Onur Öymen`den Cumhurbaşkanı Erdoğan`ın ABD ziyareti öncesi uyarılar | ÇAĞDAŞ ULUSAL ÇİZGİ
Ana Sayfa
Dolar : 3,8897 Euro : 4,5816 Bist : $16.596
Ana Sayfa >>Onur Öymen`den Cumhurbaşkanı Erdoğan`ın ABD ziyareti öncesi uyarılar 12.05.2017 17:00

Onur Öymen`den Cumhurbaşkanı Erdoğan`ın ABD ziyareti öncesi uyarılar

Onur Öymen Cumhurbaşkanı`nın ABD`ye yaptığı ziyaret öncesinde çeşitli yayın organlarına yaptığı açıklamalarda, "Trump`ın PYD`ye askeri yardım kararına tepki verilmesi ve Cumhurbaşkanının ABD`ye yapacağı ziyaretin ertelenmesi" uyarısında bulundu .

Başkan Trump`ın, Cumhurbaşkanı Erdoğan`ın ABD`ye yapacağı resmi ziyartin hemen öncesinde Suriye`deki PYD terör örgütüne ağır silahlar verilmesi kararını imzalaması Türk-Amerikan ilişkilerinde ciddi bir kırılma noktası oluşturdu.

PYD`nin terör örgütü PKK ile yakın ilişkiler içinde olduğu ve işbirliği yaptığı artık hiç kimse tarafından inkar edilemeyecek bir gerçek olduğu için Trump`un kararı, her ne kadar aksi iddia edilse de PKK`ya da bir destek olarak değerlendirilecektir.

Nitekim, ABD`nin eski Ankara Büyükelçiliği yapan, daha sonra da Savunma Bakan Yardımcılığına getirilen Eric Edelman`ın 2015 yılında New York Times`a yazdığı bir makalede PKK`nın PYD`ye yaptığı yardımdan ve sağladığı lojistik destekten söz etmesi, bu iki örgüt arasındaki yakın işbirliğinin kanıtlarından birini oluşturuyor.

Kaldı ki, insan hakları konusunda Türkiye`ye ve başka ülkelere yönelik eleştirilerde referans kaynağı olarak gösterilen Uluslararası Af Örgütü, bölgeye gönderdiği temsilcilerin incelemelerinden sonra 2015 yılının ekim ayında "Gidecek Başka Yerimiz Yok" başlığıyla yayınlanan ve resimlerle de belgelenen raporunda işgal ettiği köylerdeki hemen hemen bütün evleri yıkarak o köylerde oturanların evlerine dönmelerini olanaksız kıldığı için PYD`yi savaş suçlusu ilan etmişti.

Rusya`nın da PYD`ye askeri destek sağladığı, Afrin gibi PYD`nin denetimindeki kantona Rus bayrağı diktiği basında yer alan haberlerden anlaşılıyor. Rusya`nın Moskova`da ofis açmasına izin verdiği PYD bu ofisin baş köşesine Öcalan`ın resmini asarak onu kendi örgütlerinin de lideri gibi gördüğünü ortaya koymuştu.

ABD`nin Rusya`yla işbirliği yaparak NATO müttefiki bir ülkenin güvenlik çıkarlarına zarar verici bir tutum içine girdiğinin son örneğini bu PYD`ye yapılan silah yardımı oluşturuyor.

Bu işbirliğinin ilk örneğinin 1956 yılında Süveyş`i işgal eden İngiltere, Fransa ve İsrail`in geri çekilmesi için ABD ve Sovyetler Birliğinin birlikte sarfettiği çabalar oluşturmuştu.

İkinci örnek Küba Krizi sırasında Washington`da Başkan Kennedy`nin kardeşi Robert Kennedy ile Sovyetler Birliği Büyükelçisi Dobrynin arasında yapılan gizli görüşmeler sonucunda Küba`ya Sovyet füzeleri yerleştirilmemesi karşılığında ABD`nin Türkiye haber dahi vermeden Jüpiter füzelerini ülkemizden çekmesi oldu.

Son örneği de işte bu PYD`ye yardım konusunda ABD ve Rusya`nın aynı safta yer alarak Türlkiye`nin savunma çıkarlarına zarar vermesi oluşturuyor.

Cumhurbaşkanının Washington ziyaretinden beklenen en önemli sonuç, ABD`nin PYD`yi desteklemekten vaz geçirilmesi ve Gülen`in iadesiydi.

Bence işin doğrusu bu iki konuda iki ülke arasında mutabakat sağlanabileceğinin diplomatik ön temaslar sırasında anlaşılmasından sonra Cumhurbaşkanının Washington ziyaretinin tarihinin tespit edilmesi olurdu. Öyle anlaşılıyor ki, Genelkurmay Başkanının ve MIT müsteşarının Washinton`da bu konudaki temaslarından da bir sonuç alınamamış ve Amerika ikili termasların sürdürülmesine bile açık kapı bırakmadan PYD`ye askeri yardım kararını açıklamıştır.

Bu kararı Türkiye`nin içine sindirmesi mümkün değildir. Trump`ın kararını gözden geçireceği beklentisinin gerçekleşme şansı hiç yok denecek kadar azdır. FETÖ konusunda da olumlu bir cevap alacağımızın işaretleri yoktur.

Böyle bir durumda yapılması en uygun olacak tavır Cumhurbaşkanının Washington ziyaretinin ertelenmesi olurdu.

1975 yılında Amerikan Kongresinin Türkiye`nin Kıbrıs`a müdahalesi üzerine Türkiye`ye askeri ambargo kararı almasına tepki olarak Demirel Hükümeti Amerikan askerlerinin ülkemizdeki üslerden yararlanmasını yasaklamıştı. Bunun sonucunda ABD Sovyetler Birliği hakkında sağladığı istihbaratın %60`ını kaybetmişti. Türk hükümetleri bu tutumlarından geriş adım atmamışlar ve ambargo baskısına rağmen Kıbrıs`ta tek taraflı taviz vermeye yanaşmamışlardı.

Şimdi, bu örnekleri de hatırlayarak Türk milletinin ulusal meselelerde ne kadar duyarlı olduğunu, ülkenin çıkarlarının ve gururunun zedelenmesine karşı nasıl tepki gösterebileceğini ortaya koymanın zamanıdır.



EDAM | Centre for Economics and Foreign Policy Studies - org.tr


Onur Öymen`in  Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Washington’da Başkan Trump’la yaptığı görüşmeden önce BBC World’ün yaptığı açıklamanın özeti :


• Bunun zor bir görüşme olacağı anlaşılıyor. Başkan Trump’ın birkaç gün önce PYD’ye ağır silahlar verme yolunda aldığı kararı gözden geçirmemesi halinde görüşmenin başarıyla sonuçlanmasını beklememek lazımdır.

• PYD’nin PKK ile ilişkileri konusunda artık hiçbir tereddüt kalmamıştır. Amerika’nın eski Şam Büyükelçisi Robert Ford’un The Atlantic Dergisine yazdığı makalede PKK ile PYD arasındaki bağlar somut delilleriyle açıklanıyor.

• PYD’nin, ABD tarafından terör örgütü olarak kabul edilen Kürdistan Halk Kongresinin (Kongra-Gel) kurduğu Kürdistan Topluluklar Birliğinin (KCK) de üyesi olduğunu da unutmamak lazımdır.

• Uluslararası Af Örgütü, 2015 yılında yayınladığı bir raporda PYD’yi işgal ettiği köylerdeki evleri yıkarak orada yaşayanların bir daha evlerine dönmelerine engellediği için savaş suçlusu ilan etmişti.

• Amerika’nın, Rakka’nın IŞİD’den kurtarılması için NATO müttefiki olan Türkiye’nin işbirliği önerisini reddederek bir terör örgütüyle birlikte hareket etme kararı NATO dayanışması açısından çok düşündürücüdür.

• Trump’ın kararında ısrar etmesi halinde Türk hükümetinin buna nasıl karşılık vereceğini şimdiden söylemek mümkün değildir. Ancak, size şunu hatırlatmak isterim ki, Türkiye’nin Kıbrıs’a müdahalesinden sonra Amerikan Kongresinin 1975 yılında ülkemize karşı uyguladığı askeri ambargo üzerine o zamanki Türk hükümeti Amerikan askerlerinin Türkiye’deki üslerden yararlanmasını yasaklamıştı. Amerika bunun sonucunda Sovyetler Birliği’nin askeri faaliyetleri hakkında elde ettiği istihbaratın %60’ından mahrum kalmıştı.

• İki liderin bugünkü görüşmesinde bir mutabakat sağlanamadığı takdirde, bunun Türk-Amerikan ilişkileri üzerinde olumsuz etkiler yapması kaçınılmaz olacaktır.


YAZARIN DİĞER YAZILARI

http://www.cagdasulusalcizgi.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright@cagdasulusalcizgi.com