaslarını saptıyorlar. Bu işle görevlendirilen komisyonlarda Almanlar yok. Anayasayı hazırlayıp Başbakan Adenauer’e götürüyorlar. Adenauer “Bu bir felaket, biz böyle bir metni kabul edemeyiz.” diyor. Ancak, baskılar karşısında Londra’da hazırlanan Anayasayı küçük değişiklerle kabul etmek zorunda kalıyor Bugün yürürlükte olan Alman Anayasası, esasları Londra’da hazırlanan bu anayasadır.

Bu iki devlet savaş kaybetmiş. Savaş kaybeden devletlere, güçlü devletler diz çöktürüp, ülkelerini nasıl yöneteceklerini, ilkelerinin ne olacağını belirleyen anayasalar hazırlatmışar. Peki şimdi Türkiye savaş mı kaybetti? Niye bize yabancılar sürekli bir yeni anayasa yapmamız için dayatıyorlar?

 “Türkiye’ye yeni Anayasa gereklidir”, “Yeni anayasa yapılmalıdır ” sözleri yıllardan beri Amerikan düşünce kuruluşlarının raporlarında tekrarlanıyor. Üstelik raporlarında bir de yeni anayasada Türk kelimesi geçmesin diyorlar

Amerikan Anayasası bu kadar yıl değişmedi de, niye Türk Anayasası değişsin, bunu soran yok. Amerikan Anayasası kabul edildiğinde, Amerika’da hala kölelik düzeni vardı. Ondan sonra ne gelişmeler olmuş? Kölelik kalkmış iç savaş olmuş, iki dünya savaşı olmuş, Amerika’da çok şey değişmiş, eyaletlerin sayısı artmış... Bunların hiçbiri bir anayasa değişikliği için yeterli sebep sayılmamış.

Peki şimdi neden Türkiye’de yepyeni bir anayasa istiyorlar? Açık konuşalım, yabancılar Atatürk Cumhuriyeti’nden, Kemalizm’den rahatsızlar. Niye? Çünkü Kemalizmin özünde, dış politikanın tam bağımsızlık esasına göre yürütülmesi var. Yabancıların tahammül edemediği bu. Çünkü istiyorlar ki stratejik açıdan hassas bölgelerde bulunan devletler, onlar ne istiyorsa onu yapsın, kendi menfaati farklı yönde de olsa, büyük devletler ne diyorsa onu yapsın. Ama Atatürk Türkiye’si buna uygun değil. Atatürk’ün ilkeleri buna uygun değil.

Cumhuriyet döneminde görüyoruz, Türkiye daima kendi çıkarları neyi gerektiriyorsa, onu yapmış. Hatay’da Fransa’ya boyun eğimiş mi? Daha sonraki yıllarda Ecevit, dış baskılara boyun eğerek Kıbrıs’a çıkartma yapmaktan vazgeçti mi, geçmedi. Kardak’a çıkartma yapmaktan vazgeçtik mi, geçmedik. İşte bu yabancılaı rahatsız ediyor. En sonunda 1 Mart tezkeresinde Amerika’nın Türkiye üzerinden Irak’a bir cephe açma girişimine Hükümet razı oldu TBMM izin vermedi. Amerikan tarihinde böyle bir örnek yok.Türkiye’de en kötü dönemlerde bile milli çıkarları koruma refleksi var.

Şimdi Türkiye’nin yapısını, dokusunu değiştirmek istiyorlar. Bunun çaresi Anayasayı değiştirmek. Anayasayı, yani devletin yapısını, değiştirmek. Sanki Türkiye savaş kaybetti, bize dışardan anayasa değişikliği dayatıyorlar. İşin özü bu. 

Hiç kimse Türkiye’de mantıki bir şekilde, niçin bizim yeni bir anayasaya ihtiyaç duyduğumuzu söyleyemiyor. Çünkü bazı maddelerin değiştirilmesine ihtiyaç olsa da topyekun bir anayasa değişikliğine ihtiyaç yok.

Ayrıca bu hukuken de mümkün değil. Anayasamızda bir hüküm var, diyor ki hiç kimse Anayasadan almadığı bir yetkiyi kullanamaz. Peki Anayasa size, mevcut anayasayı ortadan kaldırıp yepyeni bir anayasa yapma yetkisi veriyor mu, vermiyor. 175. maddede verilen yetki, madde değişikliği yetkisidir. Bu yetkiyi de Türkiye defalarca kullandı.

1982 Anayasası, darbe döneminde hazırlanmıştır ama kaç defa değiştirildi? Sadece AKP hükümeti zamanında 45 kere anayasa değişikliğii yapıldı. Sadece 2010 yılında 25 madde değiştirildi. 1987’den beri yapılan anayasa değişiklikleri 1980 darbesinin izlerini sildi.

Özetle size yapılan baskılara, haksızlıklara karşı mücadele edeceksiniz. Atatürk’ün başarısının özünde Türkiye’ye yapılan haksızlıklara karşı direnmesi ve mücadele etmesi yatıyor. Atatürkçülükten uzaklaştığımız her gün, biz bu mücadele azmizimizi, ruhumuzu kaybediyoruz. Onun için bu mücadele azmimizi yeniden kazanmamız lazım. Ne yapmalıyız sorusunun cevabı: Atatürk’ün ilkelerine ve Cumhuriyetin fabrika ayarlarına dönmemiz lazım.

http://www.cagdasulusalcizgi.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright@cagdasulusalcizgi.com