KOD ADI 1128 | ÇAĞDAŞ ULUSAL ÇİZGİ
Ana Sayfa
Dolar : 3,6486 Euro : 4,3048 Bist : 106.474
Ana Sayfa >>KOD ADI 1128 20.01.2016 22:24

KOD ADI 1128

Suay Karaman Yazdı..

KOD ADI 1128                                

“Bu suça ortak olmayacağız” başlığıyla 1128 akademisyen bildiri yayınladı ve açıkça PKK terör örgütüne destek verdi. PKK terör örgütünün KJK adı verilen silahlı kadın kolları da, “akademisyenlerin duruşu sahiplenilmeli” diyerek, bildiriyi imzalayan akademisyenlere destek çağrısı yaptı. 1128 akademisyenin düşüncelerine katılmasanız bile, düşünce özgürlüğünden yana olmak gerekir. Düşüncelerini açıklamalarından dolayı hiçkimsenin yargısız infaz yapılarak, göz altına alınması ve cezalandırılması doğru değildir. Bunun da karşısında olmak gerekir. Ancak; düşüncelerimi açıklıyorum diyerek yasaları hiçe saymak, suçlu ile masumu aynı kefeye koymak ya da suçluyu masum, masumu suçlu ilan etmenin vicdanları yaraladığını da bilmek zorundayız.

 

Bugün ülkemizin bazı bölgelerinde yaşanan savaş değil, terörle mücadeledir. PKK terör örgütüne karşı yürütülen mücadele, aslında haklı bir vatan savunmasıdır. Çünkü dış güçlerin desteğindeki PKK terör örgütünün amacı, ülkemizi bölmek ve parçalamaktır. 32 yıldır ülkemizde yaşanan terörü görmeden, gerçekleri bilmeden sözde ‘barış’ çağrıları yapmak, “bu suça ortak olmayacağız” demek, emperyalizmin kucağında devrimcilik ve sosyalistlik yapmanın bir bedelidir.

 

Bugün barış sözcüğü, PKK terör örgütüne destek olmak anlamında kullanılarak, kirletilmektedir. Terörle mücadele, kararlılıkla yapılır ve terör örgütü çökertilir. Bugün ülkemizde yaşananlar savaş değil ki, sürekli barış çağrıları yapılıyor. PKK terör örgütünün ağır silahlarını, hendeklerini, bombalı tuzaklarını, hastane ve kütüphane başta olmak üzere her yeri ateşe vermelerini, ambulansları yakmalarını ve diğer kanlı eylemlerini görmeyenlerin ya da destek olanların yaptıkları barış çağrıları sahtedir, aldatmacadır, emperyalizmin oyunudur.

 

Türk Tabipleri Birliği, Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği, DİSK, KESK gibi kitle örgütleri, PKK terör örgütü sanki hiç yokmuş da güvenlik güçleri durduk yere Güneydoğu’da masum Kürt halkını katlediyormuş izleniminde bildiriler yayınlayarak, sözde ‘barış eylemleri’ düzenlediler. Bu eylemlerden istediklerini bulamayınca devreye kod adı 1128 olan akademisyenlerin bildirisi sokuldu. Bunların hepsinin ardında emperyalist güçlerin bulunduğunu artık Türk halkı öğrenmiştir. Bu bildirinin ardından ABD büyükelçisinin açıklama yapması ve bazı AB ülkelerinin bildiriye destek vermesi durumu açığa çıkartmaktadır. Elbette bu emperyalist oyunların da sona erdirileceğine kuşku yoktur.

 

1128 akademisyenin bu bildirisine karşı çıkmak, AKP ile aynı yerde durmak anlamına da gelmemektedir. Bu bildiriye imza verenlerin birçoğu AKP ile HDP’nin destek verdiği 12 Eylül 2010 tarihindeki halk oylamasında ‘yetmez ama evet” demişlerdi. Bu bildiriye imza verenlerin birçoğu açılım adı verilen emperyalist projeye destek verip, Habur şovuna, çadır mahkemelerine ve terör örgütüyle görüşülmesine de sahip çıkmışlardı. Bu bildiriye imza verenlerden bazıları AKP’nin isteğiyle devletin üst düzey kademelerinde görev yapmış, sözde Ermeni soykırımının tanınması için yarış başlatmışlardı. Bu bildiriye imza verenler, zamanında AKP ile aynı yerde durduklarını unutmuşlardır. Aynı şekilde bu imzacıları savcılara ihbar eden de, geçmişte birlikte yaptıklarını unutmuş görünmektedir. Bu bildiriye imza verenler Ergenekon, Balyoz gibi sahteliği kanıtlanan davalarda, sonuna kadar gidilsin diye eylem ve söylemde bulunurlarken, emperyalist destekçileri de aynı söylemlerdeydiler.

 

Bu bildiriye imza verenler, Diyarbakır’da, Çınar İlçe Emniyet Müdürlüğü ve yanındaki lojmanlara bir ton bomba yüklü araç ile saldıran PKK terör örgütü hakkında ne düşünmektedirler? PKK terör örgütü, içinde sivil vatandaşların bulunduğu lojmanları 45 dakika boyunca, roketatar ve uzun namlulu silahlarla tarayarak, 5 aylık, 1, 4 ve 5 yaşındaki çocukları öldürürken devletin sessiz kalmasını mı bekliyorlardı? Emperyalizmin kucağında devrimcilik ve sosyalistlik yapanların gözleri kördür; efendileri neyi görmesini isterlerse onu görürler ve sonra da faşist dedikleri devletten maaş almaya devam ederek, “bu suça ortak olmayacağız” söyleminde bulunurlar. “Bu suça ortak olmayacağız” derken, ülkemizin bölünmesine ortak olduklarının farkına varamayan akademisyenlerin, Güneydoğu Anadolu bölgemizdeki feodalizmi görmek istememeleri, Şeyh Sait ve Seyid Rıza gibi eşkıyalara söz söylememeleri bilimsel etiğin neresindedir?

 

Şu anda vatandaşlara şiddeti devlet değil, özerklik isteyen ve devlete meydan okuyan PKK terör örgütü uygulamaktadır. AKP iktidarının yanlış ve bilinçsiz politikaları, ülkemizi bugün yaşanan acı duruma getirmiştir. Ancak ne olursa olsun, kodu 705 de olsa, 1128 de olsa kim hangi bildiriyi imzalarsa imzalasın, en son imzayı Türk Milleti atar. Bu vatan içi boş sözlerle ve kof imzalarla değil, ülkesine, devletine ve milletine içtenlikle bağlı, “söz konusu vatansa, gerisi teferruattır” diyen yurtsever ve çalışkan insanlarla gelişecektir, kalkınacaktır...

 

İlk Kurşun Gazetesi, 18 Ocak 2016.

-----------------------------

"Bu suça ortak olmayacağız" adlı 5 Ocak 2016 tarihindeki bildiri için sayın Tahsin Yeşildere`ye yazdığım mektup:


Sayın  Prof. Dr. Tahsin Yeşildere,

Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı,

7 Haziran 2015 Genel Seçimleri HDP İstanbul 2. Bölge Milletvekili Adayı

 

5 Ocak 2016 tarihli sözde `barış` metninizi okudum. Olaylara hep yanlış açıdan bakıyorsunuz ve ulusalcılık yerine Kürt milliyetçiliğini yeğliyorsunuz. İmza metniniz, giriş paragrafından başlayarak gerçeklerle örtüşmemektedir.

​​

"Türkiye Cumhuriyeti devleti; vatandaşlarını Sur’da, Silvan’da, Nusaybin’de, Cizre’de, Silopi’de ve daha pek çok yerde haftalarca süren sokağa çıkma yasakları altında fiilen açlığa ve susuzluğa mahkûm etmekte, yerleşim yerlerine ancak bir savaşta kullanılacak ağır silahlarla saldırarak, yaşam hakkı, özgürlük ve güvenlik hakkı, işkence ve kötü muamele yasağı başta olmak üzere anayasa ve taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ile koruma altına alınmış olan hemen tüm hak ve özgürlükleri ihlal etmektedir."

 

Bu bölgelerde PKK terör örgütünün yaptıklarını görmek istemiyorsunuz. Hendekler kazıp, bombalı tuzaklar kuran, karayollarına bomba döşeyen, ağır silahlar kullanan, hastane ve kütüphane başta olmak üzere her yeri ateşe veren, ambulanslara ateş eden PKK terör örgütü ve destekçileri size hoş gelebilir. Ülkemizi iç savaş ortamına sokmak isteyen bu terör eylemleri size sevimli gelebilir. Gerek haince güvenlik kuvvetlerini öldüren ve gerekse hunharca çocuk, yaşlı demeden sivil halkı öldüren PKK teröristleri sizin için vaz geçilmez olabilir. Ancak artık gözlerinizi açmanın zamanı geldi. Bu tip eylemler şimdi İstanbul`da bile yapılmaktadır. Şu anda vatandaşlara şiddeti devlet değil, PKK terör örgütü uygulamaktadır. AKP iktidarının yanlış ve bilinçsiz politikaları, ülkemizi bugünkü acı duruma getirmiştir. 

 

Silah bırakmayan teröristlerle şimdiye kadar hangi devlet müzakere yapmıştır? Özerklik isteklerine ve devlete meydan okuyanlara karşı, Türk milletinin sessiz kalması mıdır sizin arzunuz? Faşist dediğiniz devletten maaş almaya devam edip, emperyalizmin kucağında devrimcilik yapanları, Türk halkı iyi tanımaktadır. TTB, TMMOB, KESK, DİSK gibi örgütlerle birlikte, ülkemizin bölünmesi için büyük emek harcayanları Türk halkı affetmeyecektir. 

 

Bu  örgütleri ve sizin imza metninizi imzalayanları ortak paydada buluşturan, ülkemizin en önemli sorunlarından birisi olan etnik ayrılıkçı terördür. Bir çok konuda iktidara karşı görünen bu örgütler, konu etnik ayrılıkçılık olunca hemen her zeminde, her eylemde bir araya gelebilmektedir. Amaçları ülkemizin bölünmesi, parçalanması,  Kemalist ilke ve devrimlerden intikam almak olan bu örgütlere anımsatmak isterim: Başaramayacaklar.

 

Yetmez ama evetçi zihniyetin sahte sol görünüp, kimlere destek olduğu bilinmektedir. İşte bu yetmez ama evetçi zihniyet, neden Güneydoğu Anadolu bölgemizdeki feodalizmle hiç ilgilenmemektedir? Neden Şeyh Sait, Seyid Rıza gibi eşkıyalara söz söyleyememektedir? Ülkemizin sorunlarına emperyalizmin gözünden bakılınca, yürütülen siyasetin de şaşı olduğu görülmektedir. Tam bağımsızlığı ve ulusallığı içlerine sindiremeyenler, emperyalizmin maşası olmaya devam edeceklerdir.

 

"Bu ülkenin akademisyen ve araştırmacıları olarak bu suça ortak olmayacağız" derken, ülkemizin bölünmesine ortak olduğunuzun farkında mısınız? Ben Kemalist ve devrimci bir akademisyen olarak, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak sizlerin sahte barış metinlerinize alet olmayacağımı bildiririm.


Suay Karaman

 

İlk Kurşun Gazetesi, 6 Ocak 2016.

http://www.ilk-kursun.com/haber/247894/suay-karamandan-hdpli-profesorun-sahte-baris-maskesini-indiren-mektup/

http://www.cagdasulusalcizgi.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright@cagdasulusalcizgi.com