Büyük Atatürk`ü, saygı, şükran ve özlemle anıyoruz. | ÇAĞDAŞ ULUSAL ÇİZGİ
Ana Sayfa
Dolar : 3,5213 Euro : 4,1440 Bist : 107.202
Ana Sayfa >>Büyük Atatürk`ü, saygı, şükran ve özlemle anıyoruz. 11.11.2015 22:22

Büyük Atatürk`ü, saygı, şükran ve özlemle anıyoruz.

Aramızdan ayrılışının 77. yıldönümünde Büyük Atatürk`ü, saygı, şükran ve özlemle anıyoruz.

Atatürk, otoriter ve din ağırlıklı bir İmparatorluğun küllerinden çağdaş, laik ve demokratik bir cumhuriyet yarattı. O zamandan beri halkı Müslüman olan ülkeler arasında Atatürk`ün kurduğu Cumhuriyetin niteliklerini taşıyan başka devlet çıkmamıştır.

Atatürk Cumhuriyetinin bazı özellikleri bugün yurt içinde ve dışında rahatsızlıkn yaratıyor. Türkiye`yi bir din devletine dönüştürmek isteyenler laiklik ilkesinden sıkıntı duyuyor ve onu esas olarak din ve devet işlerinin birbirinden ayrılması şeklinde tarif edilen niteliğinden çıkartıp sadece din özgürlüğü biçiminde göstermeye çalışıyorlar.

Yurt içinde Atatürk`ün millet anlayışından, ulus devlet düşüncesine sahip çıkmasından da rahatsızlık duyanlar var. Oysa Cumhuriyetimizin temelinde, hangi dinden, mezhepten, etnik kökenden olurlarsa olsunlar bütün Türk vatanadaşlarının Türk milletinin bir parçası olduğu anlayışı var. `Ne mutlu Türküm diyene` sözü bu anlayıştan kaynaklanıyor.

Atatürk parlamenter demokrasiyi benimseyen bir siyasi görüşü savunuyor ve başkanlık rejimine karşı çıkıyordu. Türkiye`ye başkanlık rejimi getirmeyi arzuladığı yolundaki bazı yorumlara şiddetle tepki göstermiş ve "Ben Amerikanvari Başkanlık sistemini savunacak adam mıyım?" demişti.

Son zamanlarda yurt dılşında da Atatürk`ün tam bağımsızlık ilkesinden rahatsızlık duyanlar var. Onlar Türkiye`yi kendi istedikleri doğrultuda hareket etmeye zorlamak isteyenlerdir. Oysa tam bağımsızlık ilkesi Türkiye`nin` kendi kararlarını kendisinin vermesi, başka ülkelerin telkin ve tavsiyelerine göre hareket etmemesi anlamına geliyor.

Atatürk`ü bir diktatör gibi takdim etmek isteyenler var. Oysa yabancı devlet adamları Atatürk`ün milli iradeye dayalı demokratik bir cumhuriyetin temellerini attığını zamanında görmüşlerdi. Örneğin Fransa`nın eski Başbakanlarından Edouard Herriot, Tekin Alp`in Kemalizm kitaba yazdığı önsözde Atatürk`ten `demokrasi şampiyonu` olarak söz ediyordu.

Atatürk döneminden eleştirisel yazılar yazan Zekeriya Sertel ölümünden sonra onun hakkında şunları söylüyordu:
"Atatürk, bizim istediğimiz kadar değilse de yine de günün koşullarının elverdiği ölçüde hür bir rejim kurdu. Biz eleştirilerimizi özgürce yapabildik. Nazım en devrimci şiirlerini onun döneminde yazdı... Büyük adamlar ancak ölümlerinden sonra anlaşılır. ..Bugün memlekette ilerici kuvvetler Atatürk ilkelerine dayanarak savaşabiliyorlar. Atatürk dün de büyüktü, bugün de büyüktür yarın da büyük kalacaktır. Biz uğrunda savaştığımız özgürlük ve demokrasiye ancak onun açtığı yoldan ulaşabiliriz."

Nazım Hikmet Kuvayı Milliye Destanında Atatürk`ü şu mısralarla anlatıyor:

Dağlarda tek
tek
ateşler yanıyordu
Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki
şayak kalpaklı adam
nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden
güzel, rahat günlere inanıyordu
ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında
birdenbire beş adım sağında onu gördü.
Paşalar onun arkasındaydılar.
O, saati sordu.
Paşalar: "Uc" dediler,
Sarisin bir kurda benziyordu.
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurumun basına kadar,
eğildi, durdu.
Bıraksalar
İnce, uzun bacakları üstünde yaylanarak
ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
Kocatepe`den Afyon ovasına atlayacaktı.

http://www.cagdasulusalcizgi.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright@cagdasulusalcizgi.com