Çınarı yıkmak için baltayı köküne vurdular | ÇAĞDAŞ ULUSAL ÇİZGİ
Ana Sayfa
Dolar : 3,5169 Euro : 4,1381 Bist : 107.202
Ana Sayfa >>Çınarı yıkmak için baltayı köküne vurdular 11.11.2014 09:31

Çınarı yıkmak için baltayı köküne vurdular

Yaşadığımız çevresel nitelikteki tüm sıkıntıların ana nedenlerinden biri de ormanlarımızın katledilmesidir.


Ormanlarımız, havanın tozlarını süzerek hava kirliliğini azaltır (doğal filtre görevi görür). Karbondioksidi alarak oksijen verir. Kara bitkilerinin havadan aldığı tek besin maddesidir karbondioksit. Bitki yapısının % 40`ını havanın içindeki karbondioksit oluşturur. Ağaç ve ormanlar oksijenimizin 2/3`sini üretir (yani oksijen fabrikasıdır). Çam ormanlarının oksijen üretimi yılda hektar başına 30 ton, yapraklı ormanların oksijen üretimi 16 ton, tarım bitkilerinin oksijen üretimi 3-10 tondur.
Değerli okurlarım, havamızın, suyumuzun ve toprağımızı kirlenmesini istemiyorsak yeşile önem vermemiz ve ormanlarımızı korumamız, çoğaltmamız gerekir.

Oysa ülkeyi yönetenler ne yapıyor?

Yol yapımı için ODTÜ yerleşkesinde on bin ağaç kesildi.
Bin odalı Ak Saray için Atatürk Orman Çiftliği içinde üç bin ağaç yok edildi.
Termik santral yapımı için Manisa`nın Soma ilçesinin Yırca köyünde altı bin ağaç katledildi.
Sondajla altın madeni aramak için Kaz dağlarında, HES yapımı için Karadeniz`de, sözde turizm için deniz kenarlarında, özel villalar için `özel` yerlerde binlerce ağaç kesildi. Ağaç katliamları on iki yıldır iktidarda bulunan AKP zihniyetinin simgesi haline geldi...
Doğayı seyrekleştirme ve ayrıştırma siyaseti toplumsal yaşama da sirayet etti. AKP iktidarında hem doğamız hem de toplumsal yaşamımız seyrekleştirildi. Ayrıştırıldı.
Bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine yaşamamızı engellediler.
Hayallerimizi, özgürlümüzü, kardeşliğimizi, geleceğimizi, umudumuzu, emeğimizi, alın terimizi, ekmeğimizi, suyumuzu, havamızı, Mustafa Kemal Atatürk`ün Türk Milletine bıraktığı AOÇ mirasımızı, Cumhuriyetimizin tüm yapıtlarını, emanetlerini çaldılar, sattılar...

Bizi bizden; cumhuriyeti bizden çalmak istediler..
.
Her sökülen üç koca çınarın yerine bir oda yaptılar. 1000 oda oluşturdular. Simgelerini kazıdılar sarayın adına...
Yeşilin tüm tonlarını feda ettiler HES için Karadeniz`de...
6000 zeytin ağacına kıydılar termik santral için Yırca Köyü`nde...
Altın için ekolojik dengeyi, ekosistemi, yaban hayatını, bitki ve ağaç türlerinden oluşan eşsiz hazineyi ve o hazineden geçimini sağlayan köylüleri yok etmeye çalıştılar Kaz Dağlarında...
...
***
Değerli okurlarım, Nazım, dizelerinde adeta bugünü anlatıyor!
`Çınarı yıkmak için/ baltayı köküne vururlar./ Evi yıkmak için/ sokarlar kundağı temele./ Kartal uçmaz olur/ kanadı kırılınca./ Düşünebilir miyiz/ başımız vurulunca?/ Onlar köküdür memleketin, dallara yürüyen su/ bu kökte saklıdır. Onlar umudun temeli,/ onlar kanadı hürriyetin,/ halkın aklıdır./ Kaç kere kaç yerde baltalandı kök/ yürümez oldu su/ dallar kurudu./ Kırıldı kanat/ öldürdüler aklı;/ Ve sonra yolladılar insanları salhaneye./ Çünkü böyledir/ asrımızın gerçeklerinden biri`
Memleketin düşünce köklerini baltalayanlarla, doğayı katledenler aynıdır. Aynı sığlıktadır.

* * *

Ne yapmalıyız?

Ülkemizde ve kentimizde bu olumsuz durumları yaşamamak için havamızı, toprağımızı ve suyumuzu kirleten nedenleri ortadan kaldırma iradesini gösterirken, bir taraftan da ağaçlandırma ve ormanlaştırma çabalarımızı sürdürmeliyiz. Oksijen üreten fabrikalarımız olan ormanlarımızı yok ederek değil hızla çoğaltarak, geleceğimiz olan çocuklarımıza en büyük emaneti bırakmalıyız inadına. Zehirli varillerle, asbestli gemilerle, altından siyanürlerle, orman arazilerinin önce `vasıfsızlaştırılıp` sonra satılmasıyla, `lüks villalı` orman talanlarıyla, `insan-insan çelişkisi` üzerinden `insan-doğa çelişkisini` şuursuzca büyütenlere bir ders vermeliyiz. Toplumsal değişmenin yönünü `insanlığa` çevirmeliyiz. Yozlaşma ve talanların hesabını `insan` adına olduğu gibi, `doğa` adına da sandıkta bir bir sormalıyız.

***

`Yeşil görmeyen gözler, renk zevkinden mahrumdur. Çevrenizi öyle ağaçlandırınız ki, kör bir insan bile yeşillikler arasında olduğunu fark etsin.`
`Uygarlığın temelinde var olanların arasında ağaç, çiçek ve yeşillik bulunmaktadır. Bunlar olmadan uygarlığın korunması mümkün değildir. Yeşillikle her şey tamamlanır; gözle görünür bir rahatlama, elle tutulur bir gelişme içine girilir.`

Mustafa Kemal Atatürk söylüyor bu sözleri...                                                                                  
                                                                                        
***

Her tarafı yemyeşil ormanlarla kaplı olan Türkiye Cumhuriyeti`nde birlik, beraberlik, umut ve güven içinde; bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine yaşamak ümidiyle...                                                          

http://www.cagdasulusalcizgi.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright@cagdasulusalcizgi.com