İslam İşbirliği Teşkilatı Zirvesi ve devletlerin egemenliği | ÇAĞDAŞ ULUSAL ÇİZGİ
Ana Sayfa
Dolar : 3,5169 Euro : 4,1381 Bist : 107.202
Ana Sayfa >>İslam İşbirliği Teşkilatı Zirvesi ve devletlerin egemenliği 18.04.2016 00:00

İslam İşbirliği Teşkilatı Zirvesi ve devletlerin egemenliği

Zafer Yapıcı`nın yeni yazısı..

Geçtiğimiz günlerde İstanbul`da İslam İşbirliği Teşkilatı`nın 13. zirvesi gerçekleştirildi. Gerek zirvenin sonuç bildirisinde gerekse ev sahibi sıfatıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan`ın konuşmasında tartışma doğuran ifadeler yer aldı. Bu ifadelerin büyük bir kısmı devletlerin ülkeleri üzerindeki egemenlik yetkileri ile bağlantılıydı.
Örneğin Erdoğan, konuşmasında nüfusun çoğunluğunu Müslümanların oluşturduğu Hindistan`a bağlı Keşmir bölgesi ile ilgili şunları söyledi: "Keşmir Sorunu`nun çözümü için en doğru ve en hakkaniyetli yolun bölge halkının tercihlerine kulak verilmesi olduğuna inanıyoruz. On yıllardır devam eden bu Keşmir Sorunu`nun bu kadar uzatılmasını anlamak da mümkün değil. Halkın taleplerine; halkın bu noktadaki tercihlerine kulak verilmeyen bir Keşmir meselesi vardır."

Erdoğan`ın sözlerine Hindistan yönetiminin tepkisi gecikmedi. Hindistan hükümet yetkilileri Erdoğan`ın sözlerinin Keşmir`de self-determinasyon talebi anlamına geleceğini vurguladılar. Böyle bir talebin Birleşmiş Milletler sisteminin temel ilkeleri olan egemenlik ve toprak bütünlüğüne aykırı bir talep olduğunu ifade ettiler.
Değerli okurlarım zirve toplantısına damga vuran bir diğer egemenlik bağlamlı konu Suudi Arabistan-İran Sorunu ile ilgiliydi. Toplantının sonuç bildirgesinde, İran`ın Suudi Arabistan`daki idamlar ile ilgili ifadeleri, Suudi Arabistan`ın içişlerine açık bir müdahale olarak değerlendirildi. 

Bu değerlendirme aslında zirvede Suudi Arabistan`ın belirleyici rolünü ortaya koydu. İnsan hakları ihlalleri gibi son derece küçük düşürücü bir konuda zirve Suudi Arabistan`a destek çıktı. Oysa, bilindiği gibi, günümüz uluslararası hukukunda, insan hakları artık yalnızca devlet yargı organlarının keyfiyetine bırakılmayacak kadar önemli görülüyor. 
Zirvede egemenlik ile bağlantılı bir diğer konu, Erdoğan`ın Kosova`nın ve KKTC`nin bağımsızlığının tanınması konusunda yapmış olduğu çağrı idi. Erdoğan`ın KKTC`nin tanınması konusunda yaptığı çağrı ne kadar yerinde ise, Kosova`nın tanınması konusunda yaptığı çağrı o kadar anlamsız. Egemen bir devletten (Sırbistan) tek taraflı bağımsızlık ilanıyla kurulan bir devlet olan Kosova`nın kuruluşu oldukça tartışmalıydı. Bu nedenle Türkiye dışında ayrılıkçılık sorunu yaşayan hiçbir devlet, ayrılıkçı grupların olası bağımsızlık girişimlerinde bir emsal olarak yorumlanabilecek bu tanıma işlemini gerçekleştirmedi.
Erdoğan`ın tavrı, ileride Türkiye`nin toprak bütünlüğü aleyhine de işleyebilecek bir uluslararası örf ve adet hukukunun oluşum sürecine dolaylı yönden katkı sunmak anlamına gelmez mi sorusu akılları kurcalıyor. Bu tavrın olası sonuçlarını tartışmak konusunda hukukçularımıza büyük görev düşüyor.

Sonuçta, egemenlik önemli bir konu. İslam İşbirliği Teşkilatı`nı oluşturan devletlerin önemli bir kısmı fiilen Batı tarafından yönetiliyor. Bu liderlerin gerçek egemenliğin ne olduğunu kavrayabilmek ve o yönde ülkelerini yönetebilmek için her şeyden evvel ağırlandıkları yadigar yat Savarona`nın dümenine ilk geçen kişinin; Mustafa Kemal Atatürk`ün mücadelesinin mantığını kavrayabilmeleri gerekli...

http://www.cagdasulusalcizgi.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright@cagdasulusalcizgi.com